KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

11.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Derin acımız: çevre bilinçsizliği…

Çevremizin rezilliği ve dayanılmaz pisliği konusunda her yazı yazdığımızda okurlarımızdan yağmur misali mesaj yağmaktadır.
Perşembe ve cuma günleri arka arkaya yazdığım çevre yazılarında da yine böyle oldu. Durum hiç değişmez zaten..
Çevreye karşı bu çok duyarlı potansiyeli değerlendirme ve yönetme görevi devlete düşer…
Çevremizin, hepimizin utancı haline gelen bu çağdışı durumuna karşı halkımızda gerçekten etkin ve duyarlı bir kesim vardır. Ama örgütsüz bir kesim... O nedenle de başını alıp giden magandalıklara karşı, bu kadar ses verilmesine rağmen bir türlü başarılı olunamıyor.
Çoğu zaman düşünmeden edemiyorum: Acaba bizim ülkemizde de ana teması çevre olan, tümüyle çevre politikalarına odaklanan bir siyasi parti mi oluşturulmalı?
                                                               *             *             *

Değerli bir okurum “Bakanlıktan tutun amirliklere kadar yığınla makam var bizim ülkemizde… Ama bunlar ülke ve toplum sorunlarının çözümünde etkin ve başarılı olamadıktan sonra ne değeri var o anlı – şanlı bakanlıkların ve hatta makam araçlarının?”diye yazdı.
Aydın insanlarımızı en fazla üzen de aynı ada üzerinde yaşayan iki halktan birinin çevre konusunda komşu halka gıptayla bakar duruma gelmesidir. Diyorlar ki; “işte Güney’de Avrupa kıstaslarında bir çevre. Kuzeyde ise nerdeyse Afrika ve diğer geri kalmış ülkeler düzeyinde bir çevre!.. Esas neden karar ve yönetim mekanizmalarının farklılığında aranmalıdır.”
Ama o karar ve yönetim mekanizmalarını da oylarıyla belirleyip görev başına getiren halktır. Bu halkın kendi seçtiklerinin basiretsizliğinden utanır hale gelmesi eğer bir demokrasi dramına dönüşmüşse, seçimlerde sandık başında daha dikkatli,  daha seçici olunması gerekmez mi?
                                                               *             *             *
Hiç kimse çevreyi koruma bağlamında yeterli yasalarımız olmadığını da öne sürmesin. Esas yetersizlik var olan yasaları uygulayamayan yetkililerdedir.
Örneğin çevremizin bir başka trajedisi gıda malzemelerinde yaşanmaktadır. Çöplüğe atılması ve hatta hiç geciktirilmeden imha edilmesi gereken tarımsal ve sınai gıda ürünleri çeşitli kombinezonlarla market raflarını ve manav reyonlarını doldurmaktadır. Bunların kimisi pestisitli, kimisi de kullanım süresini tamamlamış durumdadır.
Nice şikâyetler alınmaktadır bu konuda.
Oysa bu sorunu kökünden çözümleyebilecek kadar güçlü bir yasa vardır yetkililerin elinde. Şu iki yıldan bu yana yürürlükte olan AB uyumlu 56/2014 sayılı Genel Gıda ve Yem yasası…
Etkin biçimde kullanılmayan bir yasanın ülkeye ve halka ne yararı var? Bu yasa etkin biçimde kullanılmayınca market rafları ve manav reyonları da çoğu zaman ölümcül çöplerin yığınağıyla dolmaktadır.
                                                               *             *             *
Bir başka okurumun haklı yakınması ise şöyle:  “Evimden dışarı çıkar çıkmaz mutsuz oluyorum. Çevremizin dramatik durumunu görmemek için hep gökyüzüne mi baksam?!. Sağım – solum, refüjlerin içi, yol kenarları…  Hasta ediyor benim gibi duyarlıları bu manzaralar. Üstelik bir de turizm ülkesi olmakla övünürüz. Böyle turizm ülkesi mi olur Tanrı aşkına?”
Belediye görevlilerinin çöpleri toplarken yarattıkları kirlilikten, hatta bidonları kırıp geçirmelerinden yakınanlarımızın sayısı da az değil. Bir okurum aynen şunları yazdı:
“O çöp bidonları bizlere parayla satılıyor... Hediye değil… Onları çöp kamyonuna boşaltırken kıranlar, belediye temizlik çalışanları… Neden? Ya malzeme doğru dürüst seçilip uygun ve sağlam bidonlar alınmamış, ya çalışanlar bilinçsiz, ya da vurdumduymaz... Kamyonun yükleme mekanik sisteminde bir arıza olması ihtimali de var...”
Umarım Belediye Başkanlarımız bu haklı şikayetleri de ciddiyetle dikkate alırlar…
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.