Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

29.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Acı kokteyl…

Kalkanlı bölgesindeki, ta Lüzinyanlardan kalma 800 yıllık antik zeytin ağaçlarının, üstelik Bakanlar Kurulu kararlı koruma alanı içinde cayır cayır yakılmasına bir bakanımızdan açıklama geldi.

Ne ki, bu bakanımız halen görevde değil… Kendisi eski bir bakan: Asım Vehbi… Bakınız ne diyor eski Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanımız Asım Vehbi:

“Ahmet Bey; bu bölge benim Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığım esnasında, Karpaz'daki birçok başka bölge ile birlikte, ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ ilan edildi. Bölgelerin hepsinin nasıl korunacağı ve turizm ile ekonomiye nasıl katkı yapacağı da projelendirilmişti. Maalesef benim bakanlık ömrüm, birçok hazırladığım proje gibi, bunu da tamamlamaya yetmedi.

Peki de, benden sonra gelen bakanlar ve bürokratları bu projeleri niye uygulamadılar?

İşte aranması gereken cevap burada... Bölgecilik mi? Rant mı? Duyarsızlık mı? Tembellik mi? Popülizm mi?”

Teşekkürler Asım Vehbi…

                                                               *             *             *

Gazimağusa, sadece ülkemizin değil, Akdeniz çanağının da önemli bir turizm merkezi… Dünya literatürüne girmiş bir antik kent, bir kültür mirası topluluğu.

Peki bu değerli beldemizin çekim alanına giren turistlerin en doğal ihtiyaçları gerek belediye, gerekse hükümet tarafından yeterince ve uygarca karşılanabiliyor mu?

Bu sorunun yanıtını merak edenlere sevgili Berna Altınsoy’un kısacık paylaşımını sunarım: 

“İlgili Makamlara: Sabah itibariyle yaklaşık 50 tane turistin Altun Tabya Hotel olarak tuvalet ihtiyacını karşılıyoruz... Bu insanlar bizim misafirimiz değil, ama ne yazık ki açık hiç bir yer bulamıyorlar...Önemle duyurulur...Tuvalet temizliğine katkı isteyeceğim!..”

Altun Tabya’nın Gazimağusa’nın antik dokusundan hiç eksik olmamasını dilerim…

                                                               *             *             *

İsminin açıklanmasını istemeyen, dolmuş müdavimi bir okurumdan gelen mektuptur: ,

“Ahmet Bey; sizden bir konuya değinmenizi rica edeceğim… Şu Girne’ deki dolmuşlar konusuna… Bunlara bir çeki düzen verilemez mi? Çoğunluk şoför, yaptıkları görevin eğitiminden geçirilmedikleri izlenimini vermektedir. Buların bir eğitimden geçirilmeleri çok mu zor? Davranış bozukluklarıyla turistler üzerinde itici oluyorlar,  onları kaçırtıyorlar.

Örnek mi? Meselâ direksiyon başındayken cep telefonu ile konuşmamaları gerekir. Herkes bu konuda tedirgin. Araçta sakal bir karış. Bir el direksiyonda, bir el açık olan pencerenin dışında… Klimalı araçta kapı ve pencere açık… 100 metrede bir kornaya basma. Pespaye bir kılık…

Böyle mi olmalı? Bunu denetleyip gözetleyecek bir makam yok mu? Allahtan her gün dolmuşa binmiyorum. Binmek zorunda kaldığımda da, tepkili yolcuları gözlemliyorum. Siz de bir gözlemleyiniz lütfen.

Tabii ki bu yazdıklarımdan dolmuş şoförü olabilmenin kurallarına uygun davranan şoförleri takdirle anar ve eleştirilerimden tenzih ederim.”

                                                               *             *             *

Belediyeler kentsel bayındırlığın, bakımın, düzenin ve huzurun sorumlusu ve denetleyicisidir. Bu sorumluluk ve denetimin belediye eliyle katledilmesi ise, trajikomik bir durumdur. 

Suyun basıncına dayanamayıp patlayan borular başkentin güncel sorunudur. Gerçi belediye ekipleri boyuna patlayan bu yıpranmış ve miadını doldurmuş borulara müdahale etmek için oradan oraya koşmaktadırlar… Ne ki, yapılan her müdahalenin arkasından da bölgede çevre sorunları oluşmaktadır. Özensizlik ve baştan savmacılık yüzünden...

Ne demek istediğimin daha iyi anlaşılması için tek bir örnek vereceğim: Ortaköy’de, Önder Elit arkasında, Ahmet Şükrü Esmer Sokağı’nın girişindeki patlak su borusunun tamirinden sonra hem kaldırım üzerindeki derin çukur kapatılmadı, hem de bu çukurdan çıkan çamurlarla sokak kirletildi, berbat edildi. Çamurların kurumasından sonra sokakta asfalt üzerinde oluşan toprak tabakasından kalkan tozları bastırabilmek adına ev sakinleri boyuna su serpiyorlar…

Tamirattan sonra çevre temizliğini de sağlamak belediye ekipleri için o kadar mı zor? Böyle bir falsoyu vatandaş yapsa, belediye hemen cezayı basar. Peki belediyeyi kim, nasıl cezalandırmalı?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.