KTV
  • 31 Ağustos 2016, Çarşamba 21:30
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Cumhurbaşkanımız – hükümetimiz - demokrasimiz...

Medyamızdaki yankılardan da izlendiği gibi, Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün bakanlarıyla birlikte düzenlediği basın toplantısında hükümetin görüşme sürecinde yer alma isteği bir kez daha ısrarla seslendirildi.

Özellikle de Başbakan Hüseyin Özgürgün, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu tarafından…

Basın toplantısından sonra düzenlenen yemekte yakın temasta bir araya geldiğimiz diğer bakanlar da bu konuda ısrarlarını seslendirdiklerine göre, demek ki bir hükümet görüşüyle karşı karşıyayız…

Yükseltilen bu ısrara karşı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tavrının ne olacağı bekleniyor.

Akıncı'nın görüşme masasına hükümetin bir temsilcisini almamaktaki ısrarını demokrat düşünceli bir kişi olarak doğrusu ben anlayamıyorum. Demokrat düşünceli tüm insanların da anlayamadığından eminim…

“Yangından mal mı kaçırılmak istendiği”ni sorgulayacak değilim tabii ki... Ama Rum Hükümeti'nin tümden görüşme masasında, muhalefetinin de külliyen Rum Ulusal Konseyi'nde olduğuna dikkati çekmek isterim.

Güney'de başkanlık sistemi var ve Anastasiadis hükümet başkanıdır aynı zamanda...

Şimdi bizim cumhurbaşkanımız kendi hükümetine güvensizlik duyarsa, o hükümet ona nasıl güvensin?

Kaldı ki, Cumhurbaşkanımız masada Rumlara karşı "toplumsal eşitlik" adına siyaset yürütmektedir. Gelgelelim, görüşme sürecinde bizim toplumsal eşitliğimize sıcak bakmaması işte tam da bu kritik aşamada, tarihi bir paradoks oluşturmaya başladı…

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’nun özel bir görüşme sırasında Cumhurbaşkanı’ndan “fazla beyanat verme” telkinini aldığını açıklaması, geçen günkü basın toplantısının yankı yaratan anekdotlarındandır.

Oysa gözlemlenen odur ki, Rum Lider Nikos Anastasidis görüşmelerin gidişatına ilişkin beyanat verilmesi konusunda çevresini teşvik etmektedir. Bu tür beyanatların ortalıkta yankılanabilmesi için masadan bilgi sızdırmaları yapılmasına göz yummakta, Rum Ulusal Konseyi’ne en mahrem bilgileri bile aktarmaktadır.

Hiç kuşkusuz Akıncı ile yaptığı ve tutanakları tutulmayan o ikili özel görüşmelerde konuşulanları bile aktarmaktadır!.. Ağızlarını her açtıklarında perdeyi yıkıp viran eden Rum Hükümet Sözcüsü ile Ortodoks Kilisesi’nin sözcüsü o Başpiskopos’un denetim dışı ve doğaçlamadan konuştuklarını hiç de sanmıyorum…

Ana muhalefet partisi CTP “görüşmeci” gibi önemli bir statüyle bir milletvekilini, Özdil Nami’yi görüşme masasında bulundurabiliyor.

Akıncı’nın geriye kalan heyeti ve bürokratları ise Meclis’te sadece üç milletvekili bulunan TDP’den…

Ülkenin şu anda en geniş siyaset tabanını temsil etmekte olan UBP – DP – Bağımsızlar koalisyonunun bir tek temsilcisi ise görüşme heyetinde yok…

Bunun adına “çoğulcu ve katılımcı demokrasi” denildiğini hiç kimse öne sürmesin…

Kıbrıs sorununa çözüm bulunacaksa, bu çözüm tüm halk için olacaktır. Öyleyse çoğulcu – katılımcı bir demokrasiyle halk görüşme masasında temsil edilmelidir…

Cumhurbaşkanı, halkı kucaklayan statüsünün gereklerini yerine getirmezse işte bu tür rahatsızlıkların olması da doğaldır…

Mustafa Akıncı seçime katılan seçmen çoğunluğunun oylarıyla seçilmiştir. Ya seçime katılmayan seçmenler? Olaya bu açıdan bakıldığında Cumhurbaşkanımızın sandıktan çıkan reel oyu yüzde 37’dir…

Geriye kalan ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde sandığa gitmeyen yüzde 63 seçmenin iradesinin hiç mi hükmü yoktur bizim bu demokrasi anlayışımızda?

Ve lütfen bu yazdıklarım “vay Cumhurbaşkanı’nı mı eleştiriyorsun!” diye yine kimileri tarafından öfkeyle karşılanmasın… Eleştiri yapmıyorum, demokrasi adına yorum yapıyorum…

Kaldı ki, demokrasi, gerektiğinde Cumhurbaşkanlarının da eleştirilebildiği bir rejimdir...  Eski cumhurbaşkanlarımız Rauf Denktaş ile Derviş Eroğlu için "Barra"dan başlayıp neler söylenmemişti, neler... Gülüp geçilmişti bu tür saldırılara bile… "Bu ülkede demokrasi vardır" diyerekten...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 5 2 3 0 3 9
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 5 3 0 2 2 9
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 3 0 2 0 9
4 LEFKE TSK 5 2 2 1 3 8
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 2 1 3 8
6 YENİCAMİ AK 5 2 2 1 2 8
7 BİNATLI YSK 5 2 2 1 2 8
8 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 5 2 2 1 0 8
9 CİHANGİR GSK 5 2 1 2 -1 7
10 YALOVA SK 5 1 2 2 1 5
11 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 0 5 0 0 5
12 OZANKÖY SK 5 1 2 2 -3 5
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 5 0 4 1 -1 4
14 BAF ÜLKÜ YURDU 5 1 1 3 -2 4
15 GENÇLİK GÜCÜ TSK 5 1 1 3 -4 4
16 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 1 1 3 -5 4

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 23.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup