• 09 Ocak 2018, Salı 8:44
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Baskın bir seçimin arkasından…

7 Ocak palespandıres seçimi siyaset tarihimize birbirine “hodri meydan” çeken iki büyük partinin diğer partileri gafil avlayabilmek adına kurguladıkları baskın bir senaryo olarak geçecek. Bu senaryonun sonucu biraz da ava gidenin avlandığı şeklinde tecelli etti. Erken seçimden başka bir konuda asla uzlaşamayan o partilerden biri tek başına iktidar olabilme hayalini gerçekleştiremedi. Öteki de var olan oylarını hayli azaltarak tabanını eritti.

Halkın nabzını tutabilenler zaten “tek başına iktidar” palavralarını hiç de ciddiye almamışlardı. Onlar,  sandıktan yine koalisyonu dayatan bir aritmetiğin çıkacağından emindiler. Nitekim de öyle oldu. Şimdi koalisyon oluşturma çabalarında krizli bir döneme girilmemesi içten temennimizdir. 6 partili mecliste cümbüş olacak!..

Seçime katılma oranı ancak yüzde 62’yi yakalayabildi.Halkımızın siyasete ve siyasetçiye olan güvensizliğinin altı net biçimde çizildi. UBP’nin aldığı oya eşit sayıda bir oy kitlesi, sandığa yansıtılmadı. İster iktidarda, isterse muhalefette saf tutacak olanların halkın güvenini ve saygısını kazanabilme adına ciddi çaba harcamaları gerekir…

Çoğu kişinin gözünden kaçmıştır, ama Rum Lider Nikos Anastasiadis’in seçimimize3 gün kala  "Türklerin seçimi yasa dışıdır" demesi, Güney’in bize bakış açısının tipik göstergesidir…

Her seçim demokrasinin yaşama yansımasıdır. Seçme ve seçilme yasallığın ta kendisidir. Demokrasi bağlamında bile bizi horlayanlar ve kendilerine eşit görmeyenler bu topraklardaki yaşama ve var olma hakkımızı pervasızca çiğneyenlerdir.

Anastasiadis’in bu kışkırtması bile seçime katılma oranımızı yükseltecek bir motivasyon oluşturabilmeliydi. Ama olmadı. Seçime alenen boykot koyanlarımız, bilerek ya da bilmeyerek Anastasiadis'in saçma tezine hizmet etmiş oldular...

*             *             *

Kampanyadaki tüm tartışmalar iç politikamız üzerineydi. Biz gazeteciler zorlamadan hiçbir siyasetçi dış politika üzerinde konuşmaya yanaşmadı.

“Kıbrıs sorunu” gibi kronik bir fenomen boynumuzda asılıyken dış politikasız siyaset mi olur? Hep iç politika konuşulurken de çamur atma devinimi gündeme egemen oldu. Çamur yağmuruyla rakipler yıpratılmaya çalışıldı. Dedikodu mekanizması da gürül gürül işletildi.

Bahar aylarında bizi yeniden sarmalayacak olan müzakereler konusunda partilerimiz kampanyaları boyunca “kapalı kutu” rolü oynadılar.  Dış politikayı etkisiz ve yuvarlak söylemlerle geçiştirdiler… Oysa dış politika rüzgârlarını arkasına alarak yürütülen ne kampanyalara tanık olmuştuk geçmiş seçimlerde…

Bizimkilerin bu dış politikasızlık tavrı karşısında bir de Güney Kıbrıs’ta yürütülen Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasına dönüp baktık. Dış politika adamların kampanyalarının tam da odağındadır...

Bu arada Güney Kıbrıs, kendi seçimleri için dünyanın 38 değişik yerinde sandık kurmaktadır.., Bizim demokrasimiz ise dış ülkelerdeki lobi potansiyelli  Kıbrıslı Türklere hâlâ  “hariçten gazel okuyanlar” gözüyle bakmaktadır.

*             *             *

Seçim kampanyasında güç ve para konuşturulurken hepimizin gözleri önünde bariz bir haksızlık sergilendi... 388 aday içinden bir elin parmakları kadar az sayıdaki aday sıkça televizyon ekranlarına çıkartılırken gerisi ihmal edildi.

İhmal edilenler listelerin dolgu malzemesi miydiler?!..

Adil olmayan bir seçim kampanyasıydı bu... Gücü ve parası olan reklamını bolca yapabildi. Hiçbir TV kanalı 388 adayın tümünü tek salonda toplayıp halka sunmayı düşünmedi. Oysa böylesi bir etkinlik en fazla ilgi çeken  seçim programı olurdu..

Bakalım ihmal edilen o adaylar arasında gürültüye kurban giden ne cevherler vardır.

*             *             *

Dar bölge seçim sisteminden vazgeçildiği iddiasıyla çarşaf listeye geçilmesi bölgeciliği ortadan kaldırmadı. Dar bölge anlayışı o çarşaf gibi oy pusulasına yapıştırıldı yine…

Seçim öncesindeki söyleşimizde UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün'ün yaptığı şu itirafa bir kez daha dikkati çekmek isterim:

"Belirttiğiniz gibi bu seçim sistemi yine bölgeciliği içerir. Bu içerik, bölgeci milletvekillerinin ısrarıyla sistemde onlara verilen ödündür.”

Dilerim “Dar bölge seçim sisteminden vazgeçildi” yalanından artık dönülür ve bundan sonraki seçimler için bölgecilikten ve bireycilikten tümden arındırılmış bir seçim yöntemi kurumsallaştırılır.

Yeni bir sistemde bölgeler ve karma oylama kaldırılmalı. Her partinin listesi ön seçimlerde belirlenen sıralamayla amblemler altında sunulmalı. Seçmenler kişileri tiklemek yerine, dünya görüşünü özümsediği partilere mühür vurmalı… Bu sistem adayların kendilerine değil, partilerine çalışmalarını da sağlar. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup