Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

10.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Atatürk, eğitim ve torpil…

Bugün dillerde, düşüncelerde, yüreklerde yine O vardır: Mustafa Kemal Atatürk’ü sonsuzluğa göçünün 78’nci yıldönümünde saygı, minnet ve şükranla anmaktayız. O’nun o eşsiz dehası, devrimciliği ve devlet adamlığıyla ilgili anılar yine belleklerden sıyrılıp gelecek ve tüm canlılıklarıyla önümüzde geçit resmi yapacak.

Onun her anısı dersler, mesajlar ve uyarılarla yüklüdür. İşte o anılardan biri. Devlet adamlığına, eğitime ve torpile dair:

Yıl 1934… O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus'tadır. Bakan ise Niğdeli Abidin Özmen'dir. O gün, Bakan Özmen, makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır. Bakan gür sesiyle "giriniz" der. Gelen Atatürk'ün yaverlerinden biridir. Yanındaki iki çocukla makama girer. Yaveri yakından tanıyan Özmen, ona yer gösterir, oturmasını sağlar. Kendisine yaver tarafından uzatılan kapalı zarfı alır. Üzerinde "Bay Abidin Özmen, Milli Eğitim Bakanı" yazılı olan bu mektup Çankaya Köşkü’nden, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ten gelmiştir.

Abidin Özmen zarfı özenle açar ve içeriği çok kısa olan mektubu dikkatle okur:

"Sayın Bakan; Yaver Bey'le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu çocukların kaydını, uygun göreceğiniz bir liseye ‘parasız yatılı olarak’ yaptırın..."

Bu, Cumhurbaşkanı Atatürk'ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Ama nasıl?

Bakan Abidin Özmen, hemen aynı binada olan Orta Öğretim Genel Müdürü’nü çağırtır ve ona şu direktifi verir:

"Yaver Bey'in yanındaki bu iki çocuğun evrakını alınız. Bu çocukların kaydını Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak yaptırınız. Her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının ‘veli’ ve ‘ödeyen’ hanesine Cumhurbaşkanımız Sayın Mustafa Kemal Atatürk'ün adını yazdırarak bana getiriniz."

Genel Müdür, bakanın emrini yerine getirmek üzere yanına iki çocuğu da alarak odadan çıkar.  Az sonra tekrar döner ve hızla hazırlattığı söz konusu makbuzları bakanının masasına koyar. Abidin Özmen de derhal kısa bir mektup yazarak Yaver Bey'le Atatürk'e yollar. Mektubun içeriği şöyledir:

"Cumhurbaşkanım, Muhterem Mustafa Kemal Atatürk; Yaver Bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkındaki emirlerinizi aldım. Ancak arkalarında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi biri bulunduğu için bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her iki çocuğun da emirleriniz gereği Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım. Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları da ek'te size takdim ediyorum. Derin saygılarımı arz ederim."

                                                               *             *             *

Atatürk az sonra kendisine ulaşan bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet İnönü'ye telefon ederek; "Bak senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı" der ve olayı anlatır. Başbakan İsmet İnönü, Bakanı adına özür diler.

Cumhurbaşkanı Atatürk’ün ona verdiği yanıt şudur:

“Yok Sayın Başbakan, sakın özür dileme. Ben ne o bakanı şikâyet etmek ve ne de sizden özür dinlemek için açtım telefonu. Amacım takdirlerimi bildirmektir. Bakan Özmen’in davranış tarzından çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve hepimize doğruyu gösterebilse”.  

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.