Kibris Gazetesi
Sağlık Bakanı olmasını isterim
Eşi Mustafa Emiroğluları’nı çok seven ve ona çok güvenen Peril Hanım’ın arzusu:
   Salı 08:46
   2 Mart 2010
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Peril Emiroğluları, eşi TDP Gazimağusa Milletvekili Mustafa Emiroğluları ile üniversite yıllarında tanıştı...1992’de nişanlandı, 1994’te de evlendi. “Mustafa ile hiç ayrılmadık” diyen Peril Hanım, bu mutlu evliliklerinden Ezgi ve İzem isimli iki kız çocuğunu dünyaya getirdi. Eşimin motivasyonunun çok yüksek olduğunu, bilgi ve tecrübesine çok güvendiğini belirten Peril Hanım “fırsatı yakalaması halinde Sağlık Bakanı olmasını istiyorum”dedi.


Sedef BOŞNAK
 
   Hidayet ve Memetali Sözgen’in kızı olarak 25 Ekim 1971’de Larnaka’ya bağlı Vuda’da (Akova) doğdu. Hayatının ilk üç yılını burada geçirdi ve 1974’te ailesiyle birlikte kuzeye göç ederek, Akova köyüne yerleşti.
   Babası Mehmetali Bey, Larnaka’da terzilik yaparak ailesinin geçimini sağlıyordu, o yıllarda…İkiz kardeşi Sami ve ağabeyi Şeren Sözgen ile güzel bir çocukluk dönemi geçirdi.  
   Çocukluğunda en çok düğünlere gitmekten keyif alıyor, düğünleri eğlence olarak görüyordu. Ama onun için Pile’deki düğünlerin keyfi bir başkaydı.
   Pile düğünlerinde, kendisini İngiltere’den Kıbrıs’a tatile gelmiş biri olarak tanıtıp, yabancılarla İngilizce konuşmayı çok seviyordu.
   1974 sonrasında Kıbrıs’ta yaşanan olaylar onları da yıprattı ve maddi sıkıntı yaşamaya başladılar.
   “Babam bizi sıkıntılara rağmen en iyi şekilde büyüttü. İnsanlar bir anda evsiz, yersiz kalmış, toplumda adaptasyon zorluğu vardı. Tüm bunlara rağmen, arkadaş ortamımız çok çok iyiydi. Renkli bir ortamımız vardı. Samimi ve çıkarsız ilişkilerimiz vardı. Herkes çok içtendi” dedi ve o yıllara duyduğu özlemi anlattı.
   Akrabaları ve aile dostlarıyla kebap muhabbetlerini, bir de okul sonrası hava kararana kadar oynadığı oyunları unutamıyor. 
   İlk ve orta eğitiminden sonra 1988 yılında İzmir’de İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü okudu ve orada eşiyle tanıştı. Eşi, ağabeyinin İzmir’de ev arkadaşıydı, orada arkadaşlıkları ilerledi ve beraberlikleri 1990 yılında başladı. O günden beri hiç ayrılmadılar ve 1992’de nişan olup, 1994’te evlendiler.
   1996’da eşiyle birlikte Kıbrıs’a döndü ve Mağusa’ya yerleşti. O yıllarda kimseyi tanımadığı ve eşi askerde olduğundan zor günler geçirdi.
   Eşinin askerden dönmesiyle onun için güzel günler başlamıştı. 1998 yılında ilk kızları Ezgi, 2000’de ise İzem isimli kızları dünyaya geldi. “Evimizin mutluluğu iki kat arttı” diyen bu kişi, Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gazimağusa Milletvekili Mustafa Emiroğluları’nın eşi Peril Emiroğluları’dır.

Kolayca kilo alabiliyor

   Hızlı kilo alan bir yapıya sahip olduğundan sürekli diyet yapan Peril Hanım, “Sürekli diyet yapmak zorundayım, yapmazsam aşırı kilo alırım. Doktor kontrolüne giremem, daha çok yerim. Kimseyi dinlemem, baskı altına giremem. Kendimi kontrol etmeye çalışırım. Yıllardır ayni bedende gidiyorum. Evde yemek yemekten keyif alırım, fast food türü yiyeceklerden hoşlanmam” diyerek, kendini anlattı.
   Spor ve şık tarzda kıyafetleri tercih eden Peril Hanım, yazı yazmayı da çok seviyor, ancak uzun zamandır, vakit bulup bir şeyler karalayamamaktan da yakınıyor.
   Düz yazı ve şiir türü yazıları tercih eden Peril Hanım, ayrıca, kitap okumayı da en büyük tutkusu olarak tanımlıyor. Hıfzı Topuz’un Kara Çığlığı isimli kitabını yeni bitiren Peril hanım, şimdi, Can Dündar’ın Erdal İnönü’nün hayatını anlatan Anka Kuşu isimli kitabını okuyor.
   Arabesk hariç tüm dünya müziklerinden zevk alan, Latin müziklerine ilgi duyan Peril Hanım, tavernada özellikle Rum müziği dinlemekten keyif alıyor.
   Mustafa Emiroğluları’nın eşi Peril Emiroğluları, acısıyla tatlısıyla bugüne kadar yaşadıklarını KIBRIS’a anlattı.

Çok ağlamıştım

   Çocukken, ilk üzüntüyü Güney’den, Kuzey’e geçerken yaşamış Peril Hanım. Göç anısını şöyle anlatıyor:
    “1974 sonrası Vuda’dan Kuzey’e geçerken, 3 yaşındaydım. Elimde koskocaman bir bebek vardı… Askerler tarafından kontrol için durdurulduğumda, bebeğimin alınacağını zannedip çok ağlamıştım. Annem yemek tenceresini üzerinde bırakmışken bana bebeğimi almış. Bebek benim boyumdaydı, sıkıca onu taşıyordum.”
   Henüz 9 yaşında iken halası ve eniştesini bir bayram günü trafik kazasında kaybetmiş, Peril Emiroğluları. Acı olay, tüm ailede ve özellikle babasında büyük bir iz bırakmış. Acı olayı şöyle anlatıyor:
   “Ben teyzemdeydim, yeğenim telaşla babamları sordu. Babamlar Çayönü’ne gitmişti. Ulaşmak zordu. Kaza anında ölmüşlerdi,  ne olduğunu saatler sonra öğrendim. Babam uzun bir süre hayattan koptu. Tek kız kardeşini ve eniştesini kaybetmişti. O dönemlerde küçücük aklımla bir çok şeyi sorguladığımı hatırlıyorum. Allah neden kötü insanları değil de iyi insanları yanına alıyor diye isyan ettiğim günleri dahi hatırlıyorum.”
 
Öğrencilerim, beni dinler
 
   Eğitim hayatında Akova İlkokulu’nda başlayan Peril hanım, ilköğretimde gösterdiği başarıyı Bekirpaşa Lisesi’nde de devam ettirdi.
   1988’de İzmir’e giderek İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü okuyan Peril hanım 1996’da Türkiye’den Kıbrıs’a dönerek, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Hazırlık Bölümü’nde öğrencilere İngilizce eğitimi vermeye başladı.
   2002’den sonra DAÜ’nün Hukuk Fakültesi’nde öğretmenliğe başlayan Peril hanım, halen bu görevini sürdürüyor.
   “Öğrencilerim, beni dinler. Hiç zor değil. Arkadaşlarım tarafından da dinlenen bir insanım halen de dinleniyorum. Onlar tarafından sayıldığımı düşünüyorum” diyerek, şunları söylüyor:
   “Üniversite ortamını herkes gözünde çok büyütür. Derler ki, nasıl baş ediyorsun? Gerçekten hiç zor değil. İnsanın kendisinde kontrol varsa vardır. İlkokulda, gösterdiğim başarıdan ötürü öğretmenin bana bir şans vermişti. Başardığım dersi, tek başıma sınıfa anlatacaktım. Büyük bir haz duymuştum, çok keyifliydi. Yani öğretmenlik deneyimini ilk 8 yaşında yaşamıştım. O yaşta bu işi yapabileceğimi gördüydüm galiba. İnsanın kendisinde olan bir şeydir bu. Kendisini dinletebilmek. Dinlenilen bir insanım. Öğrencilerim birazcık beni sert bulur. Kurallı ve otoriter bir hoca olarak görülürüm. Ama onlar benim içimdeki yüreğin nasıl olduğunu bilir. Ancak sınıftaki otoritemi koruyorum. Saygılıdırlar. Sınıfı idare etmek gibi bir problemim yok.”

Hiç ayrılmadık

   Eşi Mustafa Emiroğluları’nın, ağabeyi Şeren Sözgen’in İzmir’de ev arkadaşı olduğunu dile getiren Peril Emiroğluları, Mustafa Bey’le aralarındaki aşkın 1990 yılında başladığını dile getiriyor.
   O yıllarda, halasının oğlu Sami Özuslu, abisinin eşi Bingül Sözgen’i, üniversite yıllarındaki ev arkadaşı Tezcan Göray Zorlu, Fatoş Özuslu’nun çok yakın arkadaşları olduğunu ve onlarla halen görüştüğünü anlatıyor.
   “Mustafa’yla hiç ayrılmadık” diyen Peril Hanım, şöyle devam ediyor:
   “Abim Şeren Sözgen’in ev arkadaşıydı. Birlikte olmaya ben ikinci sınıfken, yani 1990 yılında başladık. Ve hiç ayrılmadık. 1992’de nişan olduk, 1994’de düğün yaptık. Üniversite Temsilciler Konseyi’nde (ÜTK), 4 yıl boyunca faal rol üstlendim. Mustafa ile bu konsey çalışmalarında hep birlikteydik. Konsey çatısı altındaki tüm etkinliklerde beraberdik. Mustafa ile bu çatı altında buluşmak, sanırım ilişkiyi en güçlendiren nokta oldu. Birbirimizi çok iyi tanıdık, birbirimize kenetlendik. Gururla söyleyeceğim, Alsancak’ta bira içip keyif yapmadık ama öğrenciyken, barış için çok ateş yaktık. ÜTK’nın çalışmalarında hep el eleydik. İzmir’de 1996’ya kadar hep birlikteydik, hep ikimizdik. Daha sonra Kıbrıs’a geldik. İkimiz de başarılı bir öğrenciydik. Mustafa, İzmir’de Atatürk Devlet Hastanesi’nde uzmanlık yaptı. Daha sonra Kıbrıs’a geldik. Yöntem Tıp Laboratuvarı’nı açtık. Daha sonra, askere gitti. İzmir’den gelince zor günler yaşadım. Kimseyi tanımıyordum. Çevremden çok koptuğumu fark ettim.  Mustafa askere gitmişti. Mağusa’ya yerleşmiştim. Üniversitede çalışmaya başlamıştım. Zor bir yıldı… 1998’den sonra Mustafa askerden geldi. Daha sonra 1998’de hamile oldum. Kızım, Ezgi aramıza katıldı, arkasından 2000 yılında kızım İzem geldi. 2004’e kadar oldukça zordu ama çok zevkliydi. O yılları özlerim…”
   Peril Hanım’ın kızları DAÜ İlkokulu’nda eğitim görüyor. Ezgi son sınıf, İzem’de 4’üncü sınıfa gidiyor. Peril hanım, çocuklarının sosyal faaliyetlere katılması içinse elinden gelen çabayı gösteriyor.

Mustafa her şeye hâkimdir

   Peril Emiroğluları, sağ partinin ezici bir kuvvetle başa geldiği dönemde eşinin siyasete atılıp, mecliste milletvekili olarak mücadele etmesinden büyük gurur ve mutluluk duyduğunu belirterek şöyle diyor:
   “Mustafa muhalefet yapmaya çalışır. Bu da ona büyük yüktür. Sürekli okuyor, araştırıyor. Bence bu süreç zor bir süreç… Kimi zaman uykusundan fedakârlık ediyor. Kendimce ona yardımcı olmaya çalışıyorum. Mustafa teknolojiyi çok kullanmayı tercih etmez. Bazı şeyleri tartışabiliyoruz. Özellikle eğitim konusunda zaman zaman fikrimi istiyor. Kolej sınavlarıyla ilgili bir proje hazırlayacağım. Bir de çocukların tüm sorumlulukları benim üzerimde. Ancak Mustafa dışarıda olmasına rağmen her şeye hâkimdir. Telefonda her şeyi takip eder.”
Sağlık Bakanı olmalı

