KTV

HIV, sosyal ilişkilerle bulaşmıyor

İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü olan HIV hakkında yanlış bilinenler, bu virüsü taşıyan kişilerin hayatını karartıyor. YDÜ DESAM yetkilileri, HIV hakkında önemli açıklamalar yaptı:

HIV, sosyal ilişkilerle bulaşmıyor
  • 06 Aralık 2017, Çarşamba 9:00

Ceren ÖZBİL

İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü olan HIV hakkında yanlış bilinenler, bu virüsü taşıyanların hayatını karartıyor.

HIV virüsünün sosyal yolla bulaşmamasına rağmen, halk arasındaki yanlış bilgiler nedeniyle bu virüsü taşıyan kişiler toplumdan dışlanıyor ve adeta ev hapsine mahkûm ediliyor.

Ancak bu virüs, ayda iki bin TL'lik bir tedavi ile rahatlıkla kontrol altına alınabiliyor ve bu virüsün vücutta çoğalması engellenerek, kişi, kronik taşıyıcı olarak normal hayata devam edilebiliyor.

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Rektör Yardımcısı ve Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) Müdürü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve YDÜ DESAM Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sayan, HIV hakkında bilgi verdi.

Her iki bilim insanı da kısa süre önce basında yer alan haberlere tepki olarak, HIV virüsünün ülkeye öğrencilerle gelmediğini, öğrencilere KKTC’de oturma ve öğrenci izni verilirken, HIV, Hepatit B ve Hepatit C testlerinin yapıldığını ve taşıyıcı olmamaları halinde ülkede eğitim hayatına başlayabildiklerini açıkladı.

Her HIV taşıyan AIDS hastası değil...

AIDS ise ‘Acquired Immune Deficiency Syndrome’ (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) kelimelerinin kısaltması. Yani AIDS, HIV enfeksiyonunun bağışıklık sistemini yetersiz hale getirdiği ve hastalık belirtilerinin başladığı duruma verilen isim.

HIV, doğrudan bağışıklık sistemine zarar verir. AIDS ise HIV’in tedavi ile baskılanamadığı durumda, yani tedaviye ulaşamayanlarda bağışıklık sistemini zayıflatmasından çok uzun yıllar sonra ortaya çıkıyor.

Tedaviye erişim oranı yüzde 41

Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) 2015 yılı raporuna göre, dünyada 2015 yılı içinde yaklaşık 2,1 milyon kişi HIV ile enfekte oldu.   36,7 milyon HIV taşıyıcısı bulundu ve 1,1 milyon kişi de AIDS’ten kaynaklı hastalıklar tablosu nedeniyle hayatını kaybetti.

Tüm dünyada HIV ile yaşayan yetişkinlerde tedaviye erişim oranı yüzde 41, çocuklarda yüzde 32, hamilelerde ise yüzde 73...

Dünya Sağlık Örgütü’nün 10 ülkeden topladığı verilere göre, HIV pozitif kişilerin yüzde 60’dan fazlası HIV ile yaşadığından habersiz.

Sayan: Yanlış bir varsayım

YDÜ DESAM Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sayan, KKTC basınında HIV sayısı ile ilgili çok yüksek bir rakam verildiğini ve bu rakamın, ülkede infiale ve sosyal korkulara neden olabileceğini kaydetti.

Bu rakamların yapılan kaba bir hesap sonrasında ortaya çıktığını, bilimsel bir veri olmadığını ve savunulacak bir metod içermediğini kaydeden Dr. Sayan, ancak en üzücü kısmının da Afrikalı öğrencilerin hedef olarak gösterilmesi olduğunu anlattı. Dr. Sayan şöyle devam etti:

“Bir oran hesaplaması yapılmış. Bunu yaparken hangi ülkeden kaç öğrenci olduğu ve o ülkelerin HIV, AIDS oranı göz önünde bulundurulmuş.  Buna göre Kıbrıs'ta, öğrencilerde HIV olduğu varsayılmış. Gelen öğrencilerin HIV taşıdığı üzerine kurulmuş bir varsayım... Tamamen bağlamından kopuk ve anlamsız bir varsayım. Skandal bir sonuç oluştu”.

“Bilimsel bir yöntem kullanılmadı”

Bu sonuçlar ortaya çıkarılırken, bilimsel bir yöntem kullanılmadığını ifade eden Dr. Sayan, ne yazık ki bu kabataslak hesap sonucunda da Afrikalı öğrencilerin ülkeye HIV getirdiği gibi bir önyargı oluşturulduğunu

söyledi.

Dr. Sayan, bu durumun kendilerini de öğrencileri de çok rahatsız ettiğine işaret ederek, böyle bir durumun söz konusu olmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Sayan, ülkeye gelen öğrencilere HIV, Hepatit B ve Hepatit C testleri yapıldığını vurgulayarak, şöyle dedi:

“Öğrencilerimiz rahatsız, yöneticilerimiz rahatsız... Ortaya çıkan sonuç, ‘Afrikalılar adaya HIV getiriyor’ yönünde olmuştur. Kalıplaşmış şeyleri silmek çok zor oluyor.  Bu nedenle açıklama yapmak istedik. Bu çok kolay hesaplanan bir durum değil, bu nedenle dikkatle yapılması gerekir. Biz, bunun üzerine çalışıyoruz ancak netleşen bir rakam yok. Bu araştırmanın sonucunu bildireceğiz. Bilimsel yöntemlere dayalı bir matematik modelleme çalışması yapıyoruz. Öğrenciler ülkeye gelirken taranıyor. Bu nedenle negatif olduğunu biliyoruz. İkincisi pozitif olan zaten adaya giremiyor, oturma ve öğrenci izni alamıyor. Öğrencilerin bu şekilde oranlanması tamamen sanal bir varsayımdır. Bu durum, Kıbrıs ekonomisini ve eğitimini olumsuz etkileyecektir. Onların önyargı ile karşılaşmaması, bizim için çok önemli... Aksi takdirde öğrenciler kiralık ev bulamaz, bir restoranda yemek yiyemez, sosyal iletişim kuramaz... Bir süre sonra insanlar buraya öğrenci yollamayacak. Aileler tedirgin olacak. Çünkü burada AIDS salgını var zannedilecek”.

“HIV korkulacak bir virüs değil”

HIV'in artık korkulacak bir virüs olmadığını ifade eden Sayan, tek bir tablet ile kontrol edilebildiğini ifade etti.

Sayan ayrıca HIV’in sosyal yönden bulaşan bir virüs olmadığına da dikkat çekerek, HIV taşıyan biri ile aynı bardaktan su içmenin bile bu virüsün bulaşmasına neden olmadığının altını çizdi.

Murat Sayan şunları kaydetti:

“HIV artık korkulacak bir hastalık değil. Kontrolü çok kolaylaştı. Tek tablet ile kronik HIV taşıyıcılığı kontrol edilebiliyor. Bir tansiyon hastası, nasıl her gün ilacını içebiliyorsa, kronik HIV taşıyıcısı da tabletini içip HIV'in çoğalmasını durdurabiliyor. Normal bir hayat sürüyor. Sosyal olarak bulaşan bir enfeksiyon değil. Aslında bulaşması zordur.

En çok bulaşmasına neden olan olay, korunmasız cinsel temastır. Sosyal alanda hiç bir şekilde bulaşmaz. Sarılık bulaşır ama HIV bulaşmaz. Öpüşmekle bulaşan bir olgu görmedik örneğin. Tükrükte HIV olmasına rağmen üstelik… HIV’den korkmak tamamen bilgi eksikliğine, subjektif korkulara dayanıyor. Aynı ortamda bulunabilir, aynı bardaktan su içebilirsiniz. Bu şekillerde bulaşmaz. Bulaşması zor bir virüstür”.

“Ayda 2 bin TL'lik tedavisi var”

HIV'in ayda 2 bin TL'lik bir tedavisi olduğunu anlatan Sayan, bu ilaçların da devletin sosyal güvenlik birimleri tarafından ücretsiz karşılandığını belirterek, şunları anlattı:

“Resmi otoritelerin iyi bir kayıt sistemi yok. HIV'i kontrol etmektense, sınır dışı etmek kolay geliyor. Ayda 2 bin TL'lik bir tedavisi var. Sosyal güvenlik sistemleri bu ilacı ücretsiz karşılar. HIV, normalde kronik bir enfeksiyondur. Tanı alan kişiler, korkmadan normal hayatına devam edebilir ve sınır dışı edilmemesi gerekir. Çünkü sınır dışı edildiğinde olay, kaçınılması gereken bir canavara dönüşüyor. Korkunç bir şey gibi algılanmasına neden oluyor. Düzgün bir resmi kayıt sistemi, tedaviye erişim hakkı ve normalleşmesi için özenli ve ilgili bir dil kullanılması gerekiyor. Biz uzun zamandır HIV ile ilgili çalışıyoruz. Yapmış olduğumuz araştırmaların sonuçlarını ve önerileri içeren bir raporu, TC Sağlık Bakanlığı’na sunmak üzere hazırladık. Ayrıca “Yeni Bir Dünyaya Uyanmak” isimli bir kitabı da kısa bir süre önce Yakın Doğu Yayınları’ndan yayınladık. Amacımız, HIV algısını normalleştirmek. HIV, kontrolü kolay olan bir şey. Normalde resmi veri tabanı hazırlamak Sağlık Bakanlığı'na aittir. Burada resmi otoritelerin üstüne çok görev düşüyor”.

Şanlıdağ: Yöntem bilimsel değil

YDÜ Rektör Yardımcı ve DESAM Müdürü Dr. Tamer Şanlıdağ da yapılan araştırmaların bilimsel temele dayanması gerektiğini ifade etti ve aksi takdirde açıklanan sonuçların bilimsel olmayacağını belirtti.

Kısa süre önce HIV ile ilgili basında yer alan verilerin üzücü olduğunu ifade eden Dr. Şanlıdağ, bunun öğrencileri zan altında bıraktığını vurguladı.

“Haberler çok etkileyici oluyor”

Yapılan haberlerin bazı kitlelerin etiketlenmesine, bu etiketin yıllarca silinememesine neden olduğunu belirten Şanlıdağ, şunları kaydetti:

“1981 yılında, AIDS'in, eşcinsel hastalığı olduğu yönünde bir haber yapıldı. O etiket hâlâ çıkartılamadı. Çok sorumsuzca bir açıklamaydı. Bu kişiler otomatik olarak ötekileştirilmeye başlandı. Sonra bunun böyle olmadığı anlaşıldı. Ancak hâlâ bunun böyle olduğunu düşünenler var. O gün, onlar sorumlu tutulmuştu, bugün de Afrikalı öğrenciler sorumlu tutuluyor”.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
2 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
4 YENİCAMİ AK 12 6 3 3 9 21
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 4 2 6 -9 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup