HUNKAR SAG GIYDIRME
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

05.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ekonomik bunalım yangın misali yayılıyor… 

Elektriğe yüzde 25 zam, akaryakıt zammı zaten otomatikte…

Kahrolası döviz patlaması ceplerdeki parada kısa sürede yüzde 30’luk bir eksiltme yapmış...     

Ekonomik yaşam, kaçınılmaz yeni döviz patlamalarını paniklemiş durumda beklemekte…

Ödemeler TL birimiyle, ama harcamalar ve yaşam dövize endeksli…

Kamu görevlileri bu ayın sonunda yüzde 7’lik bir hayat pahalılığı tahsisatının beklentisinde…

Ya asgari ücretli özel sektör çalışanları? O örgütsüz ve çileli emekçi kesimleri?..

Ha, onlar için de mütevazı bir rahatlatma önlemi düşünülüyormuş!…

Başbakan Hüseyin Özgürgün bizim KIBRIS TV’deki açıklamalarında en dar gelirli kitlemizin maaş ödeneği olan asgari ücrete yüzde 10’luk bir artışı düşündüklerini duyurdu.

Tabii ki özel sektör işverenini bu artış konusunda ikna edebilirlerse!… Gerçek olan şu ki, şimdilik ne bu iknanın zamanı, ne de artışın oranı pek belli değil…

O artışın zamanı geldiğinde ise yaşam pahalılığının hangi noktalara tırmanacağı hiç belli değil…

Çünkü elektrikle akaryakıt zamları ve dövizdeki şu biteviye tırmanışlar var ya… İşte onlar peşleri sıra gürül gürül pahalılık getirmekte…

                                                               *             *             *

Örneğin dar gelirlinin temel gıdası ekmeğin sessiz sedasız zamlandığının, unlu ürünlerin zamlanmalarının yanı sıra ağırlıklarının da azaltıldığının herkes farkında…

Tüketici her alışverişten sonra eline tutuşturulan fişteki harcama miktarının biraz daha fazla arttığını görüyor…

Tüketim zamları yangın misali… Dar ve sabit gelirlinin maaşlarına yapılması beklenen zamlar ise hafif yaz meltemi misali…

Söner mi bu pahalılık yangını?… Elbette ki sönmez o hafif yaz meltemleriyle… Sönmek bir yana, daha da körüklenir…

O nedenle 2017’de dar ve sabit gelirli için yaşam çok daha zor, çok daha sıkıntılı…

                                                               *             *             *

Hükümetin bu zorlukları ve sıkıntıları giderecek önlemleri planlaması, projelendirmesi ve uygulamaya koyması gerekir…

Var mı öyle bir çalışma? Yoktur kesinlikle… Durum, kim kime, dum duma!..

Oysa bu tür ekonomik ve sosyal önlemleri almak hükümetin öncelikli görevi olmalı. Toplumsal mutluluk, sağlık ve refah yönetim sanatının esas hedefleridir… Bu hedefleri gözetemeyenler, yönetim sanatının yanından bile geçemezler…

Yaşam zorluklarının insanlarımız için trajik bir süreci tetiklediğinin sinyalleri alınıyor…

Kredi kartlarının ve tüketici kredilerinin astronomik borç rakamları ekonomi haberlerimizin manşetlerinde gezinir oldu…

Alacak verecek meseleleri yargı organını en çok meşgul eden davalara dönüştü…

Tahsil edilemeyen borçlar şiddeti ve hukuksuzluğu toplumsal yaşama sıkça taşımaya başladı.

Dahası piyasada tahsilat çetelerinin dolaştığına, mafya yöntemlerinin denendiğine dair haberler ve söylentiler kulaktan kulağa, dilden dile yankılanmakta…

Esnaf boyuna kepenk indirmekte şu yaprağın bile kıpırdamadığı çarşıda…

Ekonomik bunalım intiharlara, iş ve aile dramlarına, boşanmalara, insan ve kurum ilişkilerinin dinamitlenmesine neden olmakta…

Yatıştırıcı ilaç satışlarının rekora vurması…

Bunalımlardan kaçış seçenekleri olarak algılanan uyuşturucuya, alkole ve sigaraya aşırı yönelimler… 

Tüm bunlar, içine sürüklendiğimiz ekonomik  sıkıntıların sosyal göstergelerinden başka nedir ki?..

Bu göstergelerin patlamaya dönüşmesi beklenmeden, hükümetin sosyal – ekonomik önlemlerini alması akılcılığın gereğidir…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.