Kibris Gazetesi
Kadınlar boşuyor!
Mahkemelerdeki boşanma davalarının yüzde 70’i kocaların aleyhinde
   Cumartesi 09:19
   15 Ağustos 2009
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Başlıca neden, şiddetli geçimsizlik… 1970’lerde boşanma davalarının yüzde 40’ı kadınların, gerisi erkeklerin inisiyatifiyle açılıyordu. Günümüzde ise kadın inisiyatifiyle açılan davaların oranı yüzde 70’e çıktı. Yani her yüz davadan 70’ini kadınlar açıyor ve eşlerinden boşanmak için mahkemeden karar talep ediyor. Araştırmalara bakıldığında, 1970’lerde her 100 evlilikten sadece 20’sinde boşanma davası açılıyordu. Bugün ise
Her yüz evlilikten 55’i için boşanma davası açılıyor.

Şiddetli geçimsizlik uyduruk bir tanımlama… Sosyolog Muharrem Faiz, boşanma davalarında öne sürülen “şiddetli geçimsizlik” iddialarına katılmıyor. Bu tür iddiaların, dikkatsiz sürüş gibi altı boş, uyduruk bir tanımlama olduğunu belirten Faiz, birçok durumda olayları yeniden sınıflandırmak için birincil veri oluşturmak gerektiğini söyledi. Faiz “ama bizde gerek polisin gerekse mahkemenin istatistik kayıtlarındaki olay nedenlerinin sınıflandırılması şiddetli geçimsizlik şeklindedir ve yeterli değildir” dedi.
  

Rahme ÇİFTÇİOĞLU

   Sosyolog Muharrem Faiz, artan boşanma davalarının yüzde 70’inin kadınlar tarafından açıldığını söyledi.       
   Çarpıcı araştırmalarıyla Kıbrıs Türk toplumunu bilgilendiren KADEM Direktörü Muharrem Faiz, KIBRIS’a yaptığı değerlendirmede, boşanma davalarının gün geçtikçe arttığına işaret ederek şöyle konuştu:
   “Bugünlerde herkes artan boşanma oranlarından bahsediyor, ama asıl verilmek istenen mesaj nedir kimse bundan bahsetmiyor. Boşanmaların artması iyi mi kötü mü? Biz hedef olarak evlikleri korumaya mı soyunmalıyız, yoksa gelişmeleri olumlu algılayıp, olayları akışına mı bırakmalıyız? Önemli olan istatistiklerin açıklanması değil yorumlanmasıdır.”

Şiddetli geçimsizlik tek neden olamaz

   Aile mahkemelerinde boşanma nedeni olarak şiddetli geçimsizliğin gösterildiğini söyleyen Faiz, bu konuda şunları kaydetti:
   “Şiddetli geçimsizlik bir sürü boşanma nedenini, dikkatsiz sürüş de birçok kaza nedenini yutuyor. Şiddetli geçimsizlik dikkatsiz sürüş gibi altı boş, uyduruk bir tanımlama. Birçok durumda olayları yeniden sınıflandırmak için birincil veri oluşturmak gerekiyor ama bizde gerek polisin gerekse mahkemenin istatistik kayıtlarındaki olay nedenlerinin sınıflandırılması yeterli değil.”
   Faiz, yapılan çalışmalarda, geçmiş yıllarda, şiddet, alkolizm, eşini parasız bırakma gibi fiziksel ve mali istismarların, 1980’lerden sonra ise duygusal istismarların boşanma sebebi olarak gösterildiğini anlattı.
   Muharrem Faiz, günümüzde mahkemelerde duygusal ifadelere de yer verildiğini söyledi, Faiz, “mahkemelerde artık, eşim bana ilgisiz davranıyor, eviyle ilgilenmiyor, beni aşağılıyor ya da cinsel olarak beni tatmin etmiyor’ gibi ifadelerin kullanıldığını anlattı.
   Bu sebeplerin “orta sınıf boşanma sebebi” olduğunu vurgulayan Faiz şöyle devam etti:
    “1970’lerde boşanma davalarının yüzde 40’ı kadın inisiyatifiyle açılıyordu ancak günümüzde kadın inisiyatifiyle açılan dava sayısı yüzde 70’e çıktı. Araştırmalara bakıldığında, 1970’lerde her 10 evlilikten 2’si boşanma davası açarken bugün her 10 evlilikten 5 buçuğu boşanma davası açıyor, bunların 4 tanesi boşanmayla sonuçlanıyor.”
  
Batı Avrupa’ya yaklaştık

   Boşanma oranlarında ciddi bir artışın olduğunu söyleyen Faiz, “ülkemizdeki boşanma oranları Batı Avrupa, İngiltere ve Amerika’daki boşanma oranlarına yaklaşmıştır, bu ülkedeki evliliklerin yarısı boşanmayla sonuçlanıyor” dedi.
   Batı Avrupa ülkelerinde boşanma oranlarının artmasıyla evlilik kurumu da sorgulandığını söyleyen Faiz, “bu sorgulamalar Batı Avrupa ülkelerinde yaşam boyu evlenme oranlarında ciddi düşüşlere neden olmuştur. Örneğin bugün İngiltere’de insanların sadece 3’te 1’i evlenmekte (yaşam boyu 1 veya daha fazla), bu 3’te 1’in de sadece 4’te 1’i 5 yıldan fazla evlendiği kişiyle yaşamaya devam etmektedir. İskandinav ülkelerinde rakam ve oranlar daha düşüktür” diye devam etti.
   Ülkemizde ise evlilik kurumuna çok büyük anlamlar yüklendiğini söyleyen Faiz, “ilginç olan şudur ki, boşanıp tekrar evlenenlerin boşanma oranı ilk defa evlenip boşananlara göre daha yüksek” dedi.
   Evlilik öncesi birlikte yaşayıp birbirini “tanıyan” çiftlerin daha fazla boşandığını vurgulayan Muharrem Faiz, “eğer evlilik öncesi cinsel bir beraberlik de yaşanıyorsa boşanma oranı daha da artıyor” dedi.
   Boşanmaların en fazla 6-10 yıl arasında yaşandığını anlatan Faiz, ilk çocuğun doğmasıyla çiftlerin hayatına eklenen yeni stresörün boşanma oranlarını artırdığını söyledi.
  
Sorunlu olan sadece evlilikler değil

   Sorunun sadece evliliklerde olmadığı söyleyen Faiz, “etrafımıza baktığımız zaman sadece evliliklerde değil, komşuluk, arkadaşlık, duygusal yakınlık da dahil olmak üzere ilişkilerin bir çoğunda sorunların yaşandığını görüyoruz” dedi
   İçinde bulunduğumuz kapitalist sistemin insanları, her şeyi yenisiyle değiştirmesi için kışkırttığını söylen Faiz şöyle devam etti:
   “Sanki zorunluymuş gibi bütün bu ilişkiler tepe noktasına çıkıyor ve sonra düşüşe geçiyor. İlişkiler cep telefonuyla, arabayla kurulan ilişkinin aşınması gibi aşınıyor. İçinde bulunduğumuz sistem insanı her şeyi “yenisiyle” değiştirmek için kışkırtıyor. Bu model güzel ama köşeyi dönünce daha güzeli var diyor. Peki insanlar neden 1950’li yıllarda ömürlerini ortalama 2 evde; çalışma yaşanmalarını 1,5 iş yerinde tamamlarken şu anda 6 farklı evde, 7,5 farklı iş yerinde tamamlıyor? Dedem çakısını 20 yıl nasıl taşımıştır? Eskiden Lefkoşa’ya gelen köylü koordinatlarını kaybetmişlik duygusuyla daha öğle olmadan köyüne dönmek isterdi. Dolayısıyla bana göre günümüzde esas devrimcilik bir kadınla isteyerek (zorunlu olunduğu için değil) 25, 30, 50 yıl birlikte olabilmektir. Bir dostla 50 yıl birlikte olabilmek, bir masayı 30 yıl kullanabilmektir. Günümüzde evlilik dahil olmak üzere her tür ilişkide yaşanan sorun ideal ilişki bulma sorunu değil, sebatkar ilişki kurabilme sorunudur.”
 
İlişkilerin kimliği yok

   İlişkilerin kimlik sorunu olduğunu anlatan Faiz, “cep telefonu değiştirmekle eş değiştirmek arasında bir fark kalmadı, ikisi de meta görevi görüyor” dedi.
   Erkeklerin, kadının kendisiyle değil, saçıyla, bacağının güzelliğiyle ilişkiye girdiğini, kadın da erkeğin statüsüyle ya da arabasıyla ilişkiye girdiğini söyledi.
   Faiz, “İlişiler çoğu zaman yatırım olarak görülüyor, kişiler ilişkiden alabileceklerini hesaplıyor, aile yasasındaki miras bölüşümü de, evliliklerin bir iş olarak algılamasına ve yaşanmasına neden oluyor” dedi.
   Faiz, “yeni miras yasasıyla kadın ve erkeğin evlendikten sonra alacağı malların bir boşanma halinde nasıl paylaşılacağı tartışılıyor” diyerek, bu yasanın çiftler arasında güvensizliğe yol açtığını belirtti.
   Boşanma konusunda insanların kafasında çok büyük önyargılar olduğunu anlatan Faiz, “boşanma bir ölüm kalım meselesi gibi algılanıyor ve bu önyargılar hem boşanan çiftler için hem de aileleri için çok büyük bir stresör haline geliyor ama şöyle bir gerçek vardır ki bu durumdan en çok çocuklar etkileniyor” şeklinde konuştu.

Sosyal servisler yetersiz

   Herhangi bir yasal bağ olmadan çiftlerin beraber yaşamsının Kıbrıs Türk toplumu tarafından kabul görmediğini söyleyen Faiz  “30 yıl önce olduğu gibi olmasa da boşanan kadının başka birisiyle yaşamasına hoş bakılmıyor” dedi.
   Faiz, boşanma sonrasında Batı Avrupa ülkelerinde gerek kadının gerek çocukların (çocuk parası, psikolojik destek, istihdamda olumlu ayrımcılık, annelik ödeneği vb.) yararlanabileceği sosyal servislerin ülkemizde neredeyse hiç bulunmadığından şikâyetçi oldu
   Faiz, “boşanma sonrasında kadın ekonomik olarak bağımsız olsa bile, kadının erkeğe göre sosyo ekonomik statüsünde önemli bir kayıp oluyor” dedi.
   Geleneksel aile yapısına dönülmeyeceğini, boşanma oranlarının da aşağıya düşmeyeceğini söyleyen Faiz, önemli olan, boşanmalardan etkilenen çocuklar için toplumda sosyal hizmetlerin ve boşanan kadınların sorunlarını giderecek, tedavi edecek sosyal mekanizmaların olmasıdır” dedi.

 

