Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

02.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bir facialar tarihi: Trafiğimiz…

Dağ yolu trafik faciası dilerim bardağı taşıran son damladır. Artık trafik facialarını yaşantımızdan silip atacak gerçekçi önlemler radikal ve hızlı yasalarla ve o yasaların getireceği uygulamalarla inşallah alınır…

Alınabilecek etkin önlemlerle ilgili yığınla öneri gelmektedir. Tüm bu önerilerin bir dosyada toplanmasını ve yasa yapıcılarla yasa uygulayıcıların önüne konulması gerekir. Trafik kaosumuzla ilgili toplumsal duyarlılığımız da gündemin baş sıralarındaki yerini korumalı. Daha güvenilir bir trafik düzeni için gerçekten hiç nefes aldırtmayan bir kamuoyu baskısına gereksinim vardır… Bu yaşamsal konu oluruna bırakılamaz…

Sevgili Ali Baturay’ın dünkü yazısı trafik facialarının bizim toplumsal yaşantımızda tarih oluşturduğuna dair ilginç bir vurgulamaydı. “80’lerdeki Bekirpaşa Lisesi otobüs kazasından bugünkü kazaya” başlıklı yazıda, o yıllarda yine kaza geçiren bir okul otobüsü içinde yaşamını yitiren ve sakat kalan öğrencilerimizin dramına değinilmektedir.

Ben de çok iyi anımsıyorum: Bir okul gezisi için öğrencileri taşıyan otobüs Lefkoşa – Mağusa anayolu üzerindeki Korkuteli yakınlarında yoldan çıkıp tarlaya savrulmuştu... O kazada, yaralanıp sakatlananların yanında, dört öğrencimiz, yaşamlarının ilk baharında, trafik canavarının kurbanı olmuştu. Halkımız günlerce bu sarsıcı trafik kazasının da yasını tutmuştu.

                                                               *             *             *

Trafik facialarımızın tarihçesini irdelediğimizde ben çok daha gerilere, 1936 yılına dek de gidebilirim. “Trafik facialarının başlangıcı” olarak nitelendirebileceğimiz ve 20 Kasım 1936’da gerçekleşen o kazada, 28 yaşında genç ve parlak bir avukat olan Süleyman Şevket ve onun arkasından da üç kişi daha yaşamını yitirmişti.

Otomobillerle yeni tanışmaya başlayan Kıbrıs’ta o kaza, Türk halkını olduğu kadar Rum halkını da etkilemişti. Dahası Rum şairler genç Türk avukatının arkasından yıllarca dillerde dolaşacak ağıtlar yakmışlardı. Baf ilçesinin "Aşelya Çiftliği" namıyla bilinen yöresi vardır. Süleyman Şevket'in şoförü tarafından kullanılan otomobili, yağışlı ve fırtınalı bir havada işte o yöredeki köprüyü geçerken birden bire dibe çökerek gözden kaybolur. Şoför, yükselen sular nedeniyle köprünün çöktüğünü fark edememiştir. Aşelya Köprüsü’nün çöktüğü,  ancak üçüncü otomobil de sulara gömüldükten sonra fark edilebilecekti. Üçüncü araç ağır ve yüksek bir yolcu otobüsü olduğundan sel suları tarafından sürüklenememiş, içindekiler de kurtarılabilmişti. Kaza gününün acı bilançosu, Şevket Süleyman’la birlikte dört kişi idi…

                                                                              *             *             *

Trafik terörünün facialar tarihi o günden sonra da yazılmaya devam etti. Hem Türk halkı arasında, hem de Rum halkı arasında…

Ama ben yakın tarihimizin izlerini hâlâ yüreklerimizde ve belleklerimizde canlı tutan bazı facialarını anımsatmak isterim…

Hangilerini mi?

Örneğin üniversite kentimiz Gazimağusa’da iki aracın yüz yüze çarpışması sonucunda yedi kişinin yaşamına mal olanı…

Yine o Değirmenlik dağ yolunda bir tırın dolmuşa çarpması sonucu yedi ölümle sonuçlananı…

Lefkoşa Ortaköy’de alçaktan uçan bir trafik canavarının karşı şeritteki araca çarparak dört öğrenciyi yaşamdan koparmasını…

Lefkoşa – Güzelyurt yolunda dört genç akademisyenin yaşamına mal olan fecaati…

Asya Rıdvanoğlu’nu ve Osman Mağusalı’yı gencecik yaşlarında aramızdan koparıp alan başkentin ortasındaki inanılmaz kazaları…

Facialar tarihimizin örneklerini daha da uzatmak tabii ki mümkündür… Ama amacım burada yürek burkan bir çetele sunmak değildir. Ya nedir? Bu ürkütücü tarihe artık “dur” deme zamanının geldiğini bir kez daha anımsatabilmektir…

Eğer gerçekten sözün bittiği yerde olduğumuza inanmışsak, artık bu feci tarihi inatla yazmakta olan trafik canavarına karşı harekete geçmenin zamanıdır.

Her trafik faciasından sonra sümen altından çıkarıp paylaştığımız şablon demeçlere ve yazılara artık son verilsin. Çok iyi bilinen sorunların, o çok iyi bilinen çözümleri kararlılıkla devreye konulmalı...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.