Cyprus Today sol
  • 12 Haziran 2018, Salı 8:55
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

“Doktor Kaya” anıldı…

Türkiye sağlık sektörünün geleceği açısından sıkıntı ve kaygı yaratacak bir durumun oluştuğu açıklandı geçen hafta… Bu açıklama genç tıbbiyelilerin uzmanlaşma aşamasına geldiklerinde artık cerrahlığı pek de tercih etmediklerine dairdi… Bunun nedenleri de şöyle vurgulanıyordu: “Cerrahlık, eğitim süreci çetin ve uzun, stresli, zor, sorumluluk taşıyan ve davaların en fazla açılmasına konu olan tıp dalı olarak algılanmaya başlandı…”


   * * *  

Geçen Cuma gecesi Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği kendi lokalinde yakın geçmişte yitirdiğimiz Dr. Kaya Bekiroğlu’nu anma etkinliği düzenledi… Rahatsızlığım nedeniyle davete katılamadım. Çok üzgünüm…
Eğer katılabilseydim anma etkinliğinde söz almak isterdim… Ve diyecektim ki…
Kıbrıs Türk tıbbının efsane isimlerinden Dr. Kaya Bekiroğlu, halkımızın ilk cerrahı olarak bu çok zor mesleği sonsuz bir istek, heyecan ve cesaretle seçmişti… “Cerrah olmak için” yaratıldığına herkesten çok o inanmış ve onurlu kariyeri boyunca da herkesi buna çoğu zaman başarılarına parmak ısırtarak bizzat inandırmıştı…
İstanbul’dan Londra’ya uzanan esaslı ve zor bir eğitim sürecini seçen Dr. Bekiroğlu, Kıbrıs’ın henüz İngiliz sömürgesi olduğu o dönemde İngiltere’deki hocalarına da yeteneğini kabul ettirmişti…  Ne kadar enteresandır ki, Kıbrıs’taki sağlık koşullarını çok iyi bilen İngiliz hocaları ona “ülkenin senin gibi harika bir cerraha ihtiyacı var, oraya dön” tavsiyesinde bulunacaklardı…
Hocalarını dinleyerek Kıbrıs’a döndü ve o zamanların koşulları içinde bir cerrah olarak  - çoğu ilk olan - nice başarılı operasyona imza attı. Henüz yeterince gelişmemiş sınırlı tıp olanakları içinde eline neşterini alırken o fevkalâde donanımına, Tanrı vergisi yeteneğine ve hep doğrulara yönelen kişisel inisiyatifine güvendi. Güveni onu hiçbir zaman yarı yolda bırakmadı… Ve inanılmaz neşter mucizeleriyle “Dr. Kaya” adını tüm Kıbrıs’ta bir efsaneye dönüştürdü…
Onun bu parlak tıp serüvenine dair nice öykü, adına yazılmış olan “Dr. Kaya” adlı biyografik kitapla toplumsal belleğimize aktarılmıştır. Yeterli değildi bu kitap Dr. Kaya’yı anlatmaya… İkinci cilde karar verilmişti, ama buna ömrü yetmedi…


   *          *             *       

     
Dr. Kaya, milli değerlere ve Kıbrıs Türk halkının varlığının bu değerler içinde korunup yüceltilmesine çok önem veren Atatürkçü bir aydınımızdı…  Onu yakından tanımayanlar için söylemeliyim: Yaşam serüveni ve kaleme alıp çeşitli yayın organında yayımlattığı yüzlerce yazı bunun kanıtıdır… TMT’nin üç kurucusundan biri olan Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun en yakın dostu ve kader arkadaşıydı.  Kıbrıs Türk halkının bekası için TMT gibi bir örgütün mutlaka kurulması gerektiği ilk kez Dr. Kaya ile Dr. Nalbantoğlu arasında Girne Boğazı’ndaki mütevazı bir ayran gazinosunun gizli köşesinde konuşulmuştu…
Bu olayın öyküsü uzundur, “Dr. Kaya” kitabında yeri de vardır, ama bu konuya aşağıdaki anekdotun daha iyi anlaşılabilmesi için değindim…
Dr. Kaya’nın önemli dostlarından biri olan EDEK Partisi’nin kurucusu Dr. Vassos Lissarides de fanatik ve milliyetçi bir Rum aydını idi… Genç yaşlarında tanışmalarından sonra Dr. Kaya ile Lissarides arasındaki dostluk Balkan Tıp Birliği’nin oluşturulmasında da önemli bir faktör oluşturur. Rum ruhani lider Başpiskopos Makarios’un en yakın dostu ve güvendiği özel doktoru olan Lissarides, 1963 olaylarında oluşturduğu özel silahlı grubuyla Türklere karşı savaşır. O koşulların içinde bile Kaya ile Vassos arasındaki doktorca ilişkiler sürer.
1974 Temmuz’unda cunta darbesi gerçekleştirildiğinde Yunan subaylarla EOKA B militanlarının en fazla aradıkları kişi Makarios’un kader yoldaşı Lissarides idi. Onu bir türlü yakalayamadıkları o günlerde Lissarides’in Lefkoşa’nın Türk bölgesine kaçarak Dr. Kaya’nın evinde saklandığına ilişkin söylentiler dolaşır.
“Dr. Kaya” kitabını yazarken Lissarides’in Rum Başkanlık Sarayı yakınındaki evinde yemekli bir toplantıda buluştuk. Dr. Kaya o yemekte “dostum Lissarides gelip bana sığınmamıştı. Ama gelseydi onu seve seve evimde konuk ederdim” dedi. Lissarides’e “peki nereye saklanmıştın?” diye sorduğumda gizemli tebessümünden başka bir yanıt alamamıştım ondan…
Biri TMT’ci bir Türk, öteki EOKA’cı bir Rum… Bu koşullarda nasıl bu kadar dost olabildiklerini de sormuştum. Yaşlı kurt Lissarides’ten şu yanıt geldi:
“Çok doğal… O halkının çıkarları, ben de kendi halkımın çıkarları için mücadele ettik…”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık