|
AKM'de saat 10.00'da Çankaya Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Uğur Öner tarafından verilen konferansın açılışında, Ankara Üniversitesi Öğretim görevlisi Prof. Dr. Günnur Yeşilyaprak ve Kıbrıs Türk Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği Başkanı Dr. Müge Beidoğlu konuşma yaptı.
Dernek, kutlama etkinlikleri çerçevesinde, bugün atölye çalışması yapacak ve 9 Eylül Salı akşamı da kokteyl düzenleyerek mesleklerinde 15. yılını dolduranlara plaket verecek
Yeşilyaprak: TC için model oluşturabilir
Prof. Dr. Günnur Yeşilyaprak, uzun yıllar Türkiye'deki Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği'nin başkanlığını yaptığını belirterek, KKTC'deki derneğin daha eski olduğunu ve buradaki nüfusun azlığı nedeniyle daha hızlı yol kat edildiğini belirterek, buradaki çalışmaların TC için model oluşturabileceğini söyledi.
Rehberlik hizmeti verenlerin öncelikle kendilerine yardım edebilecek birikime sahip olması gerektiğine işaret eden Yeşilyaprak, kendini geliştiremeyenlerin başkasına katkı sağlamasının söz konusu olamayacağını belirtti.
Yeşilyaprak, kişilerin kendisini eğitmesinin öngörülemez olaylardan, aşktan edindikleri tecrübelerle olduğunu, bunlardan gerekli dersi alamayan kişilerin son çare olarak danışmanlara başvurduğunu ifade etti.
Yeşilyaprak, kişilerin mutlu olmasının yolunun kendilerinden geçtiğini hatırlatarak, hayatlarıyla ilgili gerekli bilince ulaşamayan insanlara psikolojik danışmanların yardım ettiğini vurguladı.
Beidoğlu: Bilinçlenmenin zamanı geldi
Kıbrıs Türk Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği Başkanı Dr. Müge Beidoğlu ise, dernek olarak 30 yıldır birilerinin hayatında fark yaratmaya çalıştıklarını söyleyerek, "Bunu başarabildiysek ne mutlu bize" dedi.
Her yıl dernek olarak kendilerine farklı hedefler seçtiklerini belirten Beidoğlu, herkesin derneklerinden yeterince haberdar olmadığını fark ederek seslerini duyurmaya karar verdiklerini ve bu nedenle her meslekten kişileri ve tüm toplumları ilgilendiren şiddeti irdelemeye karar verdiklerini söyledi.
Beidoğlu, Kıbrıs Türk halkının şiddeti uzun yıllar en uç noktada yaşamış bir toplum olduğuna işaret ederek, bu konuda artık bilinçlenmenin zamanının geldiğini düşündüklerini belirti.
Öner: Şiddetin içeriği değişti
Çankaya Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Uğur Öner ise, "Okullarda Şiddet İçeren Davranışlar-Zorbalık" başlıklı konuşmasında, uzun yıllar okul programlarında şiddeti önlemek için geleneksel yöntemler kullanıldığına işaret ederek, günümüzde şiddetin içeriğinin değiştiğini, bu nedenle artık eski yöntemlerle şiddetin üstesinden gelinemediğini belirtti.
Şiddetin bulaşıcı bir durum olduğuna dikkati çeken Öner, küreselleşen dünyada şiddetin boyutlarından medya sayesinde tüm dünyanın etkilendiğini ifade etti.
Öner, KKTC'de okullarda yaşanan şiddetin henüz kontrol edilemez bir noktaya gelmediğine, bu nedenle de daha az zararla atlatılabilecek bir aşamada olduğuna işaret etti.
Aile yapısının değiştiğine ve çocukların geniş aile yapısından tek ebeveynli bir düzene geçtiğine dikkati çeken Öner, toplumun da bu konuda yeni tecrübe edindiğini ve çocukların yalnızlaşmadan doğan sorunlarıyla baş edebilmek için farklı yöntemler denendiğini ifade etti.
Öner, her şey gibi şiddetin tanımının da değiştiğine dikkat çekerek, kendilerinin "Kurtlar Vadisi" dizisi yayınlandığı günlerde erkek öğrencileri okullarda zapdedemediklerini söyledi.
Türk, geleneklerinin de erkek çocuklarını "aslan oğlum" erkek adam" sıfatlarıyla zorbalığa yatkın kıldığını anlatan Öner, şiddeti önlemek için bu yanlış mitleri de değiştirmek gerektiğini vurguladı.
Günümüzde patlayıcı maddelere ulaşmanın da eskisinden daha kolay olduğuna dikkati çeken Öner, okulların şiddetin en son oluşması ve güven ortamının ilk sağlanması gereken yerler olduğunu belirtti.
Öner, okullarda şiddeti engellemek için artık bireylere özdenetim kullanabilme becerisi aşılamak gerektiğine değinerek, "ödül-ceza yöntemi artık öğrencileri şiddetten uzak tutmaya yeterli değil bu nedenle öğrencilerin özdenetim yeteneklerini geliştirmek, çatışama çözme ve iletişim becerisi vermek lazım "diye konuştu. |