Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

04.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Düşünceler mutlaka dışa yansır…

Düşünmek, düşünebilmek, yaratıcı düşünceler üretebilmek insanlığımızın en temel değeridir…
İnsanlık olarak da, birey olarak da bugünkü pozisyonumuzda olmamızı gerçekleştiren şey, aklımıza egemen olan düşüncelerdir.
Bizi her şeye ve her yere yönlendiren, beynimizde oluşan ve oradan da tetiklenerek eyleme geçen düşüncelerimizdir. İnsanoğlu eğer düşünme ve düşüncelerini eyleme koyabilme yeteneğine sahip olmasaydı bir nebattan farkı kalmazdı.
Taş devri neden sona erdi? Dünyada taş mı bitti?
Tabii ki hayır... Taş devrini sona erdiren, ondan sora da daha nice devirler açan insanların yaratıcı düşünce yetenekleridir.
İnsanlar değişik ve yeni düşüncelerle yaratıcılığını ve üretkenliğini sürdürdüğü sürece de, devirler ve yaşam değişecek, bir evvelki devrin ve yaşamın üretimleri eskiyecek ve uygarlık da dur – durak bilmeden ilerleyecektir...
                                                               *             *             *
Düşünce olgusuna dair bir gerçek daha vardır göz ardı edemeyeceğimiz. O da şu: İnsan ne düşünürse, nasıl düşünürse öyle hareket eder.
İnsanların nasıl düşünürse öyle hareket ettiğine ilişkin o tartışılmaz gerçeği örneklemek için de, kısacık bir öykü sunacağım şimdi burada. Bu öykü, genç bir kadının anılarından aktarılmıştır:
“Bir zamanlar satış elemanlığı yaptığım mağazaya sürekli uğrayan, konuşkan ve çok sevilen bir müşterimiz vardı. Yaşlıca bir kadındı bu… Mağazaya her gelişinde bir şey almasa da, etrafına bakınır, biz satıcılarla sohbet ederdi.
Yine böyle mağazaya uğradığı bir gün mağaza tenhaydı… Hepimiz onunla konuşmak için bu sevimli yaşlı kadının çevresine toplandık.
O anda bir şeyin farkına vardım. Dalgınlıktan olacak, kaşlarını bu kez siyah değil, yeşil kalemle boyamıştı ve çok komik duruyordu.
Bunu fark ettiğinden emin olduğum diğer arkadaşlarım da, benim gibi hiç bir şey belli etmemeye çalışıyordu. Ancak belli etmemek o kadar kolay değildi. Herkesin gülmesini tutmakta zorlandığını hissediyordum. Birbirimizle göz göze gelmemeye de çalışıyorduk. Bir gülme krizinin patlak vermemesi için…
Bu sevimli hanım tam mağazadan ayrılmak üzereydi ki, dikkatini küçük bir çanta çekti. Elledi, beğendi ve bu çantayı satın almak istediğini söyledi. Parasını ödemek için kasaya gitti.
Kasiyer arkadaşım işte o anda, her müşteriye sorduğu gibi ‘çantayı hediye paketi yapalım mı?’ diye sormadı.
Ve ne sordu bilir misiniz? ‘Kaşlarınızı hediye paketi yapalım mı?’ diye sordu!..
                                                               *             *             *
Hani bir söz vardır, ‘insanın fikri ne ise, zikri de odur.’ Aynen bu sözün gerçeği yansıtan gücüyle karşı karşıyaydık.
James Allen bu duruma açıklık getiren bir konuşmasında şöyle demiştir: ‘Kişi içinde hareket ederken, dışında hareketsiz duramaz.’
İçimizde olanların dışımızda olanları etkilediğini zaten hepimiz yaşamımızın her kesitinde gözlemlemekteyiz…
Gerçek duygu ve fikirlerimizi ne kadar saklamaya çalışırsak çalışalım, gerçek fikrimiz bir an gelir ki ille de dışa vurmakta ve karın üzerindeki ayak izleri kadar belirgin olmaktadır.
Sözün özünü yine vurgulayayım: İnsanın fikri ne ise, zikri de odur.”
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.