Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

22.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Dökülen turizmimiz…

Turizm Bakanlığımız ve uyduları dünyadaki hiçbir turizm fuarını kaçırmazlar… Bir gezi ailesi oluşturdular, her seferinde maaile oralardadırlar…

KKTC adına pahalı stantlar da kurulur, kimileri kalıcı, Türkiye’de olduğu gibi…

Kaynağı bulunup mutlaka pahalı ilanlar da verilir dış medyaya…

Ve turizm adına daha nice yüksek harcamalı etkinlikler…

O girişimlerin tümünün de amacı, ülkemize daha fazla turist getirtmek…

Da başarabiliyor muyuz? Ne münasebet!..

Çünkü ülkemize getirtmeyi başardığımız turistler ya umduklarını bulamıyorlar, ya da umduklarının çok ihmal edilmiş, rezilce kirletilmiş olduğunu görüyorlar…

Kumar turizminin müdavimi olan turistler, Las Vegas otellerini aratmayan lüks mekânlarda her şey dahil konseptiyle günlerini geçirip giderler… O bol yıldızlı otellerin dışındaki dökülen turizmimizle hiç buluşturulmazlar… Defalarca gelip gittiği bu ülkeyi, lüks oteline kapanıp kaldığı için  hiç tanımayan turistler var…

                                                                              *             *             *

Kamu hizmet mekânlarının yanı sıra KKTC turizminin cazibe merkezleri olan kültür mirasları da tükenip gidiyorlar. Olağanüstü çevre kirliliği ise karada, havada ve denizde almış başını gidiyor… 

Can simidimiz olarak gördüğümüz sıradan turistler, tanık oldukları üzücü manzaralar karşısında hem bir daha ülkemize gelmiyorlar, hem de gelmek isteyenleri engelliyorlar…

Turizm sektöründeki esas hastalık budur. Öncelikle bu hastalığı tedavi etmeli… Oluşan çirkin ve kirli imajımızı mutlaka estetik bir ameliyatla gidermeli…

İhmalden, çağ dışılıktan, laubalilikten ve sorumsuzluktan kaynaklanan o genel hastalık tedavi edilebilirse turistler ülkemizde tanıtımlarda kendilerine vaat edilenleri bulacaklar… Mutlu olacaklar… Hem kendileri gelmeye devam edecekler, hem de kendileriyle birlikte yeni turistleri de ülkemize yönlendirecekler…

                                                                              *             *             *

Bu vizyonu yaratmak Turizm Bakanlığı’nın öncelikli misyonudur. Ama o bakanlığın vizyon yaratmakta aciz kaldığı gün gibi ortada. O bakanlık iş üretmekte çok istekli olsa da, yanında eşgüdüm bulamıyor…

Örneğin şu Girne’deki Antik Liman’ın ve Turizm Limanı’nın durumları… Tabii ki Gazimağusa Limanı’nın dökülen ve hastalık saçan durumu da göz ardı edilemez..

Feci şekilde ve gün be gün yıkılmaktadır bu mekânlar.

Oysa coğrafyamız bir ada ülkesidir ve deniz ulaşımının yaşamsal önemi vardır böylesi bir ülkede…

Cebinde parası olan hiçbir turist KKTC için deniz yolculuğu keyfini (!) göze alıp da madara olmaz…

Gelecek olan havayolunu tercih eder. Şükretmeliyiz ki, Ercan Devlet Havaalanı’nı özel sektöre ihale ettik de yolcular çağdaş bir ortamda seyahat edebilme şansını bulabiliyorlar…

Girne’deki limanları da özele ihale etme söylentileri var. Keşke bu söylentiler gerçekleşse de oraları da kurtarabilsek.

Çünkü bilinen devler organizasyonlarımızla hiçbir şeyi başaramıyoruz maalesef… Acı gerçeğimiz bu…

Diyelim ki Turizm Bakanlığı arzuladığımız vizyondadır. Hangi bütçeyle ve hangi devlet kurumunun eşgüdümüyle başa çıkacak bu saydığım kronikleşmiş sorunlarla?..

                                                                              *             *             *

Yeri gelmişken bir de önerim olacak: Şu Girne’ye artık “Turizmimizin Başkenti” demekten vazgeçelim…

Turizmin başkenti böyle mi olur kardeşim?

Akdeniz çanağının en otantik mekânı olan antik limanı o zavallı ihmal edilmiş durumuna getirmekle kalmadık… Sadece araçların değil, yayaların bile rahat dolaşamayacağı kaotik bir kent yarattık o tarihi limanın çevresinde…

Geçmiş yıllarda iyot kokusu içinde huzurlu gezintiler ve dinlenceler için gittiğimiz o şirin Girne’nin yerinde artık yeller esmektedir…

Gökdeleni çağrıştıran yüksek binalar, kentin denizle olan aşinalığını yok etmekte, boşaltma ameliyesini denize sürekli yapan lâğım boruları nedeniyle iyot yerine, çirkefin kokusu solunmaktadır…

O kent “turizmimizin başkenti” diye sunulduğunda değil yabancılar, biz bile gülmekteyiz artık!..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.