Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

20.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

AB kriterlerine göre sendikacılık…

3 öğrencinin trafik kazasında yaşamını yitirmesinden yola çıkılarak sivil itaatsizliğe kadar vardırılan eylemler ve Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası tarafından yayımlandıktan sonra tarihi gerçekleri tahrif ettiği şeklindeki suçlamalara, gösterilere hedef olan 2017 yılı ajandasının artık bardağı taşıran olaylar olduğu savunuluyor…

Devlet çalışanlarının profesyonel sendikacılığını kaldırma adına Cumhuriyet Meclisi’ne iktidar milletvekilleri tarafından sunulan öneri şimdilerde günün konusu…

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bu girişimin amacını açıklarken, 70 sendikacının devlete hiç çalışmadan, devletten maaş aldığına vurgu yaptı.

Peki bu düzeni geçirdikleri yasalarla yaratan kimler?. Emekli ilkokul müdürü ve duayen gazeteci – yazar dostum Eşref Çetinel bu konuda şunları aktardı bana:

“Tolgay’ım; çok iyi niyetlerle Orhan Zihni Bilgehan'ın Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemlerden başlayarak bir elin parmakları kadar bile olmayan sendikaları yaşatmak amacında özellikle öğretmen sendikalarına haklar tanındıydı. Sonrası dönemlerde bu haklar popülizm kokulu olurken, amacından, etik ve hukuki yörüngesinden saptırıldı. Fakat söz konusu hakların verildiği o günlerde sendikalar bugünküler kadar etik ve hukuki değerlerle toplum çıkarlarına tükürmüyorlardı. Kazandırılan hakların ileride ne kadar zararlı olabileceği bilinmiyordu. Şimdilerde ise tüm bunları biliyor ve görüyoruz!..”

                                                               *             *             *

Maliye Bakanlığı’nın sendika aidatlarını çalışanların maaşlarından her ay tahsil edip ilgili sendikaların hesaplarına yatırması da, tartışılan konulardan biri haline geldi. Sendikal eylemler toplumda tedirginlik yarattıkça “aidat tahsilatını hükümet sendikaların muhasebesine bırakmalı” diyenlerin sayısı artıyor.

Kısa süre önce görüştüğüm ülkemize en uzun süre başbakanlık yapmış olan üçüncü cumhurbaşkanımız Dr. Derviş Eroğlu’nun bu konuda dedikleridir: 

“Aidatların hükümet tarafından sendikalar adına tahsil edilmesi, henüz sendikacılığın yeterince gelişmediği günlerden kalmadır. Sendikaların örgütlenebilmelerine destek olsun diye ve merhum sendika lideri Necati Taşkın’ın girişimleriyle uygulamaya konulan bir önlemdir.” Hükümetin sendikal yaşama ülke ve dünya gerçeklerine uygun güncel düzenlemeler getirme konusundaki yasal girişimleri sürecek mi? İlgililerle konuştuğumuzda bu soruya “evet, sürecektir” yanıtını almaktayız.

Peki bu süreçte sendikaların buna vereceği tepkiler nasıl olacaktır?

Zaman akarken göreceğiz bakalım neler olacağını…

                                                               *             *             *

Çatısı altına girme hevesinde olduğumuz Avrupa Birliği’nde ve Kıbrıs Türk halkı olarak çok yakın ilişkiler kurduğumuz İngiltere’de sendikacılık nasıl yapılmaktadır? Bu sorunun yanıtını da bir süre önce Londra’dan aldığım mektubun içeriğinde bulabiliriz.

Londra’da yaşayan Türkler ve Londra’yla yakın ilişkisi olan her Kıbrıslı Türk Doğan Delman’ı tanır… Tanınmış ve saygın bir kimliktir. Londra’daki Kıbrıslı Türk toplumunun önde gelenlerindendir. İlk gençlik günlerinden bu yana gerek Kıbrıs’ta ve gerekse İngiltere’de çeşitli toplum örgütünde görev alan ve Belediye Meclis üyeliği de yapmış olan Limasol kökenli Delman’ın Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın yakın akrabası olduğu da bilinir. Erenköy direnişi gazilerindendir. Siyaset onun genlerinde de var.

Aşağıdaki satırlar, Doğan Delman’dan aldığım mektuptur ki, sadece İngiltere’deki sendikacılık konusunda değil, Avrupa Birliği’ndeki sendikacılık kriterleri konusunda da aydınlatmada bulunmaktadır:

“Tolgay dostum; en Demokratik ülkelerden biri olan İngiltere'deki Endüstriyel İlişkileri düzenleyen kanunlardan kısa bilgiler sunmak istiyorum:

1- Sendikalar bir iş yerinde greve gitmek için önce tüm üyelerini kapsayan bir oylamaya başvurmakla yükümlüdür.

2- Oylama posta aracılığıyla olur ve bağımsız bir kurum tarafından organize edilir.

3- Oylama neticesi lehte olursa greve gidilir, lehte değilse yapılacak grev kanunlara aykırıdır ve sendikalar hakkında kanuni işlem uygulanır.

4- Oylamanın sonucu tüm üyelere bildirilir ve netice lehte ise işverene en az bir hafta mühlet verildikten sonra greve gidilir.

5- Grev olan iş yerinde çalışmaya devam etmek isteyen çalışanlara sendikanın engel olma hakkı yoktur.

6- Greve giden çalışanlara grev süresinde maaş ödenmez.

7- Kanunlara uymadan greve giden çalışanların işine son verilebilir

8- Sendikalar sadece kendi iş yerleri ile ilgili olarak greve gidebilir. Başka iş yerlerindeki grevi desteklemek amacıyla greve gitmek kanunlara aykırıdır ve çalışanın işine son verilerek sendika hakkında hukuki işlem uygulanır.

9- Grev süresince huzuru bozmak, trafik akışını engellemek veya polise engel olmak suçtur.

KKTC'de bu konuda kanuni düzenlemeler nasıldır, merak ediyorum.”

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.