Kibris Gazetesi
İktidara adayım
Parti başkanlığını bıraktıktan sonra yeniden aday olan UBP Eski Genel Başkanı Eroğlu, partinin ancak kendisiyle iktidara gidebileceğini söyledi:
   Pazar 09:43
   12 Ekim 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

DELEGEYE ULAŞMAK ZOR DEĞİL... Eroğlu, "Benim için delegeye ulaşmak zor olmuyor, delegelerin aşağı yukarı hemen hepsini tanıyorum" şeklinde konuşarak iddiasını ortaya koydu

 

GENEL BAŞKAN DÖRT DUVAR ARASINDAYDI..." Genel Başkan, dört duvar arasına kapanmış, hareket yok, ülke yangın yerine dönmüş bir şey yapılmıyor. Bu kadar hükümette olmuş bir kişi genel başkanlık yapmış bir kişi, bu kadar sessiz kalamazdı" diyor adaylık kararı sürecini açıklarken..."

 

CTP MODELİMİZİ DEĞİŞTİRMEDİ... "Biz ekonomi bilinmezken, ekonomik model yaratarak bu günlere geldik. Bu modeli CTP geldi, değiştirdi mi? Değiştirmedi..."

 

 

AYSU BASRİ AKTER- SINIRSIZ SOHBETLER

 

   33 yıllık bir siyasi geçmiş.

   22 yıllık genel başkanlık.

   17 yıllık başbakanlık.

   UBP Eski Genel Başkanı Derviş Eroğlu, ilk kez 1983'de aldığı parti başkanlığını, 3 yıl öncesine kadar sürdürdü.

   Aradan geçen 22 yıllık süre içerisinde, Enver Emin, Ertuğrul Hasipoğlu gibi partinin önde gelen isimleri başkanlık yarışında, kurultay sonrası partiden kopuş yaşadı.

   "KKTC'yi kuran parti" dediği UBP'nin, ancak kendisiyle iktidara geleceği düşüncesiyle, emekliye ayrıldı dendiği zamanda, yeniden genel başkanlığa aday oldu.

   Partinin en hareketli olduğu zamanlarda, Tahsin Ertuğruloğlu ve Derviş Eroğlu arasında geçen başkanlık yarışında, "değişim" sloganıyla yeniden yola çıkan Eski Genel Başkanı konuştuk.

   Sadece parti başkanlığına değil, başbakanlığa da aday olduğunu söyleyen Derviş Eroğlu, geçmişe, bugüne ve yarına dair düşüncelerini anlattı.

   Yaşının rakamsal olarak telaffuz edilmesiyle yıpratılmaya çalışıldığını söylüyor, Derviş Eroğlu. Ancak siyasetteki geçmişiyle topladığı tecrübenin yıllar geçtikçe bir şarap gibi kalitesini artırdığı görüşünde.

   İyi şarap, geçen yıllarla kalitesini artırır, kötüsü kokuşur.

   Ve kendisini genç hissettiğini her fırsatta tekrarlıyor. "Hala heyecanım var, ve kafam çalışıyor" diyerek, sadece parti başkanlığına değil, liderliğe ve iktidara aday olduğunun altını çiziyor.

 

GİRNE'DE OYLARIM ERTUĞRULOĞLU'NDAN FAZLA

   Adaylık yarışında oldukça yoğun bir tempo içinde sıkışık bir program arasında randevu veriyor bize. Parti grup toplantısı sonrası mecliste buluşuyoruz. Meclis Başkan Yardımcısı Ahmet Kaşif'in odasında. Derviş Eroğlu'nun o gün Lefkoşa toplantıları var, ajandasında. Çok yorgun görünmüyor. Yoğun tempoya ve strese çoktan alışmış. Hatta stresin kendisine neredeyse iyi geldiğini düşünüyor.

   Hemen çalışmalarının nasıl geçtiğini soruyoruz.

   Şöyle diyor;

   "Bütün bölgeleri dolaşmam lazım. Güzelyurt'a gittim. Girne'ye daha geçen gün gittim, delegelerle bir araya geldik. Mağusa'daki kongreleri de bitirmek üzereyiz, ben de katılıyorum bu kongrelere. Geçenlerde İskele bölgesini, Dipkarpaz köyüne kadar turladım. Ama gördüğüm kadarıyla, gerek Lefkoşa olsun, Mağusa, Güzelyurt, Girne olsun, gayet iyi gidiyor. Zaten herkes beni iyi biliyor. Ben hemen hemen herkesi biliyorum. Ne olduğumuzu ne olmadığımızı biliyoruz..."

   Parti başkanlığından ayrıldıktan sonra da siyasetten ve partiden kopmadığını belirten Eroğlu, bütün bölgelerle, gerek telefonla, gerek ise, birebir görüşmelerle bağlantılarını sürdürdüğünün altını çiziyor. 2-3 aydan beridir çeşitli şekillerde delegelerin nabzını tuttuğunu da anlatan Eroğlu, " Benim için delegeye ulaşmak zor olmuyor, delegelerin aşağı yukarı hemen hepsini tanıyorum" şeklinde konuşuyor.

 

SESSİZ KALAMAZDIM, ADAY OLMALIYDIM

   Uzun yıllar parti genel başkanlığını yürütmesinin ardından tam emekliye ayrılma kararı vermesine ve yeniden aday olmayacağını söylemesine rağmen, neden tekrar aday olduğunu soruyoruz.

   Mecliste düzenlediği basın toplantısında da söylediği gibi partililerden gelen yoğun talep karşısında, yaşananlara sessiz kalamayacağını anladığını vurguluyor, Eroğlu.

   "UBP bir sessizliğe bürünmüş, parti organlarında bir hareket yok, partililer umudunu yitirmiş, muhalefete düştük, eriyip gideceğiz diye bir düşünceye kapılmışlardı" diye konuşan Derviş Eroğlu, bu dönemde, hem ülkede hem de parti içinde yaşananların kendisini çok rahatsız ettiğini belirtiyor. Ve genel başkana yöneltiyor eleştirilerini;

"Genel Başkan, dört duvar arasına kapanmış, hareket yok, ülke yangın yerine dönmüş bir şey yapılmıyor. Bu kadar hükümette olmuş bir kişi genel başkanlık yapmış bir kişi, bu kadar sessiz kalamazdı" diyor, adaylık kararı sürecini açıklarken.

 

BEN ADAY OLDUKTAN SONRA PARTİ İLK SIRAYA YÜKSELDİ

   UBP'nin KADEM'e yaptırdığı son anketi soruyorum. Başarısız olarak nitelendirdiği genel başkanın döneminde ilk sırada görülen UBP'de parti başkanı değişimi yaşanır mı diye sorguluyoruz.

   "Benim adaylığım ortaya çıkmadan önce yapılan kamuoyu yoklamalarında, CTP önde, UBP ikinci partiydi. Adaylığımın açıklanmasından sonra yapılan kamuoyu yoklamasında ise, UBP birinci parti çıkmıştır" diyerek, adaylığının partiyi daldığı derin uykudan uyandırdığını, parti tabanında da bir silkinme yaşanmasını sağladığını vurguluyor, Derviş Eroğlu.

   Ve, "eğer aday olmasaydım, UBP muhalefette uyumaya devam etseydi, parti tabanında iktidara geleceğiz umudu belirmeseydi, elbette UBP yine ikinci parti olacaktı" diyor.

Adaylığı sürecinde yalnız olmadığının altını çizerek, "partililerde kime sorsanız, Eroğlu ile iktidara gidiyoruz diyecekler" şeklinde konuşuyor.

   UBP'nin hükümetin bütün yanlışlarına rağmen, muhalefette uyuyor olduğunu ve bundan da özellikle genel başkanı sorumlu tuttuğunu, her fırsatta dile getiren Eroğlu, "Mehmet Çakıcı bile, memlekette ana muhalefet yok, benim ana muhalefet diyecek noktaya gelmişti" diye devam ediyor, konuşmasına ve UBP'nin oylarının kendisinin bu yürüyüşüyle artmaya başladığını vurguluyor.

 

CTP BİZİM MODELİMİZİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?

   Uzun yıllar iktidarda kalmış bir partinin başında, şimdi "değişim" sloganıyla iktidara aday olduğunu söylemek, ne kadar inandırıcıdır? Uzun yıllar iktidarda olmanın dezavantajını yaşayacak mı diye soruyorum, yeniden aday olan Derviş Eroğlu'na.

   Geçmişin bir dezavantaj getirmeyeceği düşüncesinde. Şöyle konuşuyor;

   "Biz ekonomi bilinmezken, ekonomik model yaratarak bu günlere geldik. Bu modeli CTP geldi, değiştirdi mi? Değiştirmedi. Ama uygulayamadı. Ne serbest piyasa modelini, ne de devletçilik modelini yürütebildi. İki arada kaldı".

 

UBP'LİLER VEFALIDIR, KİMİN HİZMET ETTİĞİNİ BİLİRLER

   Uzun yıllar genel başkanlık yaptıktan sonra kaybetme riski olup olmadığını sorduğumda ise, "ben bu adaylığı görev olarak üstlendim" diyor, Derviş Eroğlu. Partiden bugüne kadar göreceğini gördüğünü, başbakanlık makamına kadar çıktığını, Cumhurbaşkanlığı makamına layık görüldüğünü, o yüzden, bundan sonra da makama gelmek için değil, UBP'yi iktidara taşımak için görev üstlendiğini vurguluyor. Bunun için de siyasetteki 33 yıllık geçmişini ortaya koyarak bir kaybetme riski varsa, onu da partisinin geleceği için göze alarak aday olduğunu söyleyen Eroğlu,"UBP'liler vefalıdırlar. Kimin hizmet ettiğini, yarın da kimilerin hizmet edeceğini, partiyi kimin iktidara taşıyacağını bilen bir siyasi partimiz ve tabanımız vardır" diyerek, kazanacağına ve partinin ancak kendi başkanlığı ile iktidara gelebileceğine inandığını ortaya koyuyor.

 

ERTUĞRULOĞLU HAZMETMELİ

   Yeniden adaylığı konusunda kendisine yöneltilen eleştirileri konuşurken, "hırslı mısınız" diye soruyorum;

   "Bende hırs yoktur. Siyasette geleceğim yere geldim. 1976'dan beri seçimlere girip çıkarım ve her sene, en fazla oyu alan kişiyim. 7 sene ilçe başkanlığı yapmış, 17-18 yıl başbakanlık yapmış, 22 yıl parti başkanlığı yapmış bir kişi, bu zamanda, bu partinin başkanlığına adaysa, partin gidişatını beğenmediği için ve bu partinin iktidara taşınması için yola çıkmıştır." şeklinde konuşuyor.

   "Partinin üzerinden hiç çekilmedi" gibi söylemlerden rahatsız olduğunu da anlatan Eroğlu, Tahsin Ertuğruloğlu'nun özellikle televizyon ekranlarındaki açıklamalarından rahatsız. "Adaylığımın, etik olmadığını söylemesi, güneşin üzerinden, elini çek demesi, bu partiyi malı sanıyor şeklinde konuşması, tabii ki hoş değil" diyen Eroğlu, daha da ileri giderek, Ertuğruloğlu'nun kendisinden başka adayı hazmedemediğini, hazımsız olduğunu söylüyor.

"Birden fazla aday olduğu zaman da üyelerimiz, milletvekillerimiz, ya benden, ya da ondan yana tavır koyacak. Bunları bilmek lazım. Bunları bilmek için biraz tabii tecrübe lazım, biraz da hazımlı olmak lazım" şeklinde konuşan Eroğlu, "Demokrasi hazmetme rejimidir" diyor.

 

ERTUĞRULOĞLU TECRÜBESİZ

   UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ile ilgili konuşurken, tecrübesizliğine vurgu yapıyor Eski Genel Başkan, "Tahsin Bey, bana göre tecrübe sahibi değildi. Müsteşarlığa benim tarafımdan getirilmiş, yine benim tarafımdan ilk seçimde kontenjan almış, sonra milletvekili olur olmaz, Dışişleri Bakanlığı'na getirilmiş. Dolayısı ile bir parti nasıl çalışır, partiliyle diyalog nasıl kurulur, örgütler nasıl kurulur, bu gibi olaylarda tecrübesi olmayan, insanlarla fazla diyalogu olmamış bir arkadaş olması hasebiyle partide sıkıntılar yaşamıştır." diyor, Eroğlu ve ekliyor; "Zaman içinde hepimiz hata yaparız, ama önemli olan, hataları görüp, onları düzeltme yoluna gitmektir".

 

ÖNEMLİ OLAN 30 KASIM

   Kurultaya giderken 29 Kasım'dan öte 30 Kasım'ın önemli olduğunu belirten Derviş Eroğlu, herkesin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

   "Kurultaya kadar herkes destekçileriyle çalışacak, ama önemli olan, 30 Kasım. Ondan sonra hiçbir dargınlık olmadan yola devam edilmeli. Onun için 29 Kasım'a giderken, ben elimden gelen gayreti sarf ediyorum. Çünkü 30 Kasım'da iktidar yürüyüşümüzü başlatmamız lazım.

30 Kasım ile ilgili olarak endişeli olduğunu da söyleyen Eroğlu, bu noktada yine Tahsin Ertuğruloğlu'nu eleştiriyor.

   "Tahsin Bey'in bir hatası vardır. Kendisini desteklemeyenlere gücenir, darılır, hemen. Ama siyasette böyle olmamalı. Ben geçmişte de benim karşıma çıkan adayları destekleyen milletvekilleriyle çalıştım. Kurduğum hükümetlerde de o arkadaşları bakan yaptım" diyor.

 

BEN BAŞBAKAN BAYRAM BAKAN

   Yıllar içinde çeşitli şekillerde kırıldığını da anlatan Derviş Eroğlu. Partiden aldığı görevle, birçok kişiye milletvekilliği ve bakanlık görevleri verdiğini, ancak kimseden de bunun karşılığında özel bir bağlılık beklemediğini vurguluyor. Yine de "biz UBP'liler birbirimize sahip çıkmazsak, kimse bize sahip çıkmaz" diyen Eroğlu, şöyle devam ediyor;

"Bazı arkadaşlar bakıyorsunuz ki, sizin kuyunuzu kazıyor ve makam elden gittikten sonra, arkanızdan bir şeyler söylemeye devam ediyor. Bunlar da vefasızlık örnekleri oluyor. Ama makamlar büyüdükçe göreceğim vefasızlıkların da artacağını bildiğim için ben üzülmüyorum" diyerek, yıllar içinde birçok arkadaşının vefasızlığını gördüğünü anlatıyor.

Ve burada da söz Mehmet Bayram'a geliyor.

   Uzun yıllar en yakınınızda olan kişilerdendi Sayın Bayram, şimdi Sn Ertuğruloğlu'nu destekliyor, ne düşünüyorsunuz diye soruyorum.

   Yanıtlıyor;

   Mehmet Bayram ile 76 yılından beri, parti kurulduğu zamanlardan beraberiz. Ben parti başkanı oldum, Başbakan oldum, hep makam verdiğim bir arkadaştır. Ama şu anda, son 3 aydan beridir, benim karşımda. Bana göre hiçbir gerekçesi yoktur, bunun. Ansızın küs bulundu. Bir baktım grup odasına girdim, beni görünce çıktı. Ertesi gün, yine aynı şey olunca, arkadaşlara sordum. Sana küsmüş, konuşmuyormuş, dediler. Ben küs değilim. Bu küslükle ilgili bir gerekçe de açıklanmadı ama benim tahminim var. Biliyorsunuz Meclis Başkan yardımcılığına seçilmişti, son iki sene için. Sonra tekrar bir seçim olacağında, başka aday da vardır dediğimiz için bu noktada bize küs bulundu. Ben en azından böyle düşünüyorum. Onun için mi, kendine göre bilmediğim başka sebep mi var bilmiyorum. Ben aday olmayacakmışım da aday oldum dedi, ama bu, bana küsmesinden aylar önce olan bireydi. Esas konuşmaması, Meclis Başkan Yardımcısı seçiminden sonra oldu. Benim adaylığıma karşı çıkma hakkı yok ki, zaten, çok çok destek çıkmam diyebilir. Ben de kırgın değilim. O kendi küstü, kendi barışırsa barışır. Aslında vatandaş ne diyor? Bayram'ın küsme hakkı yoktur. Çünkü ben başbakan, o bakan.

 

CUMHURBAŞKANLIĞI'NDAN ÇEKİLİRKEN AĞLADIK

   Geçmişe giderken, Cumhurbaşkanlığı yarışından çekildiği seçime geliyor, sohbet. Anlamlı bir şekilde gülümsüyor, pişman oldunuz mu diye soruyorum.

   Derviş Eroğlu, ikinci tura giderken seçimden çekildiği için pişman. Ancak o dönem içinde parti ve KKTC için yapması gerekenin bu olduğu düşüncesiyle bu kararı verdiğini anlatıyor. Ama özellikle vurguluyor;

   "Zor bir karardı" kendi düşüncesini oluşturmasının ardından, parti meclisini toplayıp gereken bilgileri verdikten sonra parti meclisine çekilip çekilmemesi konusunda soru yönelttiğinde, kararın oybirliği ile alındığını hatırlatıyor. Ama ekliyor;

"Bazı arkadaşlar, göz yaşlarını tutamadılar ve ağladılar."

   Yıllarca konu tartışılsa da o kararı nasıl bir anda verdiğini soruyorum. Gülüyor ve "onu söylersem, işte tarih çözülür. Söyleyemem diyor.

   Ama hatırlarını kesinlikle yazmak istiyor, Eroğlu. Ve bu süreci de kitabında anlatacağını özellikle belirtiyor. "Şimdi size söylersem, kitabım satmaz" diyerek espri yapıyor.

Diğer haberleri
20 Kasım 2008, Perşembe   08:31   Fatura liderlere
20 Kasım 2008, Perşembe   08:29   Rusya Rum'a teslim
20 Kasım 2008, Perşembe   08:27   Gece kulübünden kadınları baba yollamış
20 Kasım 2008, Perşembe   08:26   Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı
20 Kasım 2008, Perşembe   08:25   Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar
20 Kasım 2008, Perşembe   08:24   Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti
20 Kasım 2008, Perşembe   08:23   Lefkoşa'da bıçaklı kavga
20 Kasım 2008, Perşembe   08:22   Nehir: Falakaya bile yatırıldım
20 Kasım 2008, Perşembe   08:20   Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek
20 Kasım 2008, Perşembe   08:19   Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu
   586 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yorum Sayısı:   3
  Dervis Emekli         - Magosa 14 Ekim 2008, Salı 12:01 
Kendini Amerikada zanetti.Basina bela alacak,bak emekliliginin tadini cikar. Golf oyna , balik tut,hanimnan dunya turuna cik.
  Oznur Ermetal Modro         - Chicago Lefkosa Iskele 13 Ekim 2008, Pazartesi 14:11 
hic de degil. bence CTPye oy verenlerden cogu coook pisman...
Ustelik Sn Eroglunun yasi ve tecrubesi anca artidir hic bir zaman eksi degildir...

  özdemir hüsnü         - istanbul 13 Ekim 2008, Pazartesi 09:23 
Rüyalardan rüya beğen. yaş 71 başbakan olmak için iş bitmiş. ne hırs ki mantığı yok ediyor anlamak mümkün değil. Seçilirse CTP bayram yapacak. Çünkü Eroğlunu seçimde yenmek çocuk oyuncağı artık.


© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital