Cyprus Today sol
  • 10 Ekim 2017, Salı 8:38
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Adalet ve bürokrasi adına...

Adli Yıl’ın açılış töreninde en yetkili ve en deneyimli ağızlardan seslendirilen ve hem adaletin, hem de bürokrasinin ayağına dolanmış gibi duran sorunlar ne olacak? Boş bir seda olarak havada mı kalacak bunlar? Yoksa bir yıl sonra aynen seslendirilmek üzere sümen altı mı edilecek?

Bu konuyu bir hafta kadar önce yazmıştım. Ama gelen telkinler bir U dönüşüyle konuya daha değişik ayrıntılarla yeniden yönelmem gerektiğini duyumsattı bana.  Yüksek Mahkeme Eski Başkanı sevgili Taner Erginel tarafından da arandım.  Erginel’in yargımızın meselelerine dair yazdığı bir kitap var. En kısa sürede bana o kitabı ulaştıracağını söyledi. Çok ilginç olduğuna inandığım bu kitapla buluşmayı bekliyorum. Kitabı okuduktan sonra bakalım daha neler yazmam gerekecek!..

Adli çalışmaların rahatlatılması adına çözüm aşamasında olan girişimlerin varlığını da bu arada göz ardı etmeyelim. Örneğin, Lefkoşa Kaza Mahkemesi yanındaki ve Girne Caddesi üzerindeki eski tarihi polis binası restorasyonunun yüksek siyah perdeler arkasında yargı organımız için yapılmakta olduğunu ve bu çalışmanın yılsonuna dek bitirileceğini törendeki konuşmalar sırasında öğrendik. Umalım ki, o bölümün de devreye girmesinden sonra yargının çalışma ortamına ve koşullarına bir rahatlık gelir.

Konuşmalar sırasında yapılaşmaya ilişkin öğrenilen bir şey daha vardı. O da şu: Yüksek Mahkeme Binası için Bakanlar Kurulu tarafından verilen arazideki inşaat da gündemde. Yakında mimari yarışma düzenlenecek. Devletimiz adına hayırlı projelerdir bunlar.

Hayırla anılacak diğer çözümlerin de en erken zamanda gerçekleşmesi içten dileğimizdir.

Yargı Organı’mızın personel sorunu mesela…  Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik’in ayrıntılı konuşmasında altı çizilen konulardan biriydi bu. Onun “bir daireye giren kamu görevlisinin başka kuruma geçişi o kadar da kolay olmamalıdır” vurgusunda açık bir sitem vardır.

Yargı Organı en yoğun çalışan kurumlarımızdandır. O nedenle burada görevlendirilenlerin özveriyi de göze almaları gerekir. Adeta kökleşen popülist düzenimizde devlete “memur” olarak girmeyi başaranların daha rahat koşullarda çalışabilme adına daireler arasında,“dayılar”ın himayesinde turlar yaptıkları düzenimizde sıkça tanık olunan bürokrasi olayıdır.

Kamuoyunu ve medyayı da meşgul eden o olayın henüz unutulmadığını sanırım. Geçmiş dönemde Yargı Organı’ndaki odacı eksikliğini giderebilmek ciddi soruna dönüşmüştü. Orada görevlendirilmek istenen personel Başbakanlık talimatına bile direnme cesaretini göstermişti. “Kazanılmış haklar” çerçevesinde sıradan bir görevlendirmede memurun Başbakanlık talimatına bile direnebildiği başka bir ülke var mı?.. O nedenle Kamu Görevlileri Yasası’nın reformcu bir zihniyetle ele alınması ülkenin esenliği açısından da çok önemli. Çağdaş bir reform bürokrasiyi daha verimli ve daha dinamik bir yapıya kavuşturmayı ve keyfilikleri bertaraf etmeyi öngörmeli.

Davaların ve dava sonuçlarının dağ gibi biriktiği ülkemizde,  adaletin erken tecellisi adına icra ile ilgili mevzuat da değişmeli. Açıklanan şu rakamlara bir bakar mısınız: Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde 400, Gazimağusa Kaza Mahkemesi’nde 300, Girne Kaza Mahkemesi’nde 326, İskele Kaza Mahkemesi’nde 72, Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde 69 ve Lefke’de oturum yapan Güzelyurt’a bağlı Kaza Mahkemesi’nde 783 mazbata icra memurluğunun ilgisini beklemekte… Gündemdeki toplam 1950 mazabata ülkemizin ekonomik ve ahlâksal durumunu da net biçimde göstermiyor mu?

Elbette ki hukukun üstünlüğü bizim ülkemiz için de çok yaşamsal bir konudur. Ama yine Yüksek Mahkeme Başkanı tarafından yapılan vurgu hukukun üstünlüğü ilkesinin de en ehil ellerde sağlanmasının önemini yansıtır. Bu vurgu, ülkemizdeki hukuk mezunlarının tümünün aranan niteliklerde olmadığı gerçeğinin altını çizmektedir. Çok bol hukukçumuz olduğuyla övünürken, bu acı halimizin de bilincinde olmalıyız.

Bürokrasimizi acımasızca kemiren üçlü kararname ve müşavirlik sorununa el atma zamanının çoktan geldiği düşüncesinde hepimiz birleşiyoruz. Öyleyse hukukun üstünlüğünün egemen kılınmasında görevin sadece mahkemelere ait olmadığını, adil bir bürokratik yapının da bu idealin gereği olduğunu mutlaka anımsamalıyız.

Adalet ve bürokrasi acılarımız saymakla biter mi?  Döne döne ve her dem değinmemiz gerek bu konulara. Tedaviye yardımcı olabilme adına… 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık