HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

25.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Amerikan öyküleri…

GENÇ MARY’NİN AİLESİ: Bugün okurlarımla paylaşacağım şu minik öykü, başarılı kadın diplomatımız sevgili Dilek Yavuz Yanık’tan: 
“1984 yılında, Christmas' ta, üniversitedeki yurt arkadaşım Mary, beni  bir arkadaşımla birlikte New York'taki evlerine davet etmişti… Bizimle bir süre oturan Mary, Christmas gecesini hiç istemediği halde ailesi ile birlikte geçirmek durumundaydı… O ailesine gitti ben ve diğer arkadaşım Times Square'a aktık, orada eğlendik…
O gecen ilerleyen saatlerinde Mary eve bir sürü hediye ile döndü... Hediyeleri bir köşeye fırlattı ve suratını asıp televizyon izlemeye başladı. Ne olduğunu sormadık. Çünkü büyükannesini, dedesini ve amcasıyla ailesini yıllardır, babasının genç yaşta ölümünden beridir görmek dahi istemediğini biliyorduk...
Sessizce yanında oturduk ve bir süre sonra havanın değişmesi için ‘hediyeleri açalım’ dedik. Başını sallayıp onay verdi. Açtık… Ancak bunların hiçbirini istemediğini söyledi. ‘Onları siz alabilirsiniz’ demesi üzerine biz aldık... Benim payıma bir kazak, birkaç CD ve birkaç kutu çikolata düştü... Mary, babasının ölümünden sorumlu tuttuğu ve sadece Christmas ve çok ender de Thanksgiving vesilesiyle gördüğü ailesinin, babasının hakkı olan maddi imkânların çoğunu elinden aldığını anlatırdı bize hep...
Mary 22 yaşına geldiği zaman, aile avukatlarının idare etmekte olduğu büyük bir servetin sahibi olacaktı. Ancak pek de istemiyordu ‘onların’ parasını pulunu… Arkadaşımız Mary  Trump'ın amcası, Donald Trump idi!..”
                                                               *             *             *
OBAMA VE MICHELLE: Sevgili Dilek Yavuz Yanık’ın anlattığı gerçek bir olay. ABD başkanlarının aile durumlarını irdelemeyi şimdi de bir kurgu fıkrayla sürdüreyim…
Efendim, bir gece ABD Başkanı Barak Obama ve eşi Michelle, rutin resmi yaşamları dışında bir şey yapmak isterler… Ve lüks bir restorana birlikte akşam yemeğine gitme kararını alırlar. Başkan ve eşi masalarına oturur oturmaz restoranın sahibi gelir. Adam başkanın ve eşinin koruması olan gizli servis görevlilerine “First Lady ile özel olarak konuşabilir miyim?” diye sorar. Michelle, iletilen isteği kabul eder, yerinden kalkar ve az ötede, restoran sahibiyle kucaklaşmalar da dahil gittikçe içtenleşen bir sohbet yapar. Bu sosyal yakınlaşmayı Obama yerinden dikkatle izler…
Az sonra mutlu bir şekilde ve güleç bir yüzle masaya dönen eşine sorar: “Patron neden benimle değil de, seninle konuşmak için bu kadar ilgilendi?” Michelle şu yanıtı verir: “Gerçi şimdi fizik yönünden çok değişti, ama ilk gençlik yıllarında bana çılgınca âşık olan o adamdı konuştuğum kişi”...  “Vay” der Başkan Obama; “Yani, eğer onunla evlenmiş olsaydın şimdi bu güzel restoranın sahibi olurdun Michelle”.  Başını iki yana sallayan Michelle eşine şu yanıtı verir ” Hayır Barak... Eğer onunla evli olsaydım, Amerika’nın şu anki başkanı o olurdu.”

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.