Cyprus Today sol
  • 25 Temmuz 2017, Salı 8:52
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Bir güncel plaj öyküsü…

Girne’deki plajların kirletildiğine ve o plajlara uğramaktan çekinen halkımızın artık Rum plajlarına yöneldiğine dair haberler büyük sansasyon yarattı…

Mevcut plajlara girişin paralı olmasının ve oralarda büyük kalabalıkların toplanmasının tedirginlikleri de tabii ki gündem oluşturmaya berdevamdı…

İşte tam da bu sıralarda Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı yaz koşullarını göz önünde bulundurarak, Gazimağusa’da halkçı bir jest yaptı. Ciddi yasal askeri kurallara tabi olan kendi duyarlı bölgesi içindeki “Halk Plajı”nı yeniden hizmete sundu…

Altını önemle çizmek gerekir ki, bu bölge Kapalı Maraş’ta değildir... Derinya’dadır… Geçmişte son derece gergin olayların yaşandığı ve hatta kanın bile döküldüğü o Derinya’da… Bu nedenle, Rum yetkililerin Türklerin Maraş’ta operasyonlara giriştiğine ilişkin yaygaraları kuru gürültüdür… 

Kaldı ki, şimdi tekrar sivil KKTC vatandaşlarının kullanımına sunulan bu plaj, 2005 yılına kadar 20 yıl süreyle özellikle komşu Harika Mahallesi’ndeki az gelirli insanlarımızın istifadesi için ve sivil makamların ısrarlı başvurusu üzerine, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın iyi niyetli yaklaşımıyla, Belediye ve sivil kişilerce çalıştırılmıştı. Şimdi o plaja sadece komşu mahalle sakinlerinin değil, daha geniş kitlelerin girebilmesine olanak sağlanıyor…

*             *             *            

Coğrafi stratejik konuma lütfen dikkat buyrulsun: Açılan o plaja askeri birlik merkezinin içinden de geçilerek 4 kilometrelik bir yolla ulaşılır. Yolun her iki yanında çeşitli askeri konuşlanmalar var… O alan yasalarımıza göre Birinci Derecede Askeri Bölge… Yerli halkın istifadesine sunulan alanın açılabilmesi için de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ek külfetlere katlanıyor… Güvenlik ve savunma adına daha fazla nöbetçiye, tesise, mesaiye ve parasal kaynağa ihtiyaç var… 

İster bizim ülkemizde, isterse diğer ülkelerde olsun… Askeri bölgelerin yasal ve kesin kuralları vardır. Yine de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın halkçı jesti bu kuralları belirli bir sınıra kadar esnetti… “Kırmızıçizgi” de diyebileceğimiz o sınır, KKTC vatandaşı olmayan yabancıların askeri bölgeye alınmamasını öngörür… Elbette ki bir ülkenin öz vatandaşlarının yabancı uyruklular yanında kimi stratejik bölgelerde, gözetim altında da olsa, bazı ayrıcalıkları olacaktır… Zaten dünya genelinde, sivil ve askeri ilişkilerde geçerli olan bir kural bu…

Bırakınız ki bizim Kıbrıs’ta resmi ateş kes anlaşması bile yapılmamıştır… Ama her ülkenin güvenlik ve savunma bağlamında uygulamakta olduğu kurallar var… Dahası, Güney Kıbrıs gibi bir ülkede o tür askeri ve duyarlı kuralları vurgulayan kimi levhalarda “Türkler ve köpekler giremez” şeklinde dazlakça ifadelere de rastlanmaktadır…

Bizim neslin mensupları çok iyi anımsamaktadır: 1960’lı ve 1970’li yıllarda Rum otoritesi savunma amaçlı önlemler ve mevzilerle donattığı sahillere de, plajlara da Türkleri yanaştırmıyordu. Popüler olmuş bazı plajlara girebilen Türkler ise, kimliklerini saklayabilmek için akla karayı seçerlerdi. Türkçe konuşmazlardı… Askeri bölge ilan edilen sahil şeritlerine giren yüzlerce Türk’ün tutuklandığı ise, hâlâ belleklerimizde yaşayan acı gerçektir.

*             *             *

Nostaljimizi de yaptıktan sonra gelelim günümüze… Güney’de İngiliz Ağrotur Egemen üs bölgesinde Limasolluların çok iyi bildiği Happy Valleyplaj yöresi vardır… 1974’te Limasol Türk bölgesini ve köylerini terk etmek zorunda bırakılan binlerce Türk, o ünlü alanda aylarca İngiliz askeri kontrolünde çadırlar içinde mülteci hayatı yaşamıştı… İşte o plaja elini kolunu sallayarak İngilizlerden ve özel izinlilerden başka kimler girebilir ki?

Güney’de daha başka duyarlı bölgeler de var... Örneğin Tatlısu, Terazi, Mari, Pomo ve KoççinoMutti  bölgeleri Yunan askeri işgalindedir…  Hangi Türk ya da hangi yabancı unsur o plaj bölgelerine elini kolunu sallayarak dolaşabilir?..

Ortada bu gerçekler varken Derinya’daki o askeri bölgede halk plajından sadece KKTC vatandaşlarının yararlanabileceğine ilişkin yasal kurallara “ırkçılık” damgasını basmanın insafla ilgisi olamaz… Güney’deki askeri yasal uygulamalar “ırkçılık” olarak algılanmazken, bizim taraftaki uygulamaları böyle bir suçlamayla karşı karşıya bırakmak ne derece doğrudur?

Sağa – sola bir kulak verin: Halkımıza yasal askeri bölgesi içinde külfetleri ve haksız eleştirileri göze alarak yaptığı sosyal sunumdan dolayı kendi bağrımızdan çıkardığımız, kendi çocuklarımızın ocağı olan Güvenlik Kuvvetlerimize teşekkür eden yok… Ama “ırkçılık” suçlamasını yapanlar var… İnsaf birader, insaf!..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık