|
|
http://www.kibrisgazetesi.com/index.php/cat/2/news/65447/PageName/Ic_Haberler
Lüzinyanlardan beri var olan bir köy: Taşpınar (Angolem)
Sonraları, Türkçe isimler verilirken köylerimize, bu köyün adını da Taşpınar yaptık... Kıbrıs'ta "havacılıkla" ilgili esprilere de konu olan Angolem, nüfusunun çok büyük bölümü "köy dışında" yaşam süren, tarihi Lüzinyanlara dayanan eski bir yerleşim yerimiz... Espriler neler miydi? Sahi unutmadan yazalım. Güya, bu köylü bir muzip mucit; kendi eliyle ve imkanlarıyla bir uçak yapmış ve evinin balkonundan bu uçakla uçmaya!!! çalışmış... O zamandan beri de "Angolem Hava Yolları" Kıbrıslılar arasında geleneksel şakalar arasında yerini almış...
85 yaşındaki bir tarih: Arif Salih Aktoprak
Angolem ya da Taşpınar'ı, bu köyde 44 yıl muhtarlık yapan ve son dönemde bu görevinden ayrılan 85 yaşındaki Arif Salih Aktoprak ile konuştuk... Ondan daha iyi kimse bilemezdi. Ondan daha iyi de kimse anlatamazdı. Aktoprak, "Babam da, dedem de, onun babası da dedesi de hep buralıyız" diyerek söze başlıyor... Kulakları az işitiyor, ama her şeyi çok iyi hatırlıyor... "Fransa'da Angolemi isimli bir köy var" diyorum, düzeltiyor... "Fransa'nın Güney sahillerinde bu isimde bir köy değil, kasaba var" diyor... Angolem ismi, Fransız yani Lüzinyan döneminden, bu kasabadan gelmiş olabilir mi? Eski muhtar Aktoprak, "evet öyle olabilir" diyor ve anlatmaya başlıyor:
Soyumuz Osmanlı, köyümüz Lüzinyan!
"Bizim soyumuz Osmanlı'dır... Buralara Anadolu'dan geldik. Ama Angolem yıllar önce Lüzinyanlar döneminde kuruldu. 1940'lı - 1950'li yıllarda, Fransa'dan köyümüze bir mektup gelmişti. Bu mektupta, köyümüzdeki kilise hakkında bilgi soruluyordu. Gençler bilmeyecek ama köyümüzde bir kilisenin kalıntıları vardı o yıllarda. Hatta şu anda bile o kilisenin bölgesine, Kilise Lakşası diyoruz... Ben gençken kilisenin kalıntılarını hatırlıyorum. Sonra düzeltildi oraları... Bahçe yapıldı, tarla yapıldı. Şimdi o kiliseden eser yok... Ama demek ki Fransızlar, Lüzinyanlar kendi yaptıkları kiliselerinin kaydını bir yerlerde tutmuşlar ki, sonra sorup bilgi istediler." Evet, Arif Salih Aktoprak'a göre bugünkü Taşpınar'da "sadece hayvancılık yapanlar" kaldı...
6 bin 600 dönüm toprak!
Köyün 6 bin 600 dönüm toprağı var... Her ne kadar Taşpınar dışında yaşıyor olsalar da, Taşpınarlı birçok kişi, bu tarlaları arpa, buğday ve vigo ekiyor... Hatta, 6 bin 600 dönümün dışında, Bostancı toprağından da kiralanıp ekim yapılıyor. Taşpınar'da sebze üretimi de gerçekleştiriliyor. Su olan yerlerde yetişen sebzelerin ülkedeki en lezzetli sebzeler olduğunu söylemek de yanlış olmaz... Köyde 250 - 300 dönüm narenciye de var. Arif Salih Aktoprak, köyde 10 su kuyusu bulunduğunu anlatıyor. Ayrıca köyün, yıllar önce yapılmış ve "sıra kuyusu" denen iki tane de tarihi kuyusu olduğunu hatırlatıyor. Eskiden artezyen kuyuları yokken, bu kuyular yapılıyordu. Artezyen olmadığı dönemlerde sıra kuyuları kullanılıyor ve yerin şekline göre, sıra sıra kuyularda biriken su, bir noktadan dışarıya çıkarılıyordu.
Sıra kuyular hâlâ duruyor
Bu tarihi kuyulardan biri köyün zenginlerinden Hacı Mulla'ya ait. Hacı Mulla İskaiyesi deniyor... Bir de köylü 24 kişi tarafından yapılmış olan var ki bu 24 kişiden biri de Arif Salih Aktoprak... 5 çocuğu ve yedi torunu bulunan; eşi vefat ettiği için ve yeniden evlenen Arif Salih Aktoprak, köyün nüfusunun şu anda 150 civarında olduğunu aktarıyor... "Tüm gençler de kaçtı" diyor ve şakayla karışık şunları anlatıyor: "Gençlerin köyden ayrılması en büyük sıkıntımız... En fakir aile bile çocuğunu okuttu bu köyde. Hepsi üniversite bitirdi. Her üniversite bitiren, kendisi gibi bir üniversiteli eş buldu ve köyden uzağa yerleşti. Galiba okuttuk ve kabahat ettik..." Köye işçi olarak yerleşen Türkiye göçmenleri de var. Son zamanlarda gelmişler. Şu anda bu işçilerin çocukları dışında köyde okula giden çocuk hemen hemen yok gibi. Köyün çocukları Bostancı'daki merkez ilkokula gidiyor... Tüm öğrenciler, işçilerin çocukları... Köyde bulunan askeri birlik de canlılığın bir diğer önemli parçası...
Devlet memurluğu daha cazip hale getirildi
Sohbet ettiğimiz bazı köylüler de devlet memurluğunun köyde kalıp çiftçilik yapmaktan daha cazip hale getirilmesini eleştirip, Taşpınar'ın en büyük sorununun da bu olduğunu belirttiler. "Devletin verdiği maaş, tarladan gelenden fazla olursa, oluyorsa, herkes onu tercih edecekti, öyle de yaptılar ve köyden herkes göç etti" diyen bir Taşpınarlı, köyde şu anda iki büyük üreticinin çok faal olduğunu ve bunların hem üretim hem de toptancılık yaptıklarını anlattı... Evet Taşpınar... Çok sayıda ve terkedilmiş ev bakımsız durumda... Köyde, atıl durumda çok miktarda otomobil ve traktör de dikkat çekiyor... Hatta köyün ortasındaki bir meydan adeta otomobil mezarlığı gibi duruyor... Trodos Dağları'nın Güzelyurt ovası ile kesiştiği bir noktada, verimli toprakları ile Taşpınar yine de dimdik ayakta... Güney'inde Rum kesimi var. Hemen üst başında Kakopetriya ve Solya Vadisi... Kuzeyde Doğancı köyü... Doğusunda ise Bostancı... Hâlâ eski Kıbrıs köyü; eski Kıbrıs kerpiç duvarları ve tahta kapıları az da olsa görmek isteyenler; yolunuzu bu köye de bir uğratın diyoruz... |