Diğer haberleri
04 Şubat 2012, Cumartesi   10:12   İsyan ediyor
04 Şubat 2012, Cumartesi   10:11   Testiler bulundu
04 Şubat 2012, Cumartesi   10:09   Bir aile yok oluyordu
04 Şubat 2012, Cumartesi   10:07   Kadınlar dikkat!
04 Şubat 2012, Cumartesi   09:35   Maaşa göre değişiyor
04 Şubat 2012, Cumartesi   09:33   Asıl mağdur onlar
04 Şubat 2012, Cumartesi   09:32   Bulgar kadınlar cezaevinde
04 Şubat 2012, Cumartesi   09:30   Para nerede?
04 Şubat 2012, Cumartesi   09:29   32 yıl oldu
04 Şubat 2012, Cumartesi   09:26   Vicdanın varsa ortaya çık!
   2922 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yorum Sayısı:   27
  yer yurt farketmez         - mesele hep aynı 18 Ağustos 2009, Salı 13:41 
ne kıbrıs ne türkiye ne londra ne newyork... mesele yer meselesi değil... mesele 2 insan arasındaki sevgi saygı yaşamdan beklenti ve özveri meselesi...
sevgi bittiyse diğerleri olsa da saygısızlık etmeden ilişki biter ayrılır insanlar... saygı bittiği yerde birbirini hırpalar sevgiyi oldururuz... bunlar bence kişisel, karakterle ilgili konular, ama toplumsal olarak yaşadığımız hayattan beklentilerimiz o kadar çok değişti ve dengeler o kadar bozuk ki kim ne istediğini bilemez ve tatmin olamaz hale geldi. bu dünyanın heryerinde aynı... kıta avrupa hariç, dengelerin daha oturmuş uçurumlar arası daha az olduğu yerde... özveri ile bu sonsuz talepleri dizginlemek yerine vurup kırmak daha kolay, ikinci bir şans ile sorunlar sanki çözülecekmiş gibi... ama işler ilişkiler duygular arap saçına döner, hele bir de çocuk varsa...
  Osman         - Londra 18 Ağustos 2009, Salı 13:29 
Kim kimi aldatiyor? Evli
karilar mi? evli erkekler mi? Televizyonda paparaziye bakacak olursak bizim karilar daha iddiali.
  GENCAY         - girne 18 Ağustos 2009, Salı 13:28 
ERKEK COK BOSAYIN HANIMLAR
  ismi lazim degil         - yeri hic lazim degil 17 Ağustos 2009, Pazartesi 22:58 
lefkosadan guzelyurta girneden magosaya kadar ulke genelinde kac tane gece kulubu var acaba sayaniniz var mi?ben saymadim bilmiyorum ama sayilari azimsanmiyacak kadar cok...farkina vardigim tek sey var o da hergecen gun yanlarina bir yenilerinin eklendigi.simdi soruyorum bunlara ragbet olmasa bu gece kulupleri mantar gibi cogalir miydi?ne yazik ki devlet bunlari sinirlama altina almiyor,cogalmalarina da kimsenin dur dedigi yok.yetkililer bu konuda uyuyor galiba...kktc aile yapisi cokmek uzere bu kuran kurslarindan daha mi onemsiz kimse sokaga dokulup bangir bangir bagirmiyor hani nerdeler sendikalar sivil toplum orgutleri?bu konuda herkes basta devletin yetkilileri,bilim adamlarimiz profesorler,docentler,doktorlar kadin erkek hepimiz uzerimize duseni yapmaliyiz.suclu erkek mi kadin mi tartismanin bir anlami yok suclu aramayi birakalim sucun nedenlerini arastiralim.hepimizin bu konuda eksikleri vardir suphesiz.halki bilinclendirme konusunda ozellikle psikologlarimiza ve diger bu konuda soz sahibi kisilere onemli sorumluluklar dusmekte.bir an evvel ulke genelinde bu konuda seminerler duzenlenmesi gerekir
  şagalli         - gy 17 Ağustos 2009, Pazartesi 22:54 
şimdi kıbrısda rus kadınları da var ,yani adamlarınızı tutmak için biraz rekabete açık olun bayanlar ,kendinizi yenileyin,biraz süslenin bir filimdeda siz oynayın ,yani adamlar rus kadınlarına para harcıyor sa neden size harcamıyor
