Hasan ÇAĞDA Lefkoşa’da 7 Temmuz gecesi Sinan Uçardoğan ve Ferhat Uçardoğan’a düzenlenen silahlı saldırı olayıyla ilgili olarak gözaltına alınan Harun Çiftçi ve Ercüment Kondosoğlu, teminat duruşması için dün mahkemeye çıkarıldı. Lefkoşa Kaza Mahkemesi Yargıcı Bertan Özerdağ’ın huzurunda gerçekleşen duruşmada zanlı Harun Çiftçi ve Ercüment Kondosoğlu’nun yurt dışına çıkışlarının yasaklanması, seyahat ve kimlik belgelerinin polise teslim edilmesi, 100’er bin TL’lik nakdi teminat yatırmaları, haftada iki kez en yakın polis karakoluna ispatı vücut yapmaları ve KKTC vatandaşı muteber 2 kişinin imzalayacağı 100’er bin TL’lik kefalet senedi karşılığında davaları görüşülene dek teminatla serbest kalmalarına karar verildi. Teminat şartlarını yerine getiremeyen zanlılar Harun Çiftçi ve Ercüment Kondosoğlu, Merkezi Cezaevi’ne gönderildi. Mahkemede iddia makamı başsavcılık adına Savcı Ömer Başay hazır bulunurken zanlı Harun Çiftçi’yi avukat İbrahim Özgür ve zanlı Ercüment Kondosoğlu’nu avukat Erdal Öncü temsil etti. Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne bağlı Adli Şube Amirliği’nde görev yapan ve meselenin tahkikat memuru olan Polis Çavuşu Hüseyin Göymen, mahkemede yeminli şahadet vererek olguları aktardı. Hüseyin Göymen, “taammüden adam öldürmeye teşebbüs, adam öldürmeye teşebbüs, ağır yaralama, kanunsuz ateşli silah ithali, tasarruf ve taşıma” suçlarıyla ilgili olarak zanlı Harun Çiftçi ve Ercüment Kondosoğlu aleyhinde başlatılan tahkikatın tamamlandığını söyledi. Zanlı Harun Çiftçi ve Ercüment Kondosoğlu’nun polise verdikleri gönüllü ifadelerinde suçlarını itiraf ettiklerini kaydeden Hüseyin Göymen, zanlıların işlemiş olduğu suçların, ülkede yaygınlık gösteren ve ağır ceza mahkemesinin sorumluluk sahasına giren ciddi suçlar olduğunu vurguladı. Zanlı 1 Harun Çiftçi’nin KKTC vatandaşı olup uzun yıllar İngiltere’de yaşadığı ve burada eşi ve çocukları bulunduğunu ifade eden Göymen, zanlı 2 Ercüment Kondosoğlu’nun İngiliz Egemen Üsler Bölgesi’nde ikamet ettiği ve Dikelya üssünde görev yaptığını belirtti. Zanlı Harun Çiftçi ve Ercüment Kondosoğlu’nun 2010 Haziran ayı içerisinde Beyarmudu bölgesinde KKTC’ye kanunsuz ateşli silah ve patlayıcı madde ithal ettiklerini belirten Hüseyin Göymen, 7 Temmuz 2010 tarihinde saat 23:00 raddelerinde Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi 1. Sokak’ta, Mağusa’da sakin zanlı Harun Çiftçi’nin, Lefkoşa’da sakin Sinan Uçardoğan ve Ferhat Uçardoğan’ı, tasarrufunda kanunsuz olarak bulundurduğu tabanca ile öldürme kastı ile vurarak ciddi şekilde yaraladığını söyledi. Zanlı Harun Çiftçi ve Ercüment Kondosoğlu’nun suçu birlikte tasarlayıp işlediklerini ve bu iş için iki telefon hattı satın aldıklarını tespit ettiklerini kaydeden polis çavuşu Göymen, zanlıların yargılanmaktan kaçma ihtimali olduğunu kaydetti. Olay sonrası Ercüment Kondosoğlu’nun Harun Çiftçi’yi aracıyla alarak birinci derece askeri yasak bölgeyi ihlal edip Beyarmudu köyüne gittiklerini söyleyen Hüseyin Göymen, zanlıların önce Ercüment Kondosoğlu’nun Beyarmudu’ndaki evine, ardından da Larnaka’ya gittiklerini kaydetti. Hüseyin Göymen, zanlıların davaları hazır olana dek her halükarda 3 ayı geçmeyecek süreliğine Merkezi Cezaevi’ne gönderilmelerini talep etti. Müvekkilinin kaçma olasılığı olmadığını belirten zanlı Harun Çiftçi’nin avukatı İbrahim Özgür, müvekkilinin KKTC’de evi, işi ve ailesi olduğunu, İngiltere’den ihraç edilmiş bir kişi olup karısı olduğu söylenen şahsın resmi eşi olmadığını vurguladı. Mağusa’da doğup büyüyen müvekkilinin evli ve çocuklu bir kimse olduğunu dile getiren, zanlı Ercüment Kondosoğlu’nu avukatı Erdal Öncü, zanlının KKTC’de bağı bulunduğunu ve yargılanmaktan kaçmayacağını söyleyerek teminatla serbest kalmalarını talep etti. Erdal Öncü, Ercüment Kondosoğlu ve eşi Nihal Kondosoğlu’nu tanık olarak çağırdı. 15 yıldır evli ve 10 yaşında bir kız çocukları olduğunu, maddi durumlarının iyi olduğunu söyleyen Nihal Kondosoğlu, eşinin yargılanmaktan kaçmayacağını kaydetti. Mahkemede söz alan Ercüment Kondosoğlu da, maddi durumunun iyi olduğunu ve yargılanmaktan kaçmayacağını söyleyerek, Mağusa’daki ailesinin yanında kalabileceği veya gerekirse ev kiralayabileceğini belirtti. İşlenen suçların ciddi ve ülkede yaygınlık gösteren suçlardan olduğunu vurgulayan Savcı Ömer Başay, bu tür suçlarda kamu menfaatinin kişi özgürlüğünün önünde tutulması gerektiğini söyleyerek zanlıların3 ayı geçmeyecek süreliğine Merkezi Cezaevi’ne gönderilmelerini talep etti. Yargıç Bertan Özerdağ, zanlıların yurt dışına çıkışlarının yasaklanması, seyahat ve kimlik belgelerinin polise teslim edilmesi, 100’er bin TL’lik nakdi teminat yatırmaları, haftada iki kez en yakın polis karakoluna ispatı vücut yapmaları ve KKTC vatandaşı muteber 2 kişinin imzalayacağı 100’er bin TL’lik kefalet senedi karşılığında davaları görüşülene dek teminatla serbest kalmalarına karar verdi.
|