HUNKAR SAG GIYDIRME
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

09.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Doğamızı kimyasallarla mahvetmek

Tarımsal sorunlarla kimyasal mücadele var ya… Kaş yapabilme adına göz çıkarılıyor… Bu sakıncalı mücadele doğamızı da, insanlarımızı da mahvediyor.

Ticari korumacılık için zehri, ticari kazanç için hormonu bas… Sonuç; Felaket!..

Ancak çok dikkatli ve hassas dozajda yapıldığında sonuç veren bir tarımsal mücadele, kantarın topuzu kaçırıldığında felakete dönüşüyor. Tıpkı bizim ülkemizde olduğu gibi…

Bu kadarla kalsa neyse… Yasa dışılık da söz konusu… Çünkü başka ülkelerde miligramının kullanılmasının bile yasaklandığı kimyasallar, bizim ülkemizde kol gezmektedir… Hem de nasıl!..

Kimyasal zehirlenmelerin insan ve doğa yaşamında yol açtığı facialar gündemimizden hiç eksik olmadığı halde, gerekli önlemlerin alınmasında hiç de etkin olunamıyor, ne yazık…

                                                               *             *             *

93 yaşındaki Tuğrul Hilmi Berkay, hiç sarsılmayan duyarlılığıyla medyamızın sadık ve bilinçli izleyicilerindendir. Sıkça aradığı ve görüş paylaşımında bulunduğu gazetecilerden biri de benim, bundan mutluluk ve onur duyarım… Kimi zaman onun Taşkınköy’deki evinde buluştuğumuz da olur… Çay ve kahve içer, söyleşiriz..,  Feleğin çemberinden geçmiş bilge görüşlerinin yazdıklarıma zenginlik katmasından dolayı sevinirim…

Geçenlerde yine telefonla aradı. Neden mi? Köylere fare zehirlerinin ücretsiz verileceğine dair haber üzerine bir kez daha toplumcu duyarlılığıyla harekete geçmişti değerli ağabeyimiz… 

Bu fare zehirleri, “Farelerle mücadele kampanyası” çerçevesinde köylere Tarım Dairesi tarafından dağıtılacak. “Anladık, zararlı yaratıklar bunlar… Ama farelerle mücadele için zehirden başka bir yöntem yok mu?.. Herhalde vardır” dedikten sonra şunları söyledi Berkay:

“Farelerle mücadelede zehrin kullanılması ilk kez İngiliz Koloni Yönetimi’nde gerçekleştirildi. Ama çok iyi anımsıyorum ki, sonuçları acı olmuştu bu yöntemin… Gerçi tarımsal alanlara musallat olan fareler yığınlar halinde yok edilmişlerdi, ama onlarla birlikte, onların leşlerini yiyen kartallar, akbabalar ve şahinler de yok olmuştu. Durum fark edildiğinde, o günlerde çevre ve doğa bilinci bu kadar gelişmemiş olmasına rağmen İngiliz bu zehirleme yönteminden vazgeçmişti. Gelgelelim nesilleri kurutulan kartallar, akbabalar ve şahinler de Kıbrıs’ın doğasından silinip gitmişlerdi. Şimdi yine fareler zehirlenerek öldürülecekmiş… Korkarım ki, ülkemizde var olan kısıtlı kuş popülasyonu da bu sayede yok olacak.”                                             

                *             *             *

Çok haklı bir uyarıda bulunuyor Tuğrul Hilmi Berkay… Zehirleme dışında başka bir yöntemi, biyolojik mücadele yolu yok mu bu tarımsal mücadelenin?...

Kıbrıs’ın semalarında kartal, akbaba ve şahin gibi kuşları göremeden yetişen nesillerimize, diğer doğa yaratıklarımızın yoksunluğunu da yaşatmayalım. Tarımsal mücadelede, kaş yapayım derken göz çıkartmayalım… Çeşitli kuş türlerinin, Ağustos böceklerinin, kelebeklerin ve tırtılların doğamızdan hızla kaybolup gitmesi, işte bu zehirleme ve kimyasal ilaçlama yöntemlerinin acı sonucudur…

Bu gibi konularda bizi ısrarla uyaran, anılarını ve donanımını günlük yaşamımıza katan Tuğrul Hilmi Berkay gibi duyarlı, bilge ve deneyimli insanlarımız olduğu için de kendimizi şanslı sayalım, o şansı iyi değerlendirelim…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.