  Hasan BASRI         - MAGOSA 17 Ağustos 2009, Pazartesi 22:53 
Pembe hanim anlasilan sizin diliniz kotu yanmis ama yineda sizin icin cok kotumser olmaycam belkide meselenizde siz haklisiniz.Yalniz gercek olan birsey var ki her erkegin gozu disardadir yalniz bunu aldatir manasinda algilamayiniz lutfen ve emin olmadiktan sonra bunu sorun etmeyin cunku haksiz yere sorun cikarmaniz ters tepki verebilir.Saygilar HASAN
  Mehmet LULUMBA         - MAGOSA 17 Ağustos 2009, Pazartesi 22:52 
Iyi ki bu yasalar bizim zamanimizda boyle degildi.Yoksa bizida karilarimiz don gomlek birakacakti.Bizda bu topraklarda dogduk buyuduk oluyoruk.Bir yastiga elli sene bas koyduk,hic mi kavga etmedik hic mi kizip evden kacmadik veya nebileyim iste herkes gibi bizda bir omur boyu birlikte yasamasini bildik.Demek ki simdiki zamanda yanlis ve eksik olan birseyler var.Bunu bulup da duzeltmek devlet buyuklerine duser artik uyansinlar.
  PEMBE         - GÜZELYURT 17 Ağustos 2009, Pazartesi 17:01 
HASAN VE ALİ BEYLER,KADIN EVİNE DE BAKSA HİZMETTE KUSUR DA YAPMASA YİNE ERKEK MİLLETİNİN GÖZÜ DIŞARDADIR.İKİ KERE İKİ DÖRT EDER .NOT. BU HER ERKEK İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİR.YAPANLAR UTANSIN..........
  ayse         - londra 17 Ağustos 2009, Pazartesi 02:25 
uzun uzun yazip yormadan..hatayi yapan sonucuna katlanmasinida bilsin kadin veya erkek farketmez hata hatadir
  Hasan Basri         - Lefkosa 16 Ağustos 2009, Pazar 18:33 
Sayin PEMBE Hanim siz saniyormusunuz ki birini saliver otekini al bu ise cozum getirecek.Sen ilk once ev ici huzur ve mutlulugu sagla da gor bakalim o erkek baska kumese tavuk gagalamaya gidermi.
  Er Magdur         - Tuzla 16 Ağustos 2009, Pazar 18:33 
Bu yasalar bu sekilde kalirsa ve her bosanan cift buna guzel bir ornek olursa.Bence yuzde yetmis seneye yuzde seksen bes olur ve toplumda aile birligi diye birsey kalmaz.Bunu durdurmak icin yetkilileri uyariyor ve goreve davet ediyoruz.
  Garip         - magosa 16 Ağustos 2009, Pazar 18:33 
Yasalardan faydalanan hanimlar.O yuzden daha isyankar oluyorlar.Sonra minareye kilif bulmak kolay oluyor.Yok kocam beni darp ediyor. Yok kocam bana ve cocuguma bakmiyor.Yok kocam natasalarda.Hade gecin bunlari da butun gun dirdirlanmayi birakin.Unutmayin ki hayat musterektir.Almak istiyorsan vermeyi da bilmen gerek.
  baYaN - bir varandas         - lefkosa 16 Ağustos 2009, Pazar 18:31 
bence bizim ulke bir bayan olarak ben erkeklerin bu konuda hakliligi oldugunu dusunurum cok serbest yetisiyoruz. kimi zaman bazi seyleri basimiza geldigden sora anlarik. oda bizler icin gec olr. isde
  Halil Sahin         - Magusa 16 Ağustos 2009, Pazar 18:26 
MUTLAKA OKUYUN.Gazetedeki makaleyi okuyunca sasirmadim.Yalniz tumunu okuyunca cok sasirdim hatta yorumlari okuyunca sok oldum cunku bekledigim ve aradigim neden ve sebebi bulamadim. Bu kadar yazinin icinde kadinlarin dava acmakta gecmis yillara gore neden artisda ve cogunlukta oldugunu ozaman bilmeyenlere ben yaziyor ve soyluyorum.Bunun tek ve oz sebebi su anki yasalarin ve polisin kadinlari korumasidir.Baska hicbir sebebi yoktur.Umarim bunu ilgili makamlar da artik farkeder ve geregi yapilir.Diger yorumcu arkadaslara mesajim,hicbir erkek mutlu oldugu ortami birakip da baska yerde mutluluk aramaz.Bunu risk edemez.Onun icin sevgili ev hanimlari bunlari ve benzer yalanlari bahane edip aile birligini yikmaktansa dort eliyle yuvasinin mutluluguna sarilsin.Anne ve babalarini ornek alsin bence pisman olmazlar cunku insan cogu seyin kiymetini kaybedinca anlarmis.SEVGILERLE HALIL SAHIN.
