Cyprus Today sol
  • 03 Eylül 2017, Pazar 14:01
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Bayram çeşitlemesi…

ET İHTİYACI: Sanki Victor Hugo'nun "Sefiller" romanından bir sayfa: Adam Kurban Bayramı'nın öncesinde gece karanlığında kapısını zorlayıp gizlice girdiği kasap dükkânında para dolu kasaya ya da başka değerli hiç bir şeye dokunmuyor. Sadece buzluktan ihtiyacı oranında et alıp sırra kadem basıyor. Bu meçhul kişiye "hırsız" demeye kimin vicdanı elverir ki? Asıl hırsız olan içinde yaşadığımız şu yoz düzen!.. Ki insanları bir pişirimlik ete muhtaç etmekte!..
   *          *             *
EN FAZLA TUŞLADIKLARIMIZ: Sözcüklerimizi ve cümlelerimizi kurarken en fazla kullandığımız harflerin ve rakamın hangisi olduğunu hiç merak ettiniz mi?
“Şimdi nereden çıktı bu soru?” derseniz şaşırmam… Çünkü doğrusu ben de kendiliğimden merak etmedim. Ama o harflerin ve rakamın kullanımdaki şampiyonlukları kendiliğinden ortaya çıkınca dikkatimi çekti bu konuya şöyle bir değineyim dedim.
Benden önce başkaları da değindi mi bilmiyorum: Sırasıyla en fazla kullandığımız harfler A, E, S ve D’dir… En fazla kullandığımız rakam ise hiçbir değeri olmadığını sandığımız 0 (sıfır)’dır…
Bunun testi nasıl mı yapılır? Kullandığınız bilgisayarın klavyesine şöyle bir bakarak… Durmadan dokunduğumuz tuşlar üzerinde en fazla yıpranan ve hatta silinen o harfler ve rakamdır.
Ben şu anda üçüncü özel bilgisayarımı eskitmek üzereyim. Ve üzerlerinde adeta dövüştüğüm her üç bilgisayarımda en fazla yıprattığım harflerin ve rakamın sırasıyla A, E, S, ve D harfleri ile 0 (sıfır) rakamının olduğunu gözlemledim. Bilgisayardan önce kullandığım daktilolarda da durumun aynen böyle olduğu aklımdadır.
   *          *             *
TÜRK ORDUSUNUN ÖZELLİĞİ: 1877-78 Osmanlı-Rus savaşında Don Kazak Alay Komutanının Çar Grandük Nikola'ya yazdığı bir mektup var çok ilginç, ki Türk ordusunun en büyük zafer bayramının kutlandığı 30 Ağustos’ta bir kez daha aklıma gelmişti… Kazak komutanın tarihe geçen mektubu aynen şöyle:
“Osmanlı Saltanatı ile Osmanlı Ordusu birbirine çok tezatmış. Dışarıdan bakılınca Osmanlı saltanatı çok şaşaalı, ama içine girince bu saltanatın nasıl derme çatma olduğunu görüyorsun. Osmanlı Ordusu da dışarıdan bakılınca çok derme çatma. Ne var ki, onunla göğüs göğse, süngü süngüye savaşa başladığında nasıl muhteşem bir güçle karşılaştığını o zaman anlıyorsun.
Bir de başka özellikleri var bunların. Bizde komutan ölünce ya da esir düşünce birlik dağılır. Bunlarda herkes komutan. Biri ölünce yerine hemen altındaki geçiyor ve hiçbir şey olmamış gibi savaşmaya devam ediyorlar. O kadar ki, dağda çobanlık yapmış insanları bile gerektiğinde ‘komutan’ olup birliğini sevk ve idare edebiliyor.”
   *          *             *
DEVLET NE DEMEKTİR?: Devletin gözü kör , kulakları sağır olursa her kurum eşkiyaya döner... Prof. Dr. Aydın Taneri, bu vurgudan yola çıkarak “Türk Devlet Geleneği” adlı kitabının bir yerinde devletin ne anlama geldiğini şöyle anlatır:
“Mağarada yaşayan ‘Gazal Ana’ Eşkıya Reşo'yu devlet gibi tanımış ondan yardım alıyor, ona yataklık yapıyormuş. Öğretmen de onu ‘devlet’ fikrine inandırmaya çalışıyormuş; ‘senin eşkiyan bir gün ölür ama devlet ölmez’ diyerek. Bunun üzerine Gazal Ana  ‘eyi söylüyorsun, hoş söylüyorsun. Ama hani dövlet a oğul? Dövlet beni de görmeli, ağayı da, zalimi de görmeli, zulüm edileni de... Dövletin kolu uzun olmalı beğ oğlum… Devlet yumruğu zalimin başı üzerine bir davul tokmağı gibi inmeli. O'nu bende görmeliyim, bana zulmeden de görmeli. Devlet dediğin her yerde gözü kulağı olmalı, her yerde hazır ve nazır olmalı... DEVLET DEDİN Mİ GURBAN, HAŞA SÜMME HAŞA, ALLAH GİBİ OLMALI...”
Ve Op. Dr. Öztürk Ünverdi dostumun bu konudaki özdeşleştirmesi:
“Gazal Ana bu sözleri 1965’ de söylemiş. ‘Cahil bir kadın’ diyoruz, ama bundan daha güzel bir devlet tarifi okudunuz mu? Bakkaldan yeşillik alacaksın, ilaçlı olup olmadığını sen bileceksin.Süt alacaksın ayni şey.Çocuk okutacaksın, devlet görevinden istifa etmiş, ilkokuldan itibaren tahsil parası ödeyeceksin.‘Sağlık’ dersen, bu ülkede diğer kurumlara göre ağır aksak en iyi işleyendi. Yerine daha iyi bir sistem getirmeden şimdi onu da bozarak özele yönlendirmeye çalışıyor. ‘Paran yoksa öl’ devri yakındır. En azından doktorların vicdanı ile Robin Hood gibi zengin bir miktar ödeyerek yoksul finanse ediliyordu. Şimdi çok geçmeden ‘yandım Allah’ türkülerini duyar gibiyim.”
 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık