HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

28.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

11 dehşet yılının hesabı...

Rum tarafında, olası bir çözümde, 11 yıl boyunca tam bir çapulculukla ganimetlenen ve yağmalanan Türk haklarına karşı tazminat ödeme kaygısı başladı.

Belirtileri görebilmeli ve o konudaki haklı ısrarımızı yoğunlaştırabilmeliyiz…

                                                               *             *             *

Bilindiği gibi Kıbrıs Türk halkının 11 yıl boyunca yaşatıldığı açık hava hapishanelerinde ayakta tutulabilmesi için, devletteki görevlerinden Akritas Planı’yla kovulan Türk memurların maaşları dahil, tüm ihtiyaçları Türkiye tarafından karşılandı.

Rum faşizminin uyguladığı haksızlıkların ve mağduriyetlerin telafisi için Türkiye Cumhuriyeti’nin yaptığı harcamalar, milyarlık rakamlara ulaşmaktadır

Rum Maliye Bakanı Haris Yeorgiadis, geçen hafta içinde, bu konudaki kaygılarını çağrıştıran bir açıklamada bulundu.

Haris Yeorgiadis, Türkiye’nin 1974’ten beridir KKTC’ye verdiği mali desteğin “borç addedilemeyeceğini” iddia ederek “bir de üstünden Türkiye’ye ödeme yapamayız” ifadesini kullandı.

Yeorgiadis 1974’ten bu yana Türkiye’nin KKTC’ye verdiği mali desteği görebiliyorsa, 1974 öncesinde açık hava hapishanelerinde yaşattıkları Türk halkına Türkiye’nin özveriyle verdiği desteği de görebilmelidir…

                                                               *             *             *

11 yılın hesabı görüşme masasında, görüşmecilerimiz tarafından Rum tarafına hangi tonda soruldu bilemiyoruz.

Ama Rum vicdanında bu kaygının yaratılmasındaki başarı, hiç bıkmadan ve usanmadan tarihi gerçeklere vurgulama yapanlarımıza ve 11 dehşet yılının ayıbını Rum fanatizminin yüzüne ısrarla vuranlarımıza aittir.

Bu konunun görüşme heyetimiz tarafından masada vurgulanmakta olduğuna inanmak isterim.

Çünkü Kıbrıs sorununa barışçı ve sürdürülebilir bir çözüm aranırken, 11 yılın acıları ve maddi - manevi kayıpları görmezlikten gelinirse, bunun anlamı Kıbrıs sorununun 1974'te başladığını öne süren Rum ırkçılığının çizgisine resmen düşmektir.

                                                               *             *             *

Olası eşitlikçi bir ortak devlette Rum halkının mağduriyetlerine ve haklarına gösterilen duyarlılık, hiç eksiksiz o devletin ortak kurucusu olan Kıbrıs Türk halkına da gösterilmeli.

Şunun için diyorum bunu:

DİSİ Başkanı Averof Neofitu, hidrokarbon yataklarından elde edilecek gelirin toplanacağı hidrokarbon fonundan, mevduatların tıraşlanmasından etkilenen Rumların tazmin edilmesine yönelik bir yasa hazırlanması önerisinde bulundu.

Hidrokarbon yataklarından yılda 500 – 600 milyon Euro net kâr elde edileceğini hesaplayan Rum karar mekanizmalarının bu öneriyi yasallaştıracaklarına kesin gözle bakılabilir.

                                                               *             *             *

Kıbrıs’ta bir ortak federal devlet düşünün ki, Rum halkının siyasal sorunlardan kaynaklanan mağduriyetlerini giderirken, siyasal sorunlardan yıllar boyu inanılmaz boyutlarda mağdur olan Türk halkının adalet adına haklı beklentilerine sünger geçmektedir…

Olamaz öyle bir şey!..

Böyle bir durum, olası devletin ilk dakikada, ilk golü yemesi anlamına gelir…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.