  Cemal         - Lefkosa 16 Ağustos 2009, Pazar 18:24 
Kadinlar artik eskisi gibi kara kaderim diye oturup ah vah etmiyor. Adam cizmeyi asinca kapiyi gosteriyor. Bu cesareti de ekonomik gucte buluyor. \'\'GUC \'\'herseyi yaptiran o degil mi?
  Osman         - Londra 16 Ağustos 2009, Pazar 18:24 
\'\'50 ways to leave your lover \'\'sarkisi ne diyor?. Ayrilmak istiyen icin sebep cok diyor. Bence onemli olan cesaret. Kadinlar artik eskisi gibi pisirik degil. ne istedigini biliyor. bulamayinca da yeni arayislara giriyor.
  Halil ŞAHİN         - Mağusa 16 Ağustos 2009, Pazar 18:21 
Makaleyi okuyunca şaşırmadım yalnız tümünü okuyunca çok şaşırdım hatta yorumları okuyunca şok oldum çünkü beklediğim ve aradığım teşhisi bulamadım.Bu kadar yazının içinde kadınların dava açmakta geçmiş yıllara göre neden artışta ve çoğunlukta olduğunu ozaman bilmeyenlere ben yazıyor ve söylüyorum.Bunun tek ve öz sebebi şu anki yasaların ve polisin kadınları korumasıdır.Başka hiçbir sebebi yoktur.Umarım bunu ilgili makamlar da artık farkeder ve gereği yapılır.Diğer yorumcu arkadaşlara mesajım hiçbir erkek mutlu olduğu ortamı bırakıp da başka yerde mutluluk aramaz bunu risk edemez.Onun için sevgili ev hanımları bunları ve benzer yalanları bahane edip aile birliğini yıkmaktansa dört eliyle yuvasının mutluluğuna sarılsın.Anne babalarını örnek alsın, bence pişman olmaz. iNSAN ÇOĞU ŞEYİN KIYMETİNİ KAYBEDİNCA ANLARMIŞ.SEVGİLER HALİL ŞAHİN.
  Manukyandan Tavsiyeler Kitabindan         - Istanbul 16 Ağustos 2009, Pazar 18:08 
Ne evlenirsiniz madem bosanacaksiniz hem bu zamanda evlenilirmi her sey paraya dayali bence parasi olmayan evlenmemeli evlenmeyin hele cocuk yapmayin sonunda olan cocuklara oluyor.
  ahmet kurak         - girne 16 Ağustos 2009, Pazar 18:07 
Geçmişe dönüş yok artık.Maalesef! Erkek egemenliği bitti!Zaman sana uymaz sen zamana uyacaksın. Üçüncü milenyum kadınların milenyumu olacaktı; bu öyle görünüyordu;öyle de oldu. Artık hanımlar doğadaki gibi eşleşmek istedikleri ile eşleşip çinli, türk, alman vs çocuklara sahip olabilecekler. Ama yarın değil gidiş ona doğru. Kadınlar artık kabuğunu kırdı. Herşey artık bu yeni eksende dönecek beğensek de beğenmesek de. Devlete düşen bu çocuklara maddi ve manevi desteği yasalarla düzenlemek olacaktır.
  ayhan         - girne 16 Ağustos 2009, Pazar 18:05 
sadece cocuk dogurmak icin evlenip evlenirken bosanmayi planlayan kadinlarida ekleyelim bu yuzde yetmislik gurubun icine lutfen , duyanda bosananlarin hepsi gece kluplerinde sanir , alakasi yok , kadin evlenirken erkek degisecek sanir ama degismez erkek evlenirkende kadin degismeyecek hic sanir oysa kadin degisir , ve ekonomik ozgurlukte varsa o is fazla surmez
  bana ne         - bana ne 16 Ağustos 2009, Pazar 16:51 
yes be kime ne diye yazan hemen olaya dini soktun helal , dogrudur senin dininde dedigi gibi 4 tane kari alsak bu natasa olayida ortadan kalkacak , o yuzden sana tamamen katiliyorum .
  ali erzin can         - akçay 16 Ağustos 2009, Pazar 16:50 
ben ettim sen etme;
sakın bana yol verme
pem. be.
  Kime ne         - Kime ne 15 Ağustos 2009, Cumartesi 14:45 
Ben sosyologlarimizin bunu dinle ilgili olarak arastirmasini isterdim. Merak ettigim eskiden insanlardaki dine baglilik acaba etki ediyor muydu bu evliliklerin devamina katki koyuyor muydu? Insanlar ozellikle kadinlar daha mi cok dayaniyordu bazi seylere mutsuz bile olsalar? Yoksa acaba erkekler mi daha degisik davraniyordu? Yoksa hersey ayniydi de sadece dini ve kulturel sebepler yuzunden mi insanlar ayrilmiyorlardi? Ayrilmak mi kolaylasti ve kabul gorur oldu da insanlar daha fazla ayriliyorlar. Bence bu konuda arastirma yapilabilir.
  pembe         - güzelyurt 15 Ağustos 2009, Cumartesi 14:44 
VALLAHİ NEDENİ BELLİ DEĞİLMİ SADAKARSİZLİK.ÖMÜRBOYU ÇEKİLİRMİ BU TİP ERKER.YOLVER GİTSİN.........
  Ozlem         - Guzelyurt 15 Ağustos 2009, Cumartesi 14:43 
Her ne kadar bazilarimiz kabul etmese de bosanmalarin ardinda yatan ana neden erkeklerin gece hayati...Ne yazik ki evli erkeklerin bir cogu esini, ailesini, cocuklarini hice sayarak bu yollara sapmayi tercih etmektedir.Bu da tabi olarak duygusal acidan yipranmalara, esler arasi diyalogun, sevgi ve muhabbetin yok olmasina neden olmakta... Cebe giren maasin bir kismi bu amacla harcandigi icin, aile ici gerekli harcamalar kisitlanmakta, bu da esler arasinda catismayi, kavgayi beraberinde getirmektedir.Dolayisiyla aradaki duygusal bag da zayifladigi icin, is siddetli gecimsizlige donusmekte sonuc olarak nikah masasinda baslayan mutlu beraberlik ,kisa zamanda mahkeme salonlarinda son bulmaktadir.
Aile toplumun en kucuk birimi, fakat en onemli yapitasidir. Bosanma oranlarindaki bu artisin toplumumuz acisindan hayra dogru bir gidisat olmadigi kesin.Cunku saglam bir toplumsal yapi ancak saglikli bir aile yapisiyla mumkundur.Sayin Faiz, geleneksel aile yapisina donulmeyecegini,bosanma oranlarinin da asagiya dusmeyecegini belirtmis.Aslinda bu sozlerden bir nevi durumun giderek artacagini anliyoruz yani toplumsal yikilmaya, daha dogrusu felakete dogru bir yolculuk…Bence sonuc adina cozum uretilecegine bir an evvel yasanan surec adina cozum uretmek gerekmektedir.Eger insanlar evlenip bosanacaksa bunda cocuklarin sucu ne?..Asil onemli olan aile yapisini guclendirecek tedbirler alinmali, ailenin onemi ve saglikli bir beraberligi, bir omur surdurmenin yollari anlatilmali. Bu yonde gerek sosyolog, gerek psikolog gerekse din gorevlileri konferans ve paneller duzenleyerek , halkimizi bir an evvel bilinclendirmeleri gerekmektedir.
  cemal1967         - londra 15 Ağustos 2009, Cumartesi 14:38 
nedeni ne acaba?
1)kadin haklari kibrista isler gartik
2)internette cep telefonlarinda gizli asklar
3)kibristaki natasalar
4)kumar icki
5)zenginlik veya fakirlik
ama fazla nedenleri ise yasanan gizli asklar kadin veya adam
  vatandas         - lefkosa 15 Ağustos 2009, Cumartesi 14:38 
tabi ki kadinlar daha cok dava acacak cunku erkeklerin cogu natasalara gider ve de bunu ogrenen kadinlar da solugu mahkemede alir siddetli gecimsizlik hep hikayadir. gercek sebep budur.


© 2003 - 2010 Kıbrıs Gazetesi
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.
Kıbrıs Gazetesi harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
Gazete Otomasyonu
Technology by:
                     
D��ar�ya link Last Digital