KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

11.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Antigone” ve ötesi…

Bugün tekrar dönüyorum o ibret verici güncel olaya:

Yunanlı sanatçılar KKTC'ye geçip Sophofleks’in antik barışçı çağrısı “Antigone” oyununu, Salamis Antik Tiyatrosu'nda sundu diye Güney Kıbrıs kaynıyor. Yayımlanan hırçın bildirilerle, Rum Meclisi’ndeki girişimlerle ve Yunan Büyükelçiliği önünde yapılan protesto gösterileriyle yetinilmedi. Projeyle ilgili harcanan para için Rum Sayıştay Başkanlığı'nın devreye girmesi adına siyasi partiler kampanya başlattı.

Başında Yannis Tumbozis’in bulunduğu Kıbrıs Tiyatro Kurumu’na Sayıştay görevlileri baskın düzenledi.  Oysa “Antigone”nin KKTC'ye getirilmesinde rol oynayan Tumbozis fanatik ve ırkçı köpürmeleri bastırmak adına hakimiyetçi bir dil kullanarak, "Biz bu oyunla evimize gittik" deyip durmaktadır. Bu hakimiyetçi edebiyat bile köpüren ırkçı fanatizmi bastıramıyor.

En sonunda cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı, ralliyi izlediği sırada bir gazeteciden gelen soru üzerine konuya değinmek zorunda kaldı. Ve “Barışı savunanlar gürültülere aldırmadan yollarına devam etmeli” dedi.

                                                               *             *             *

Oysa Güney Kıbrıs’ta barışı savunanlar o kadar az ki… Her gün, bir başka kesimin barışı baltalayan çeşitli marifetine tanık olunuyor.

Bu marifetler Rum halkı içinden asla tepki görmediği için, barış karşıtlarının cüreti her gün biraz daha fazla artıyor.

Benim bu yazıyı tuşladığım sırada Rum lider Nikos Anastasiadis’ten konuya dair hâlâ açıklama gelmedi. Fanatizm ve ırkçılık dalgaları karşısında o da susuyor. 

Yankıları bizim tarafa kadar ulaşan ve sanatın barış demek olduğuna ilişkin o klasik söylemi paspas yapan bu davranış bozukluklarına karşı bizim barışçı sanatçılarımız ve tiyatrocularımız da kaç gündür susmaktadırlar. Şu ütopik barışa halel gelmesin diye mi? Akıncı’nın açıklamasının vereceği cesaretle belki artık onlar da konuşurlar!..  Barış ve onur adına!..

                                                                              *             *             *

Fanatik “Antigone” kalkışmaları konusunda birkaç söz etmesini boş yere beklediğimiz Rum Lider Nikos Anastasiadis’in gündeminde fanatizmi daha bir kışkırtacak işler var maalesef…

Örneğin Güzelyurt’u geri almak için Bostancı kapısına yürüyüş düzenleyen Rumlara destek ve cesaret vermek adına, Astromerit’e kadar giderek Güzelyurt’ta oturan Türklere evlerini terk etmeleri gerektiğine dair telkin ve çağrıda bulunuyor. Zaten müzakere masasında olan konular için ne gerek var bu tür kışkırtıcı şovlara? 

Anastasiadis’in son günlerdeki tuhaf davranışları bununla da bitmiyor. Kıbrıs'ta ölmüş Yunan askerleri anıtının açılışında yaptığı konuşmada "Mücadelemiz Türkleşmeyi bertaraf etmektir" dedi. Sanki birileri onları ille de Türkleştirme çabasındaymış gibi!...

                                                               *             *             *

Doğrusunu isterseniz, Anastasiadis'in milliyetçi ve ırkçı söylemleri, Rum komşularımızın milli köklerine ne kadar bağlı olduklarının göstergesidir. Bizim içimizde "ben Türk değil, Kıbrıslıyım", "Türkçe konuşan Kıbrıslıyım" ya da “ne Türk’üm ne Rum, sadece insanım” diyenler çoktur.

Gelin görün ki, Rum tarafında böylesi söylemleri ağzına alana hiç rastlanmıyor.

Rum tarafı Kıbrıs'ta milli ve ırkçı bir mücadele verdiğini her fırsatta ve hatta bir tiyatro oyununun bizim tarafta sahnelenmiş olmasında bile, en etkin biçimde seslendirir ve duyumsatırken, bize de o taraftan verilen mesaj nedir? Var olabilmek için onların hiç hızını yitirmeyen bu milliyetçi şahlanışları karşısında milli değerlerimize ve geleneklerimize sıkı sıkıya sarılmamız gerektiğidir. Asla saldırgan olmayacağız... Ne münasebet saldırganlık? Ama “Kıbrıs Türk halkı” olarak ne olduğumuzun bilinciyle de donanacağız…

Demek ki Kıbrıs’ta var olabilmenin kuralları, bu tür gerçeklerde yatmaktadır. Hem Türkler için, hem de Rumlar için!..

Doğrusu, Rum komşularımızın hiç esnemeyen milli bilinçlerini ve bu konudaki toplumsal kararlılıklarını takdir ve saygıyla karşılarım. Hedefleri belirlenmiş bir mücadelenin nasıl verilmesi gerektiğinin canlı göstergesidirler çünkü.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.