KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

12.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

En büyük hobimiz!..

Huzurlu bir yeni hafta dilerim, haftanın bu ilk gününde… Huzura öylesine ihtiyacımız var ki…

Toplumsal barış ve uzlaşı adına cesurca çaba harcayan, Kıbrıs Türk halkı olarak karakterimize hiç yakışmayan şiddeti gündemimizden kaldırmak için uğraşan herkese saygılarımı sunarak başlayacağım bugünkü yazıma…

Bir uzlaşı kültürü olan demokrasiyi işletmenin sağlıklı araçları asla gerilimi ve şiddeti içermez. O araçlar karşılıklı diyalog, parlamento ve medyadır.

Kitlelerin her konuda sokağa dökülmesi alışkanlığa dönüştürülürse, kontrolden çıkacak olan olayların demokrasiyi yaralaması ve demokrasiye olan güveni sarsması da kaçınılmaz olur…

Sokaklara taşırılan eylemler bir güç gösterisi olarak algılanabilir. Ama kontrolsüz güç de güç olmaktan çıkar ve yıkıma dönüşür.

                                                               *             *             *

Geçen hafta içinde işte bu acı gerçeğin örnekleriyle toplumca yüzleştik. Ve “kahrolduk” desem yeridir…

Barışçı, uzlaşıcı ve hoşgörülü Kıbrıs Türk halkının gerçek karakterine uymayan üzücü davranışlar gündemimizi sarstı…

Kitle psikolojisinin kışkırtmalarla nasıl bir ürkütücü manzaraya büründüğünü herkes televizyon ekranlarından, kendi mekânında dehşetle izledi.

Sokakların gerilimi ve korkusu evlere taşındı… Minik çocuklarımız da izledi bunları, olup bitenlere hiçbir anlam veremeyerek…

Bu ülkenin polisiyle sivil insanlarının öfkeli bir ortamda karşı karşıya gelmesi, havalarda uçuşan cisimler, yaralananlar, polis tarafından alınıp götürülenler, kin ve nefreti yansıtan sloganlar, çığlıklar, kapıların ve demir parmaklıkların sökülüp yerlere savrulması, ambulansların ve polis araçlarının hareketliliği, grevler ve eylemler nedeniyle masum insanların ve hatta hastaların mağdur edilmesi, okulda bulunması gereken öğrencilerin sokaklara ve eylemlerin içine savrulması, olup bitenlerin şehir efsanesine dönüşerek dillerde dolaşmaya başlaması… Aman Tanrım!..

Eğer sorunlar varsa, bunların sokakta değil, empati ortamında masada çözülmesi gerektiğini savunanlarımızın çabaları acı olaylar gerçekleşirken sonuçsuz kaldı… Halk resmen bölündü…

                                                               *             *             *

Halkımızın geneli tarafından yaşanması ve tekrarlanması hiç istenmeyen manzaralardı tüm o tanık olunanlar…

İçten dileğimiz o ki, eylemler ve grevler hiç yapılmasın… Hoşgörü ve uzlaşmayla çözümlensin her sorun…

Ama eylemler ve grevler yapılacaksa, halk bunların acısını ve şiddetini kendi yaşamında duyumsamasın.

Halkın esenliği adına yapıldığı öne sürülen eylem ve grevlerin halkı acıtması ve tedirgin etmesi ne büyük bir paradoks!..

Hükümetin istifa etmesi için çağrı yarışına girişenler de seçeneklerinin ve düşüncelerinin ne olduğunu net biçimde ortaya koymaları gerekir.  Bu ülkede denenmeyen hükümet modeli mi kaldı?

40 yılda 38 hükümet değiştik o "istifa" avazeleri arasında… Şimdi yine henüz 8 ayını doldurmayan bir hükümetin daha istifası isteniyor...

Hükümet krizleri, mendil gibi hükümet değiştirme halleri yetti artık… Düşüncemi sorarsanız, istifası istenmeyecek “en ideal hükümet” nasıldır pek anlayamıyorum doğrusu…

Ama en büyük hobimizin hükümet kurup hükümet bozmak olduğunu da kesinlikle anlıyorum!..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.