KKTC Meclisi’nde Vakıflar İdaresi’ne ait 200 dönüm arazinin yeni kurulan bir vakfa seneliği 100 TL’ye kiralanması tartışılırken, Rum Meclisi, Kıbrıs sorunuyla ilgilenmeye devam etti. Rum Meclisi, Perşembe günü gerçekleştirdiği oturumda, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a iletilmek üzere BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’in güvenilirliğini yitirdiğine ilişkin karar aldı. Rum gazeteleri, manşet ve iç sayfalarından geniş yer verdikleri haberlerinde, oy birliğiyle alınan karar metninde değişiklik yapılarak, Downer’in görevden alınması talebini son anda sözlü olarak sunan DİKO’nun talebinin ise reddedildiğini yazdılar. Haravgi “Meclisten Downer’e Oy Birliğiyle Eleştiriler” başlığı altında verdiği haberinde, Rum Meclisinin Perşembe günü oy birliğiyle aldığı kararla, Downer’in “BM kararlarına uygun davranmadığı için artık güvenilirliğini kaybettiğinin” ifade ettiğini yazdı.
Özel temsilciye sert eleştiri
Downer’in sert bir dille eleştirildiği karara ilişkin metnin hazırlanması aşamasında yoğun bir kulis faaliyeti gerçekleştiğini ve kararın parti temsilcilerinin kısa konuşmalarının ardından oy birliğiyle kabul edildiğini yazan gazete, kabul oylaması öncesinde, son adan DİKO grubunun, Rum Ekologlar ve Çevreciler Hareketi Vekili Yorgos Perdikis’in de desteğini alarak, Downer’in görevden alınması talebini içeren bir düzenlemeyi karara eklemeye çalıştığını belirtti. DİKO ve Perdikis’in bu önerisinin, 16’ya karşı 22 oyla reddedildiğini ifade eden gazete, öneriye AKEL milletvekilleri ile DİSİ’den beş milletvekilinin ret yanıtı verdiğini yazdı. Bu oylamanın ardından Downer’i sert bir şekilde eleştiren karar kabul edildi.
Türk tarafı suçlandı
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a yönelik alınan karar metninde; doğrudan müzakerelerde ilerleme sağlanamamasının sebebinin, ileri sürdükleri “Türk tarafının uzlaşmaz tutumu” olduğu, Kıbrıs sorununun Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını üstlenmesiyle ilişkilendirilerek, sıkı takvimler empoze edilmek suretiyle bitirilmek istendiği ifadeleri yer aldı. Downer’in, “AB dönem başkanlığının Kıbrıslı Rumlar tarafından devralınacağı ve müzakere sürecinin dönem başkanlığı devralınmadan tamamlanması gerektiği” şeklindeki sözlerinin kabul edilemez olduğu ve bu sözlerin, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin altını oyma” anlamı taşıdığı iddia edilen kararda, Downer’in bu sözlerinin, daha öncesindeki “taraflı ve tehlikeli müdahaleci açıklamalarına” eklendiği savunuldu. Kıbrıs sorununa uluslararası ve Avrupa hukukuna, özellikle de BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun bir çözüm bulunmasının desteklendiği, kalıcı ve fonksiyonel bir çözümün garantisinin, sıkı takvimler ve hakemlik olmaksızın, iki tarafın uzlaşısı sonucunda varılacak bir anlaşmayla sağlanabileceği iddia edilen kararda, ileri sürülen “Türkiye’nin B Planına” da değinildi.
Açıklamaları zararlıymış!
Kararda; “Türkiye’nin Kıbrıs’ta iki devlet esasına dayanan B Planı ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB Dönem Başkanlığı sırasında AB ile ilişkilerini donduracağı tehdidinin, Güvenlik Konseyi’nin belirlediği koşullar oluşmadan çoklu konferans takvimi belirlenmesi amacıyla baskı oluşturmayı hedeflediği” öne sürüldü ve bu kınandı. “Downer’in taraflı ve zararlı açıklamalarının; BM Tüzüğü ve kararlarının dışına çıktığı, BM Genel Sekreterini ortada bıraktığı ve çözüm sürecini zorlaştırdığı” iddia edilen kararda, “Özel Temsilcilik makamının güvenilirliğinin yeniden sağlanmasının acil olduğu ve bunun Genel Sekreterin sorumluluğunda bulunduğu” öne sürüldü.
|