KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

22.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ekonomi kayması…

Kıbrıs sorununu çözmeye adanan görüşmelerin “ekonomi” başlığı önemsenmeyecek bir konu mu? Değildir… Ama yeterince önemsenmiyor ne yazık…

Ticaret Odası Başkanımız Fikri Toros'u dinliyorum. Açıklamalarına göre, Güney Kıbrıs'a kayan ekonomimiz müthiş rakamlara ulaşıyor... Yılda 200 milyon Euro!.. Bu para bizim ekonomimizde kalsa neler yapılmaz ki!..

Peki çare? İşte o çareyi bulması gereken Ticaret Odamızla Hükümettir...

Ekonomimizin Güney’e kaymakta olmasının nedenleri bilimsel çalışmalarla belirlenmeli ve bunun etkin önlemleri alınmalıdır.

Çarşımızdaki fiyat anarşisinin önüne geçmek ve gıda güvenliği konusundaki yaygın kuşkuları dağıtmak alınabilecek kısa vadeli önlemlerdir.

Anket yapıldığında tüketicilerimiz Güney’e daha ucuza alış – veriş yapmak ve hormonsuz, pestisit kalıntısız, kullanım süresi dolmamış taze ve sağlıklı gıdalar almak için geçtiklerini söylemektedirler. 

Bu görüşler halkımızda öylesine yerleşmiştir ki, bu gidişle olası bir çözümde güney ekonomisi kuzey ekonomisini tümden yutacak. Görünen köy kılavuz istemez…

                                                               *             *             *

Politik önlemlere gelecek olursak…

Birleşme halinde güçlü ekonominin zayıf ekonomiyi yuttuğu tartışılmaz ekonomik kuraldır. Ekonomi literatüründe bunun adına da  “polarizasyon” denir… Gerekli önlemler şimdiden alınmaz ve olası çözümün kapsamına bu önlemler oturtulmazsa, bir birleşmede Rum şirketleri Türk şirketlerini, küçük Türk işletmelerini ve turistik aile tesislerini çok kolay yutacak…

Rum tarafı Kuzeydeki Türk nüfusunu bloke etme ve bu nüfusu asgari bir coğrafya ölçeğinde yaşatabilme adına aşırı toprak isteklerini dayatmakta çok ısrarlı, çok inatçı… Çünkü güçlü ekonominin nüfus ve toprakla yaşamsal bağlantısı olduğu kuralını, siyasetinin temeline oturttu.

Rum tarafı geçen yıl AB dışından 15 bin kişiye vatandaşlık verirken Türk halkının nüfusunu 250 binlerde dondurma devinimlerinde. “Rum” dediğimiz kimliğe sahip olanlar, Güneydeki genel nüfusun sadece üçte biridir. Gerisi Yunan ve diğer ülke insanlarıdır.

Nüfuslarını boyuna yoğunlaştırırken onlar iyi biliyorlar ki “cemaat” kimliğindeki bir nüfusun ne devleti olur, ne ekonomisi ve ne de geleceği. Ekonomik gücünü yitiren dar alandaki bir topluluğun özgürlüğü de kalmaz, egemenliği de... Yaygın geçerli literatür der ki; “yüzde 30’un altındaki nüfus ancak azınlık olur.”

Rum tarafı ise Kıbrıslı Türklerin nüfusunun adanın genel nüfus yapısında yüzde 18 olduğunu öne sürmekte ve buna göre siyaset yapmaktadır.

Güvenli bir gelecek için en az 500 bin nüfusa ve o nüfusun üzerinde üretim ve ticaret yapabileceği oranda toprağa ihtiyacımız vardır.

                                                               *             *             *

İngiliz koloni yönetimi döneminde ve hatta Rum - Türk ortaklık cumhuriyetinde Ermenilerin Kıbrıs ekonomisinde büyük egemenliği vardı. Önemli ihracatçılar ve tüccarlar Ermenilerden oluşmaktaydı... Ermeniler büyük ve etkin firmaların sahipleriydiler…

1963 olaylarından sonra sadece Türklerin arasından ayrılıp Rum bölgelerindeki nüfusa katılan Ermenilerin sayısı 16 bin idi… Çünkü Ermenilerin çoğu Türk bölgelerinde yaşamaktaydı…

Aradan sadece yarım asırlık bir zaman geçti… Ve şimdi Ermenilerin durumlarına bir bakınız…  Rum egemenliği içinde nüfusları dibe vurdu, ekonomideki egemenlikleri tümden silindi… Yüzlerce Ermeni aile başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı…

Ekonomik manzaraya baktığımızda ne şimdi ve ne de gelecekte Kıbrıs Türk halkına yaşam hakkı görülemez. O nedenle bir an önce toparlanmamız gerekir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.