Emre DİNER
Lapta Huzurevi, Yaşlılar Haftası nedeniyle ziyaretçi akınına uğradı. Huzurevinde kalan yaşlılar, ziyaretler sırasında düzenlenen etkinliklerle, yalnız yaşamaktan duydukları sıkıntılarını unuttu. Çeşitli kurum ve kuruluşlardan gelen konuklarını yeni elbiseleriyle karşılayan yaşlıların heyecanı gözlerinden okunuyordu. KIBRIS’a konuşan huzurevi sakinleri, kendilerine verilen hizmetten memnun olduklarını, istedikleri tek şeyin ilgi olduğunu söylediler.
Ne dediler?
Şükriye Erden
“Doğum tarihimi bilmiyorum. Baf’ta doğdum. 20 yıldır Lapta Huzurevi’nde kalıyorum. Bir kız ve bir oğlum var. Çocuklarımdan yalnızca kızım okudu. Erkek olan oğlum ortaokulda okulu bıraktı. Ben onun okumasını çok isterdim. Ama olmadı. Annemden kalma bir evim vardı. Erkek oğlum evi kendi üzerine almak için beni evden attı. Kızımın yanında kaldım. Daha sonra huzurevine gelmeyi istedim. Çocuklarımı öksüz büyüttüm. Eşimi genç yaşta kaybettim. Buraya yeni gelen Muzaffer Erden Bey, beni çok istedi. Ben pek yanaşmadım. Daha sonra huzurevi olarak Türkiye’ye geziye gittik. Türkiye’de iken ısrarla beni istediğini söyledi. Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı bize Türkiye’de yüzük taktı. Muzaffer amcanla gayet mutluyuz şimdi. Yalnızca çocuklarımı özlüyorum. Bazı zamanlar gözlerim kapıda kalıyor. Ayda bir gelseler bile onları çok özlüyorum. Yaşlılık gerçekten yalnızlık demektir. İyi ki, burası var. Burada en azından arkadaşın. dostun var. Onlarla sohbet ediyoruz, TV izliyoruz. Vaktimizi çoğu kez böyle geçiriyoruz. Huzurevinin hizmetlerinden son derece memnunum. Her dediğimiz yapılıyor. Buradan çocuklarıma bir şeyler söylüyorum. Birkaç saatliğine onları yanımda görmek istiyorum.”
Burhan Özbaş
Üç gün önce ailevi sorunlar yüzünden Londra’dan ülkeme geldim. Bütün sorunlarımı bir kenara bırakarak Lapta Huzurevi’nde yaşama kararı aldım. Buradan son derece memnunum. Yeni arkadaşlar edindim. Her ne kadar buradaki insanlar itilmiş, kakılmış gibi görünse yaşam burada daha güzel devam ediyor. Ailevi sorunlarıma rağmen burada yaşamaktan son derece mutluyum… Denize yakın, sabahları deniz havası alıyorum. Akşamları da yeni edindiğim arkadaşlarımla konuşarak zaman geçiriyorum. Ailemi özlüyorum. Kırılmış vazo tekrar yapışana kadar buradayım. Gençlerimize buradan mesaj yollamak istiyorum. Her ne olursa olsun, size emek veren insanlara sonsuz saygınızı göstermekten vazgeçmeyin.
Şevkiye Delicerman
1920 yılında Lefkoşa’da doğdum. 5 erkek evladım var. Birisini geçtiğimiz senelerde kaybettim. Büyük oğlum da savaş zamanında şehit oldu. Huzurevi’ne 77 yaşında geldim. Şu an yaşım 90’dır. Eski yaşadığım güzel günleri ve ölümü özledim. Buradan çok memnunum. Bazı zamanlar yaşlılığın verdiği olaylarla karşılaşmak zor olsa da, mutluyum. Arkadaşlarımla konuşuyorum, Ezel dizisini izliyorum. Vaktimin çoğu böyle geçiyor. Bazı zaman da uzaklara dalıyor, ölüme kavuşmayı bekliyorum. Huzurevi görevlilerine teşekkür etmek istiyorum. Hepsi bize çok iyi bakıyorlar.
|