Cyprus Today sol
  • 27 Temmuz 2017, Perşembe 8:38
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Bundan sonrasına bakalım…

Harbi konuşmalı… Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya Crans Montana'da Anastasiadis'in dayattığı aynen şuydu:

"İmzala teslim belgesini ve kaldır ellerini."

Akıncı "hele durun, görüşülmesi gereken hayati konular var" pozisyonundayken de, bastırdıkları teslimiyeti sağlayamayanlar ve asla sağlayamayacaklarını da anlayanlar bavullarını toplayıp oradan kaçtılar.

Görüşmeleri durduran yine Rum tarafı oldu… Teslimiyet şartlarını kabul ettiremediğinden dolayı…

Mesele bu kadar açık ve net iken bize teslim şartları dayatan Rum tarafını aklarcasına yapılanlara bakınız… Son ana kadar görüşme masasında direten Akıncı'ya saldıranların niyetleri nedir acaba?

Ondan bekledikleri tek şey teslim belgesini kayıtsız şartsız imzalaması mıydı?

Ki bunun adına “çözüm olsun da nasıl olursa olsun mantığı” da denmekte…

Görüşmelerin çökmesi konusunda Akıncı “sorumluluğumuz yok” derken, neden sorumluluğumuz olmadığını da çok anlaşılır bir dille tane tane anlatmaktadır…

Anastasiadis’in elinin tersiyle ittiği tek konunun asker ve garantiler olmadığını, o kişinin siyasal eşitliğimizi, ekonomik güvencelerimizi, toprak ve mülkiyet duyarlılıklarımızı da reddettiğinin altına, örnekler vererek kalın çizgiler çekiyor…

Ama bir sağırlar diyalogu oynamayı yeğleyen kimileri yine de, bildiklerini okumakta berdevamdırlar… Akıncı’nın üzerinde, masaya dönüp teslimiyet koşullarını görüşmesi için baskı kullanırlarken onu rencide edecek ağır söylemlerden ve yayınlardan da çekinmiyorlar.

*             *             *

Geçmişte bazı durumlardaki patlamalarını anımsayanlar herhalde Mustafa Akıncı’nın şimdi Cumhurbaşkanlığı makamında çok daha sabırlı ve çok daha hoşgörülü olduğunu düşünmektedirler… Ki o Akıncı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin generaline “çizmeden yukarı çıkma” uyarısında bulunan, dahası İspanya’daki bir toplantıda Türkiye’nin o zamanki Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la restleşen siyasetçidir…

Akıncı şahsına yapılan saldırılar karşısında ikna, sabır ve hoşgörü siyasetini sürdüredursun ve sıkça “Ben çözüm sözü verdim, ama her ne pahasına olursa olsun çözüm demedim” diyedursun, şahsına karşı ağır eleştiriler de çeşitli ortamlarda sürdürülmektedir…

“Her ne pahasına olursa olsun çözüm” mantığının hezeyanlarıyla karşı karşıyayız. O paha, Türk halkını Kıbrıs haritasından silecek bir çözüm modeli olsa da!.. Gerçekten de Anastasiadis’in Akıncı’ya neleri dayatmaya çalıştığını dinledikçe ve öğrendikçe o göstermelik çözümün pahası ve diyeti de çok daha iyi anlaşılmaktadır…

Akıncı üzerinde “her ne pahasına olursa olsun” baskısını kurmaya çalışanların bir de referansları var ki, evlere şenlik!.. “Seni biz seçtik, istediğimizi yapmalısın” bağlamında bir ego!..

Oysa ki bu aşırıcı grubun oyları Mustafa Akıncı’yı cumhurbaşkanlığına getirmeye asla yetmezdi… Çözüm vizyonunu beğenenler ve onun o vizyonla çözümü sağlayabileceğine inananlar da Akıncı’ya oy vermişlerdir.  Onlara ister sağcı, ister liberal, ister ılımlı solcu, ister Türkiye kökenli, ister UB’li, ister DP’li deyiniz… Dolayısıyla Mustafa Akıncı’nın seçim başarısını hiç kimse inhisarına alıp “zatınızı biz seçtik, istediğimizi yapacaksın” havalarına girmemeli…

Tüm cumhurun bakış açısına göre sentezlemede bulunmak ve cumhurun tümünü tehlikeye düşürecek siyasetlere ve ödünlere itibar etmemek cumhurbaşkanlığı makamının esas ruhudur…

*             *             *

Yarım yüzyıl boyunca; Denktaş’tan, Talat’dan ve Eroğlu’ndan sonra Akıncı’nın iki buçuk yıllık yoğun uğraşlarının arkasından da kesinlikle anlaşılmıştır ki, Rum komşularımızın bu adada bizimle onurlu ortak bir yaşamı paylaşma niyetleri yoktur…

Bundan sonrasına bakalım… Yani bu adada güvenlik ve esenlik içinde tutunma planlarına ve bu planları başarıya ulaştıracak kararlı ve çağdaş süreçlere bakalım…

İki buçuk yıllık performansıyla Mustafa Akıncı uluslararası platformlarda tanınmış bir figür durumuna gelmiştir. Sanırım bu tanınmışlık halkımızın haklı tezlerinin dünyaya duyurulması bağlamında toplumsal şansımızdır…

Görüşmeler de elbette ki sürsün. Ama o görüşmelerin bundan sonraki parametreleri artık iki ayrı devletin yan yana barış ve huzur içinde yaşatılmasına dair olmalı…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık