ELEŞTİRİLERİN DOZU KAÇTI... KAMU-SEN genel kurulunda yapılan eleştirileri yanıtlayan Başbakan Soyer, icraatlarında emeğe saygısızlık yapmadıklarını ifade ederek yapılan eleştirilerin dozunun kaçtığını ve yapıcı söylemler talep etti. Soyer, "Yürürken sakız çiğneyebilmek, bizim de başarmamız gereken bir şey" dedi
Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMU-SEN), 24. Olağan Genel Kurulu'nu dün gerçekleştirdi.
KAMU-SEN Merkez Binası'nda saat 10.00'da gerçekleştirilen genel kurul, İstiklal Marşı'nın okunması ve saygı duruşuyla başladı.
Divanın seçilmesinin ardından açılış konuşmalarını sırasıyla, KAMU-SEN Genel Başkanı Mehmet Özkardaş, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu, TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen ve UBP Genel Sekreter Yardımcısı Ersan Saner yaptı.
KAMU-SEN Genel Başkanı Mehmet Özkardaş konuşmasında, KAMU-SEN'in örgütlü ve yetkili olduğu kamu alanındaki icraatlarında ilkeli ve tutarlı bir tutum içerisinde olduğunu ve hiçbir siyasi partinin uzantısı olmadan, sadece üyelerinin ve halkın haklarını korumak için mücadele ettiğini vurguladı.
Hükümetin olumsuz buldukları icraatlarının her zaman karşısında olduklarını ve bunlarla mücadele ettiklerini ifade eden Özkardaş, bu özelliklerinden dolayı göreve geldiği günden bugüne sendikanın üye sayısının yüzde 100 arttığını söyledi.
Sendikaların, demokrasinin vazgeçilmez öğeleri olduğuna işaret eden Özkardaş, eleştirinin ve önerilerin sendikaların görevleri arasında bulunduğunu ve sendikaların hem muhalefete hem de iktidara lazım olduğunu belirtti.
Toplumun tüm kesimlerinin sendikalarla iyi ilişkiler içerisinde olması gerektiğini ifade eden Özkardaş, sendikasının, halkın ve üyelerinin menfaatine olan her konuya taraf olduğunu ve bunun için çalıştığını vurguladı.
Mehmet Özkardaş, sendika olarak kimseye diyet borçları olmadığını kaydederek, farklılıkların zenginlik olduğunu söyledi.
"İç ve dış sorunları birbirine karıştırmadık"
Sendika olarak içi sorunlarla dış sorunları birbirinden ayrı tutmaya çalıştıklarını belirten Özkardaş, "Kendi içimizde didişebiliriz, ama Kıbrıs sorunu konusunda her zaman Cumhurbaşkanı Talat'a destek olduk ve buna devam edeceğiz" dedi.
Kıbrıs konusunda Cumhurbaşkanı'yla politikalarının örtüştüğünü belirten Özkardaş, kendilerinin de iki halkın siyasi eşitliğine dayanan, iki kurucu devletten oluşan, iki egemen halktan oluşacak bir çözüm istediklerini yineledi.
İki toplumdan oluşacak tek halk değil, iki toplumdan oluşan iki halkı öngören bir anlaşmayı hedeflediklerini söyleyen Özkardaş, "Sendikacılığın özü içte mücadele hak arayışı, dışta tek yürek olabilmektir" dedi.
"AKPA'daki konuşma referandumda oylanan fikirlere uygun"
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın AKPA'da yaptığı konuşmanın çok eleştirildiğine değinen Özkardaş, Talat'ın konuşmasının referandumda yüzde 65 oy alan anlaşmadaki her şeye uygun olduğunu belirtti.
İçte yaşanan sorunların, dış politikalara yansıtılmaması gerektiğinin altını çizen Mehmet Özkardaş, hükümetin toplumun ortak paydaları konusunda uzlaşı sağlaması gerektiğini kaydetti.
Özkardaş, yaşanan tüm sorunların kaynağının Kıbrıs sorunu olduğu görüşünü dile getirerek, "Kıbrıs sorunu çözülünce her şey düzelir, ancak sorunlarımızın tamamı için de Kıbrıs sorununun çözümünü bekleyecek halimiz yok tabii ki" diye konuştu.
Talat: Sorumluluklarının bilincinde bir hükümet
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ülkede çeşitli politikalar güdüldüğünü ve tek karar merciinin hükümet olmadığını dile getirerek, alınan kararlarda örgütlerin ve kurumların da payı olduğunu belirtti.
Talat, nihai kararı veren hükümetin sorumluluklarının bilincinde hareket etmesi gerektiğine de işaret ederek, "Herkes sorumluluklarının bilincinde bir hükümet görmek ister" dedi.
Talat, dünyada yaşanan kaynak sıkıntısının da etkisiyle yaşanan sorunların giderek ağırlaştığını ifade etti.
Soyer: Tüm görüşlerim mutlak doğrudur, diye bir inanışım yok
Başbakan Ferdi Sabit Soyer ise, hükümete yapılan eleştirilerin dozunu aştığını söyleyerek, önemli olanın sorunlara gerçekçi çıkış noktaları bulmak olduğunu belirtti.
İçinde bulunulan dönemde işbirliğiyle çalışarak Kıbrıs konusunda çözümün sağlanmasının ardından yaşanacak sorunları asgariye indirmek istediklerini dile getiren Soyer, "Bu yılın referandum yılı olmasını sağlamak istiyoruz, bu hem TC hem dünya hem de Kıbrıs Türk halkı için çok önemli" dedi.
Sorunlar konusunda öne sürdüğü görüşlerin mutlak doğru olduğuyla ilgili bir inanç taşımadığına işaret eden Başbakan Soyer, ortak paydada buluşulması ve bunun için de diyalog halinde olunması gerektiğini kaydetti.
"Yapılanlar emeğe saygısızlık değil"
Çözümden sonrası için hazır olmak amacıyla adımlar atıldığını ifade eden Soyer, "Sosyal Güvenliğin güçlü olması lazımda, ne yapacaktık? Çözümden sonra Hristofyas'a gidip katkı mı isteyeceğiz?" dedi.
Emekli olan kişilerin yeniden çalışıp para almasının doğru olmadığını söyleyen Soyer, alınan bu kararların emeğe karşı saygısızlık değil, emeğin verimli kullanılması anlamına geldiğini belirtti.
Başbakan Soyer, geçmiş hükümetlerin seçim dönemlerinde çifte maaş ödeyerek iktidar olduğunu ve bunun sonucunda KKTC'nin 1 katrilyon 65 trilyon TL borç yapıldığının unutulmaması gerektiğini ve bir çıkış yolu bulmak zorunda olduklarını ifade etti.
ABD'de yaşanan krizi örnek gösteren Soyer, Amerika'da seçim sürecinde olunmasına rağmen krizin atlatılması için herkesin elinden gelen desteği verdiğini anlattı.
Başbakan Soyer, "Yürürken sakız çiğneyebilmek, bizim de başarmamız gereken bir şey" dedi.
"Yapıcı eleştiri lazım"
Soyer, "emekli ikramiyelerinden vergi alınacağı ve 13. maaşların kaldırılacağı" gibi yanlış söylemlerde bulunulduğuna işaret ederek, ülkedeki klima ve buzdolabı sayısını tespit etmeye çalıştıklarında da 'hükümet buzdolaplarından ve klimalardan vergi alacak" diye olay olduğunu anlattı.
Asgari ücreti tespit ederken de çeşitli sorunlar yaşandığını ve herkesin yapıcı ve gerçekçi bir çıkış noktası göstermeden atılan her adımı eleştirdiğini belirten Başbakan Soyer, mutlak doğrular için işbirliği içerisinde çalışılması gerektiğini kaydetti.
Uslu: Sendikalar bilgi üretim ve ortak akıl merkezidir
HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu da, KAMU-SEN'in ilgiyi ve takdiri hak eden bir standardı yakaladığını belirterek, ilginin, gelişimin ve yenileşmenin öncüsü konumuna geldiğini söyledi.
Uslu, sendikanın ulaştığı istikrarlı noktanın iç gündemde etkin ve saygın bir rol oynamasında etkili olduğunu ifade ederek, Konfüçyüs'ün "iktidarınız saygı görmüyorsa yenisi yolda demektir" sözünü hatırlattı.
Her alandaki iktidarların verimli olabilmesi için saygı görmesinin şart olduğunu dile getiren Uslu, istikrarın sorunların çözümü için sihirli bir sözcük olduğunu vurguladı.
Salim Uslu, görüşleri için sendikaları savaş alanı olarak görenlerin sonunda yanlış yaptıklarını anladıklarını belirterek, sendikaların bu çağda bilgi üretim merkezi olduğunu ve ortak aklın kullanılması gereken yerler olduğunu ifade etti.
Çakıcı: Çözümün getireceklerine hayır dememiz mümkün değil
TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ise, eleştirmenin, muhalefet yapmanın kendilerinin görevi olduğunu, iç konulardaki eleştirilerini ayrı tutarak Kıbrıs sorunu konusunda Cumhurbaşkanı Talat'a destek olduklarını vurguladı.
KKTC'nin tanınmaması nedeniyle yaşanan zorluklara değinen Çakıcı, "şu an pasaportu dahi tanınmayan bir ülkenin Kıbrıs sorununun çözümlenmesi halinde AB'nin yasal düzeni gereği her 12,5 yılda Avrupa'yı yöneteceğini ve 25 yılda bir de Avrupa'yı Kıbrıslı bir Türk'ün yönetecek olduğunu" anlatan Çakıcı, "Buna hayır dememiz mümkün değil" diye konuştu.
Çakıcı, politikaları örtüştüğü ve halkın çıkarına olduğu sürece sendikaların her türlü eylemine katkı koyduklarını ifade ederek, Kıbrıs Türkü'nün azınlık konumunda olmasına asla izin vermeyeceklerini ve "gerekmesi halinde tüm dünyaya karşı mücadele edeceklerini" belirtti.
Gökmen: KKTC vatandaşlarının tümünü dikkate alan bir çözüm
Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen ise, parti olarak Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerde yürüttüğü politikaları desteklediklerini söyledi.
Gökmen, olası bir çözümde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının tümünü dikkate almayan, tek bir vatandaşın bile dışlanacağı çözümü kabul etmeyeceklerini vurguladı.
Muhalefetin tepkilerine saygıyla yaklaştıklarına da dikkat çeken Gökmen, geçmişte yapılan icraatlar neticesinde ülkeyi yönetmenin pek de kolay olmadığını söyledi, devletin ancak sürdürülebilir politikalarla idame ettirilebileceğinin altını çizdi.
Saner: İktidar sallanıyorsa biz talibiz
UBP Genel Sekreter Yardımcısı Ersan Saner de, ülkede bir takım sıkıntılar yaşandığının herkes tarafından bilindiğini ve "Ulusal Birlik Partisi'nin bilinçli, onurlu ve düzeyli bir siyaset yürüttüğünü" ifade etti.
Saner, petrol piyasasında yaşanan artışın ardından ülkede de zamlar yapıldığını, ancak petrol fiyatlarının düşmesine rağmen zamlarda gerileme yapılmadığını savundu.
Ancak yapılan zamların geri alınması ve yaşam kalitesinin düzeltilmesi halinde hükümete güvenebileceklerini kaydeden Saner, "Eğer iktidar sallanıyorsa, biz bu iktidara talibiz" diye konuştu. |