   Mustafa beyin gerek uzmanlık alanında gerekse milletvekili olarak Kıbrıs’a büyük katkı sağladığına vurgu yapan Peril Emiroğluları, eşiyle ilgili düşüncelerini şöyle anlatıyor:
   “Eşime çok saygı duyuyorum. Arzu ederdim ki, kendi görüşüne yakın olan insanların olduğu hükümette çok daha güçlü bir pozisyonda milletvekilliği yapmasını isterdim. Karar alma mekanizmalarının içerisinde olmasını isterdim. Bu kadar güzel çalışan bir beynin bence çok daha büyük bir katkısı olabilirdi, memleketteki birtakım sorunların aşılmasında. Ama, Mustafa milletvekili olarak, gerçekten uğraş gösterip, tüm komitelerde gözlemcidir. Motivasyonu çok yüksektir. Eşimin, eğer fırsat yakalayabilirse, Sağlık Bakanı olmasını isterim.  Bu alandaki bilgi ve tecrübesine çok güvenirim. Bu alandaki sorunları gidereceğine inanıyorum.
   Kıbrısl Türklerin kendi kendilerini yönetmelerinden yana olduğunu söyleyen Peril Hanım, Kıbrıs sorunu ve ekonomik sorunlara ilişkin görüşlerini se şöyle anlatıyor:
   “Biz Kıbrıslıların bulunduğumuz siyasi ortamı hak ettiğimize inanmıyorum. Kıbrıs’ın coğrafyası da bunu hak etmiyor. Hayal ettiğim Kıbrıs, bağımsız bir ülkedir. Yönetenlerin, başkaları tarafından etkilenmeden görevini sürdürdüğü bir ülke hayal ediyorum. Ben bunun için çok mücadele ettim. Ailecek böyle düşünüyoruz. Emperyalizme karşıyım, kimsenin sömürülmesini istemiyorum. Beyinlerin sömürülmesini istemiyorum. Kendi kararlarımızı alabilmeliydik diye düşünüyorum. Gelecek için de bunun olmasını istiyorum.
Kıbrıs kendi ekonomisini besleyecek mekanizmaları kendi yaratmalıdır. Gerek iş imkânları olsun gerekse yatırımcılar olsun desteklenmeli. Küçük işletmeler desteklenmeli. Prensiplerimiz olursa, hatta bunu kendi içimizde başarabilirsek, her şeyin daha iyiye gideceğine inanıyorum. Kendi irademizi kendimiz ortaya koymalıyız. Başka türlü ilerleyeceğimize inanmıyorum. Çözüm olmazsa ne olacağını düşünmek istemiyorum. Olmazsa, yaşadığımız ortamın uzantısı olacağını, hatta her şeyin daha kötüye gideceğini düşünüyorum. Bence Kıbrıs sorununun çözümü kaçınılmazdır. Çözüm olmazsa çok daha kötü şartlarda yaşayacağız. Bitti dendiği noktada bence, halk sokağa dökülmeli ve savaş açmalı bence. Referandumda Kıbrıs’ta barış olmasını istediğimizi herkese gösterdik…”

Yarın: Şermin Tokel

Diğer haberleri
31 Temmuz 2010, Cumartesi   10:02   Londra’ya dönüş yolu açıldı
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:59   Kıskançlık cinayeti
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:55   Gazimağusa’da şok eden ölüm
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:53   Adana’ya uçamadılar Girne turu yaptılar
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:51   Gölgede 43 derece
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:49   Et skandalıyla ilgili tahkikat sürüyor
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:48   Süher Bozalanlar gözyaşları arasında toprağa verildi
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:43   “İhmali olanları tespit ettik”
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:42   Kefil bulamadılar
31 Temmuz 2010, Cumartesi   09:41   Zeki Çeler’e yazık ettiler
   527 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


© 2003 - 2010 Kıbrıs Gazetesi
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.
Kıbrıs Gazetesi harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
Gazete Otomasyonu
Technology by:
                     
D��ar�ya link Last Digital