• 25 Nisan 2017, Salı 10:03
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Çocuklarımıza ilişkin dosyamız pek de parlak değil…

Tarzımın ve alışkanlığımın dışına çıktığımı fark eden okurlarımdan hafta sonunda arka arkaya birkaç soru gelince bu yazıyı kaleme almam vacip oldu…
Gelen soru şu:
“Özel günlerde o güne ilişkin yazı yazma ilkenden bu kez 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda neden feragat ettin?”
Hiç de yersiz olmayan bu soruya karşı, haklı olduğuna inandığım bir nedenim var. Açıklayım:
Çocuklarımızın en sevinçli olduğu günde çocuklar bağlamında üzücü şeyler yazmamak adına feragat ettim o ilkemden…
Çocuklarla ilgili güncel meselelere ve hatta acılara değinmeden nasıl yazabilirdim ki bir Çocuk Bayramı yazısını?.. Tam da suçlu çocuk sayısında patlama yaşandığının, son 12 yılda 650 çocuğumuzun yargıda mahkûm olduğunun gazete manşetinde patladığı bir ortamda!..
                                                                      *      *             *
Bağnaz ve ırkçı bir siyasetin rencide ve mağdur ettiği çocukların hüznüne değinmeden edemezdim kaleme alacağım bir özel 23 Nisan yazısında…
Diğer çocuk kardeşleriyle birlikte çocuksu bir coşkuyu yaşamaktan başka amacı olmayan Sırp miniklerin Larnaka Havaalanı’nda tutuklanıp geri ülkelerine gönderilmeleri, dahası düpedüz yalan açıklamaların öznesi yapılmaları 23 Nisan Bayramı’na düşen gölgeydi…
Ve lütfen anlayınız işte, ben o özel çocuk gününde bu gölgeyi tepkisel yazımla köşeme taşımak istemedim…
Henüz sinemayla bile tanışmamış olan yoksul getto çocuklarımızın hiç gerçekleşmeyen düşlerine değinmeden yazılamazdı öyle bir yazı…
Doğrusu şu ya; sinemaya bile gitme olanağından yoksun olan çocukların ne tür yokluklar içinde büyümeye çalıştıklarını öyle bir günde bir kez daha seslendirmek istemedim…
Ekonomik hallerimiz ortada… Borcun paçalardan aktığı bir düzende her çocuk sırtındaki yüklü borçla doğmakta… Asla kendilerinin sorumlu olmadığı bu borç yükü, her geçen gün ağırlaşmakta…
Bu konu çocuklarımızla ve onların geleceğiyle doğrudan ilgili olsa da, bir özeleştiriyle bunun hesabını biz ergenlere soramazdım öyle bir günde…
Rekora koşan boşanmaların, yıkılan yuvaların en büyük acı yükünün çocukların minicik omuzlarına yüklendiğinin altını bir kez daha çizmek için o günün özel atmosferini seçemezdim…
Trafik canavarının pençelerine attığımız çocuklarımıza ağıt yakacağım gün değildi o gün… Cinsel istimara uğrayan çocuklarımızın sayısı artarken, bu rezilliğin boyutu enseste kadar uzanırken, babalarının tecavüzüne maruz kalan çocukların trajedisi gazete sayfalarına yansırken çocuklar üstüne yazılacak gerçekçi bir yazıda bu toplumsal çöküntüyü de es geçemezdim…
Uyuşturucunun sarmalına çekilen çocuklar gerçeği ve bu felaketin yaş sınırının gittikçe aşağıya düştüğünün belgeleri Çocuk Bayramı’na ilişkin bir yazıya nasıl yansıtılabilir, o günün sevincine zehir zakkum bir tat nasıl bulaştırılabilirdi…
Yarattığımız kirli ve hastalıklı çevrede yaşamaya zorladığımız ve hatta çöplerimizi kendilerine toplattığımız çocuklarımıza aidiyetin önemini anlatmayı da bir başka güne bırakmakta yarar gördüm…

*             *             *
Sözün özü, çocuklarımıza ilişkin dosyamız pek de parlak değil…
O kabarık dosyanın içeriğinde, çocuklarımızın üzerinde dolaşmakta olan daha nice mutsuzluk bulutları vardır… Kapkara bulutlar… Acı yağmurlarına gebe…
Çocuklara dair yazılarımızda mutlaka bunları seslendirmemiz, bu bulutları dağıtacak etkin çareleri aramamız gerekmektedir…
Ama 23 Nisan gibi özel bir günde, o geleneksel Çocuk Bayramı’nda, bu konuları gündeme taşımaktansa, okurlarımdan gelen telkinleri de fırsat sayarak bugün geciktirilmiş bir 23 Nisan yazısı yazmayı daha uygun gördüm…
Çocuklarımız bizim canımızdır, geleceğimizdir…
Onları her türlü sorundan uzak tutarak, onları hak ettikleri zenginlikler ve güzellikler içinde eğitmeli, büyütmeli ve dinamik – bilinçli emanetçilerimiz haline getirmeliyiz…
Ve şunu bilelim ki, eğer bunu tam olarak başaramıyorsak, biz ideal bir nesil değiliz kesinlikle…
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup