Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, Lefkoşa’da düzenlenen domuz gribi konferansında yaptığı konuşmada, hasta kişilerle temastan kaçınılmasını ve öpüşmemek gerektiğini salık verdi. İlk kez Meksika’da görülen ve dünyada hızla yayılan domuz gribi (H1N1 virüsü) hakkında doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanlarına yönelik Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Thalassaemia Konferans Merkezi’nde bir konferans düzenlendi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansta, hastalıkla ilgili geniş bilgiler verildi ve katılımcıların soruları yanıtlandı. Birçok ülke yanında KKTC’de de görülen ve ülkedeki vaka sayısı 8’e çıkan domuz gribi konusunda düzenlenen konferansa, Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’in de aralarında bulunduğu doktor, hemşire, laborant ve diğer sağlık çalışanları büyük ilgi gösterdi.
Panik önlenmeli
Prof. Dr. Serhat Ünal, hastalığa karşı önlemleri sıralarken, “ülkeye girişine ve yayılmasına engel olacak önlemler alınması, vakaların erken yakalanması ve paniğin önlenmesi” gerektiğini söyledi. Ünal, kişilerin alması gereken önlemleri “sağlıklı beslenme, haftada üç gün düzenli spor yapma, su ve sabunla sık sık el yıkama ve genel temizliğe özen gösterme, öksürür ve hapşururken ağzı kapatmak ve kağıt mendillerin tek kullanımlık olması” diye sıraladı. Maske kullanımının koruyucu olduğuna, ancak hastalara takmak gerekmediğine, maske kullanımının kuralları bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Ünal, açık alanlarda maskeye gerek olmadığını, hastayla teması olan kişilerin maske kullanmasını önerdiklerini ve nemlendikçe de değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Ünal, hasta kişilerle temastan kaçınılması ve öpüşmemek gerektiğini de vurguladı. Konferansına grip (influenza) virüsleri ve hastalığı hakkında bilgiler vererek başlayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, ani salgınlar yapabilen bu virüslerin temasla, elle, öpüşmekle bulaştığını ve herkesin risk altında olduğunu anlattı. Çocukları daha çok etkileyen gribin, hem insanlara hem de sağlık sistemlerine olumsuz etkileri bulunduğunu, iş kaynına ve ekonomik kayıplara yol açtığını kaydeden Ünal, ABD’nin grip yüzünden yılda 146 milyon dolar harcadığını bildirdi. Ölümlere de yol açabilen bu virüsün A, B ve C tipleri bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, grip tanısı koymanın püf noktasının belirtilerinin ani başlaması olduğunu söyledi. Ünal, gripten korunmanın en iyi yönteminin aşı olduğunu, ancak virüsün sürekli yapısını değiştirdiğini ve dolayısıyla aşının korumacılığının da değişken olduğunu anlattı. Prof. Dr. Serhat Ünal, Kuzey Yarım Küre’de mayıs ayında taranan virüslerin tespit edilerek haziran ayında aşı üretimi için fabrikaya verildiğini ve aşıların da eylülde piyasaya çıktığını kaydederek, 2009’da yapılan aşıların domuz gribine karşı korumasının çok düşük olduğunu bildirdi.
Aşı kimlere gerekli?
Özellikle 65 yaş üstü kişilerin, kronik ve metabolik hastalığı olanların aşılanmasını öneren Ünal, Tamiflu ve Relenza marka ilaçların da gribe karşı kullanıldığını söyledi. Hastalara erken safhada ilaç verilmesi gerektiğini, ancak yanlış ilaç kullanımının direnç geliştirdiğini kaydeden Ünal, bu ilaçların ölümü önlediğinin kesinleşmediğini, ancak hastalık süresini kısalttıklarını bildirdi. Türkiye’de abartılan maske ve eldiven kullanımının şimdi kalktığını, termal kameraların ise basını tatmin için tutulduğunu kaydeden Ünal, 1976’dan beri var olan ve önceleri insana bulaşmayan domuz gribinin (A/California/04/2009 A/(H1N1) değişikliğe uğrayarak insana bulaştığını ve binde 2 öldürücülüğü bulunduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü’nün salgın tanımı verdiği bu hastalığın yol açtığı paniği esprili anlatımla dile getiren Prof. Dr. Serhat Ünal, domuz gribinin çok bulaşan ancak öldürme oranı az bir hastalık olduğunu söyledi. Kuş gribinin daha öldürücü bir hastalık olduğunu kaydeden Ünal, günde 90 bin uçak havalanan dünyada grip virüslerinin bu yolla da yayıldığını, o yüzden havaalanlarında önlem almak gerektiğini vurguladı. Ünal, domuz gribi virüsüne karşı alınacak önlemleri sıralarken, ülkeye girişine ve yayılmasına engel olacak önlemler alınması, vakaların erken yakalanması ve paniğin önlenmesi gerektiğini söyledi.
Kişiler ne yapabilir?
Kişilerin alabileceği genel önlemlerin “sağlıklı beslenme, spor, sık sık su ve sabunla el yıkama, öksürürken ağzın kapatılması ve kullanılan mendillerin bir defada atılması” olduğunu kaydeden Prof. Dr. Serhat Ünal, maskenin hastalar için değil, hastayla teması olacak sağlık personeli ve diğer kişiler için gerekli olduğunu, maske kullanımının da kurallarına dikkat etmek gerektiğini anlattı. Ünal, nemlenen maskelerin atılması ve maskelere dokunulmaması yanında, hasta kişilerle kontaktan kaçınılmasını ve özellikle Türklerde yaygın olan öpüşmekten de vazgeçilmesini önerdi. Prof. Dr. Serhat Ünal, soruları yanıtlarken de, hastalığın sık görüldüğü ülkelerden gelen yolcularla yakın temas ve yüksek ateş varsa, domuz gribinden şüphelenilebileceğini belirtti. Ünal, hastanelerde H1N1 virüsü görülen hastalar için ayrı bölüm ayırmakta fayda bulunduğunu, tedavi verilmemiş hastaların 10 güne kadar bulaştırma riski olduğunu, ancak tedavi verilince sürenin ne kadar kısaldığı yönünde bilimsel bilgi bulunmadığını söyledi.
Aşı eylülde çıkacak
Eylül, ekim, kasım aylarında mevsimsel gribin başlayacağını ve buna karşı aşı yapmak yanında genel önlemlere uymanın önem taşıdığını ifade eden Ünal, H1N1 için aşının da eylülde çıkacağını hatırlattı. Ülkelerin, bugünlerde kimleri aşılamak istediğine ve bunun için kaç doz aşı gerektiğine karar vermesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ünal, Türkiye için 15 milyon doz aşı sipariş edildiğini bildirdi. Türkiye’de domuz gribi önlemlerini “iyi” diye niteleyen Prof. Dr. Serhat Ünal, |