KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

11.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Devlet mezarlığı / İngiltere’de sendikacılık / akıllanmaz canavarlar

DEVLET MEZARLIĞI: “Öleyim de kurtulayım” yok… Bu ülkenin insanlarının yaşarken çektikleri sıkıntılar yetmezmiş gibi, ölümlerinden sonra da çekecekleri var...
Elbette ki herkes farkında: Mezarlıklarda yatanlarımızın başına gelenler de gündem oluşturmaya başladı artık. Bu gündemin olayları medya sayfalarımıza bile yansımaktadır. Yeni gömülmüş insanlarımızın sel suları altında kalan kabirleri… Kabirler üzerindeki anı objelerine, çiçeklere ve çelenklere dadanan mezarlık hırsızları… Belediyenin sorumlu olduğu genel bakımsızlıklar…
Peki, bir de “Devlet Mezarlığı” ayıbını yaşamaya başladığımızın kaç kişimiz farkında o mezarlığa gömülenlerin yakınları dışında?
Ahmet Yusuf Atamsoy, birkaç yıl önce kaybettiğimiz ve “Devlet Mezarlığı” adı verilen kabristanlık bölümünde toprağa verdiğimiz değerlerdendir… İlgili yasa gereği buraya gömülenlerimizin mezarlık işlemleriyle devlet ilgilenir.
Atamsoy’un Devlet Mezarlığı’nda defnedilmesi neden uygun görülmüştü? Çünkü kariyerindeki bakanlık hizmetinin yanı sıra, önemli TMT’cilerden, sporculardan, eğitimcilerden ve kooperatifçilerden biriydi.
Atamsoy’un naaşı devlet töreniyle Devlet Mezarlığı’na defnedildi de ne oldu? O mezarlığa defnedilmekte olanların başına gelenler, onun başına da geldi!..
Atamsoylarla aynı zamanda aile dostuyuz da. Atamsoyların iki kızından biri olan Sinem Atamsoy Koşar, İzmir’de yaşamakta ve başarılı bir piyanist olarak Kıbrıs Türk halkını sanat alanında temsil etmektedir. Devlet Mezarlığımızın ne durumda olduğunu sevgili Sinem’den aldığım şu hüzün ve isyan yüklü mektup açıklamaya yeterlidir sanırım: “Ahmet abiciğim her zaman iyi olmanızı dilerim. Memleketimle ilgili her tür hassasiyetinizi özenle kaleme alıyorsunuz. Buralardan sizi izliyorum… Ben de küçük dünyamda duayen bir gazeteci yazarımız olarak sizi çok takdir ediyorum. Size, sizin de dostunuz olan, hatta ağabeyiniz olan babacığımla ilgili kendi ve ailevi hassasiyetimden söz etmek istedim. Üzüntümüzü, toplumsal sorunlara duyarlı kaleminizle daha büyük kitlelere ulaştırabileceğinizi düşünüyorum.
Babacığım ve onun gibi üç arkadaşının defnedildiği ‘Devlet Mezarlığı’nın durumu içimi sızlatıyor. İki buçuk yıl oluyor neredeyse babacığım aramızdan ayrılalı. Siz de tanık olmuştunuz. Hem devlet, hem de askeri törenle defnedilmişti. Ne var ki, iki yıldır süren çabalarıma rağmen hâlâ bir yanıt alamadım o mezarlığın mevzuatıyla ilgili olarak. Kıbrıs’a her gittiğimde, Meclis, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları arasında dolaşıp boş yere bir yanıt arıyorum. Biz babacığımın mezarlığını yapamayacak durumda değiliz. Ama yasa çıkmadan adım atamıyoruz. Babamızın oradaki, o mekândaki mezarını yapmamıza mevzuat engel. Bu nasıl bir durumdur? Devletimizin bir ayıbı değil mi?”.
Sevgili Sinem; devletimizin değil, devletimizi yönettiklerini sananların bir başka ayıbıdır bu… Umarım bu Devlet Mezarlığı’ndaki ayıbı giderecek adımları artık atarlar… Çünkü kendilerinin de gün gele defnedilecekleri yer o mekândır mevzuata göre. Şurası da bir gerçek ki, benzeri hüznü ve isyanı Devlet Mezarlığı’na defnedilen diğer devlet büyüklerimizin ailelerinin de yaşamakta ve yansıtmakta olduğunu duymaya başladık…
                                                                              *             *             *
İNGİLTERE’DE SENDİKACILIK: Doğan Delman, Londra’daki Kıbrıslı Türk toplumunun önde gelen kimliklerindendir. Çeşitli toplum örgütünde görev alan ve Belediye Meclis üyeliği de yapmış olan Delman’ın Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın yakın akrabası olduğunu bilirim. Siyaset onun genlerinde de var. Aşağıdaki satırlar, Doğan Delman’dan aldığım mektuptur:
“Tolgay dostum; en Demokratik ülkelerden biri olan İngiltere'deki Endüstriyel İlişkileri düzenleyen kanunlardan kısa bilgiler sunmak istiyorum:
1- Sendikalar bir iş yerinde greve gitmek için önce tüm üyelerini kapsayan bir oylamaya başvurmakla yükümlüdür.
2- Oylama posta aracılığıyla olur ve bağımsız bir kurum tarafından organize edilir.
3- Oylama neticesi lehte olursa greve gidilir, lehte değilse yapılacak grev kanunlara aykırıdır ve sendikalar hakkında kanuni işlem uygulanır.
4- Oylamanın sonucu tüm üyelere bildirilir ve netice lehte ise işverene en az bir hafta mühlet verildikten sonra greve gidilir.
5- Grev olan iş yerinde çalışmaya devam etmek isteyen çalışanlara sendikanın engel olma hakkı yoktur.
6- Greve giden çalışanlara grev süresinde maaş ödenmez.
7- Kanunlara uymadan greve giden çalışanların işine son verilebilir.
8- Sendikalar sadece kendi iş yerleri ile ilgili olarak greve gidebilir. Başka iş yerlerindeki grevi desteklemek amacıyla greve gitmek kanunlara aykırıdır ve çalışanın işine son verilerek sendika hakkında hukuki işlem uygulanır.
9- Grev süresince huzuru bozmak, trafik akışını engellemek, veya polise engel olmak suçtur.
KKTC'de bu konuda kanuni düzenlemeler nasıldır, merak ediyorum.”
                                                                              *             *             *
AKILLANMAZ CANAVARLAR: Geçenlerde bir akşam üzeri Alsancak'tan Lefkoşa'ya dönerken diğer araçların yanı sıra Eziç Premier'in önünde kırmızı ışıkta beklemekteyiz. Yan yollardakiler yeşil yandığından geçiş haklarını kullanmakta... İşte tam bu sırada arkamızdan son hızla gelen bir motosikletli göz açıp kapayıncaya dek Lefkoşa istikametinde gözden kayboldu... Yanımızdan geçerken hepimizi hem gürültüsü, hem de hızıyla salladı… Arabalardan, arkasından yükselen küfürleri de tabii ki hiç duymadı!.. Bazılarının hiç akıl koyma niyeti yok!.. Tanrı trafikteki masumları korusun!..
"Motosikletli Canavar" başlıklı bir paylaşımımda bu konuyu sosyal medyada irdeledikten sonra beni arayan bir dostum "gazeteler o kadar yazmakta, televizyonlar ve radyolar o kadar yayın yapmakta ama bunlar yine akıllanmıyorlar" dedi. "Akıllanmazlar" dedim o dostuma. "Çünkü trafikteki saygısızların ve kural tanımazların büyük çoğunluğu ne gazete okur, ne de TV ve radyo izler. Onlar kendi karanlık dünyalarında yaşarlar. Acı gerçeğimiz maalesef budur..."
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.