Demokrasi ve Uzlaşı İnisiyatifi, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) “Dış Dinamikler Işığında Kıbrıs” konulu konferans düzenledi.
DAÜ Mehmet Tahiroğlu Salonu’nda, Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Hasgüler’in oturum başkanlığını yaptığı konferansta, Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı Semih İdiz, Sarbonne Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semra Paşazade ile Trakya Üniversitesi Öğretim üyesi Dr. Murat Özkaleli konuşma yaptı.
Gezeteci Semih İdiz konferansta yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çok dinamik ve demokratik bir ortam bulunduğunu siyasi hayatın da değişken ve heyecanlı olduğunu ifade etti.
Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin eskisinden farklı bir ortamda devam ettiğini kaydeden İdiz, bugünkü süreçte Kıbrıs Türk halkının kendine olan özgüveninin arttığını, “illa ki barış” beklentisi içerisinde olmadığını, ihtiyatlı davrandığını belirtti.
Türkiye’nin, Avrupa Birliği ile ilişkileri sürerken profilini Balkanlar’da ve Kafkaslar’da yükselttiğini vurgulayan İdiz, Türkiye’nin profilinin yükselmesinin KKTC’ye yansımalarının olumlu olacağını, değişen ortamda KKTC’nin tanınma perspektifinin açılabileceğini söyledi.
İdiz, Avrupa için büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanan Annan Planı referandumunda Türk tarafının üzerinden büyük bir yük kalktığını kaydetti.
İdiz, Türkiye’ye Kıbrıs üzerinden suni yöntemlerle baskı yapılmaya çalışıldığını belirterek, AP’nun Kıbrıs kararında parlamenterlerin çoğunun konuyu bilmeden oy verdiklerinin ortaya çıktığını ifade etti.
İdiz, Cumhurbaşkanlığı’na Başbakan Derviş Eroğlu’nun gelmesi halinde “eski kötü günlere dönülecek” iddialarına inanmadığını, 1976’dan beri siyasette olan Eroğlu’nun dünyanın gidişatını anlayabilecek durumda olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Semra Paşazade de, Başbakan Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığına seçilmesi durumunda müzakere sürecinin tıkanmayacağını ifade etti.
Paşazade, Kıbrıs Rumlarının “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni” helenleştirdiklerini ve bu nedenle yönetim alternatifleri bulunmadığını belirterek, olası bir çözümle Rumların kendi kendilerini yönetmekten vazgeçmeleri konusunda zorlanacaklarını kaydetti.
Paşazade, müzakere masasında konuşulan konuların iki toplumun siyasi merkezden beklentilerine ne kadar yakın olduğunun da soru işareti olduğunu kaydetti.
KKTC kurulurken “verilecek toprak” üzerine kurulduğunu kaydeden Paşazade, bunun bazı bölgelerin ekonomik olarak yeterince gelişememesine sebep olduğunu, KKTC’nin kendi içinde yönetim sorunları yaşamasının en büyük nedeninin de “KKTC’nin verilecek olan toprak” üzerine kurulması olduğunu belirtti.
Kıbrıs’ta sınırların açılmasının küresel ekonominin sonucu olduğunu vurgulayan Paşazade, Annan Planı referandumu döneminde Kbrıs Türk halkının Rumlardan eşitliği talep etme arzusu ile sokaklara döküldüğnü ve “evet” oyu verdiğini, bu davranışın Kıbrıs Türk milliyetçiliğinin kendisi olduğunu kaydetti.
Dr. Murat Özkaleli de, Kıbrıs meselesinin asla Kıbrıs’tan ibaret olmadığını, uluslararası ilişkilerdeki değişim ile Kıbrıs meselesinin gidişinde ciddi bağlantı olduğunu söyledi.
Kıbrıs meselesinde üç temel sorunun iç içe geçtiğini kaydeden Özkaleli, Kıbrıs sorununun uluslararası konjonktürden bağımsız olarak düşünülemeyeceğini, konjonktürün de müzakerelerin devamını gerektirdiğini belirtti.
Özkaleli, Kıbrıs sorunu çözülecekse, her iki taraftaki işlevsel demokrasiler üzerinden çözüleceğini, Kıbrıs’ta çözümü demokrasilerin getireceğini, çözümün aktörlerini de yine demokrasilerin belirleyeceğini ifade etti.