Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

14.09.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bürokrasi, özel sektör ve halkımız…

KKTC bürokrasisinin ülkedeki işleri son derece yavaşlatmakta olduğuna ilişkin özel sektör yakınması bayram öncesi gazetemizin manşetine yansıyan değerlendirmelerden biriydi.

Asıl ilginç olan bu önemli değerlendirmenin iş dünyamızı temsil eden Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk Sanayi Odası ve Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Başkanlarının ağızlarından yapılmış olmasıydı.

Bu üç örgütün başkanları Fikri Toros, Mustafa Kaymak ve Mahmut Kanber, bir türlü bertaraf edilemeyen bürokrasideki hantallığın rekabet edebilirliği, iş hayatını ve üretkenliği engellemekte olduğu noktalarında birleşmektedirler. Yaptıkları uyarılar gerçekçidir ve yerindedir…

Eğer bir ülkenin bürokrasisi ekonomik kalkınmayı ve süreci de engelleyecek duruma sürüklenmişse, acınası halimiz, o ülkenin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor anlamındadır.

Çağdaşlığı yakalama sürecinde devlet birimlerini çok geride bırakan özel sektör kurumlarımız vardır. Bunları izledikçe gurur duymaktayız.

Gelgelelim özel sektör kurumlarının dinamik ve çağdaş işlevleri, bürokrasinin hantallığı yüzünden sıkça çelmelenmektedir.

*             *             *

Bürokrasinin işkenceye ve zaman kaybına dönüşen hantallığından ve hatta beceriksizliklerinden tabii ki halkımızın geneli de şikâyetçidir. Devlet dairelerine işi düşenlerimiz soğuk terler dökmektedirler. Halkın psikolojisi artık bu düzeyde…

Ama meslek gruplarımızın aksine, insanlarımız mağduriyetlerine ve şikâyetlerine tercüman olabilecek örgütlenmelerden yoksundurlar. O nedenle kişilerin bürokrasiden rahatsızlıkları bireysel feryatlarla yansıtılabilmektedir.

Örneğin işte sağlık servislerine, eğitim hizmetlerine ya da şu güncel konu seyrüsefer ruhsatlarının çıkarıldığı dairedeki işkencelere ilişkin ayyuka varan feryatlar.

Bürokrasinin hantallığına ilişkin diğer feryatları da siz bu listeye ekleyebilirsiniz… Uzayıp giden bir olumsuzluklar listesi çıkar ortaya…

*             *             *

Medyamızdaki yayınlar, halkımızın nabzı tutularak yapılmaktadır. Bir bakıma medyamız halkımızın gözü, kulağı, bilinci ve vicdanıdır.   Ülkedeki olumsuzluklara dair medyamızdaki haberlerin genelinin, kamu hizmetlerimizin bozukluğundan ve laçkalığından kaynaklanması halk adına yapılan o tercümanlığın göstergesidir.

Kamu hizmetleri çökmüştür… Buna karşın, kamu reformu gerçekleşmeyecek bir düş olarak hayallerdeki yerini korumaktadır… Bu reform beklentisi, bakalım daha ne kadar zaman hayallerdeki yerini koruyacaktır!..

Lütfen dikkat buyurunuz: Göreve başlayan her yeni hükümet mutlaka kamu reformunun gerekliliğinden söz eder… Gelgelelim, bozuk düzen bir süre sonra o hükümeti de teslim alır… Ve böylece, kamu reformu konusu bir kısır döngü içinde hayallerdeki yerini kökleştirmeyi sürdürüp durur...

Dahası, göreve gelen her yeni hükümet, bırakınız reform yapmayı, bürokrasiyi daha bir bozar… Çünkü partizanlık ve popülizm söz konusudur.

Bu bozuk gidişat içinde artık, bürokrasiden ve bürokrasinin konuşlandığı devlet dairelerinden memnuniyetle söz eden tek bir meslek grubuna ve tek bir vatandaşa rastlanamaz oldu. Bürokrasi maalesef halkın kâbusuna dönüştürüldü.

Oysa İngiliz koloni yönetiminin deneyimlerinden de geçmiş olan bu adada hâlâ İngiliz’in anısı olan şu slogan kulaktan kulağa dolaşmaktadır: “Bürokrasi vatandaşın hizmetkârıdır…”

Yazık ki geçmiş günlerden kalma hoş bir sedadır bu artık!..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.