Cyprus Today sol
  • 14 Mayıs 2018, Pazartesi 8:28
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Enerji politikaları ve nükleer santraller…

Temeli atılan Akkuyu nükleer santrali dolayısıyla gerçekten de haklı nedenlere dayanan nükleer fobi, bizim ülkemizde de kendini duyumsattı. Çünkü o santral neredeyse burnumuzun dibinde…
Gündemin gereği olarak kaleme alınan bu yazı ne nükleer santral politikalarına destek vermek ve ne de nükleer fobiyi kışkırtmak amacını taşır.
Amaç, günümüzdeki nükleer santraller gerçeğine ve haritasına şöyle bir göz atmak ve nükleer santrallerin enerji politikaları uygulamasında devletler tarafından neden tercih edilir olduğunun yanıtlarını aramaktır…
Günümüzde AB ülkelerinin neredeyse tümünde nükleer santral var. Tüm gelişmiş ülkelerin olmazsa olmazı… Şu anda dünya genelinde 435 nükleer santral faaliyettedir. Akdeniz çanağındaki komşu ülkelerden İsrail ile İran nükleer enerji üretmektedir… Ürdün ve Mısır’da da nükleer santrallerin devreye konulması çalışmaları sürdürülüyor.
Akkuyu santralı tartışmaları bağlamında en fazla sorulan soru şu: “20 milyar kusur dolarlık bir harcamayla kurulacak olan Akkuyu nükleer santralının 60 yıl üreteceği elektriği karşılamak için yenilenebilir türden enerji olan rüzgâr ve güneş santralleri kurulamaz mıydı?..”
Ekonomik açıdan bakıldığında rüzgâr santralleri projesi için 55 milyar dolara, güneş santralleri projesi için ise 76 milyar dolara ihtiyaç olduğu görülür… Kaldı ki, enerji uzmanları tarafından yenilenebilir enerji santrallerinin bazı dezavantajlarının da altı çizilmektedir. Yenilenebilir enerjiden yeterince yararlanabilmek için onların yanı sıra nükleer baz yüklü santrallere de ihtiyaç olduğu vurgulanıyor. Küresel iklim değişimlerinin yaşandığı dünyamızda sadece iklim koşullarına bağlı olan yenilenebilir kaynaklara bel bağlamak pek de güven verici görülmüyor.
Akkuyu ve Sinop’ta kurulacak nükleer santrallerin, yılda yaklaşık 70 milyar kWh elektrik üreteceği açıklandı. Bu miktarda bir elektrik doğal gaz santralinden elde edilecekse, 16 milyar metreküp doğalgaz ithal etmek ve buna karşılık da yıllık 7.2 milyar dolar ödemek gerekir. Dolayısıyla, 3 senede sadece doğal gaz ithaline ödenecek para ile 4 üniteli bir nükleer santral kurulabileceği hesaplandı. Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri, Türkiye’nin Rusya’ya doğalgazda olan bağımlılığını büyük ölçüde azaltacaktır.
Devletler enerji politikalarını uygularken, nükleer güç santrallerini sadece elektrik üretim tesisleri olarak değerlendirmiyorlar... Örneğin yaklaşık 550 bin parçadan oluşan Akkuyu nükleer santralinin, diğer sektörlere de sağlayacağı dinamizm ve istihdam olanaklarına işaret ediliyor. Santralın, ülke sanayisine önemli derecede katma değer sağlayacağı hesaplanıyor.
4 üniteli nükleer enerji santrallerinin inşaatında yaklaşık olarak 10.000 kişi, işletme döneminde de 3500 kişi çalışır. Akkuyu ve Sinop nükleer santrallerinin inşaat döneminde yüzde 80’i yerel iş gücü olmak üzere 20.000 kişinin, işletme döneminde ise 7000 kişinin çalışacağı açıklandı.
Akkuyu ve Sinop’ta çalışacak mühendis ihtiyacının karşılanması amacıyla Rusya-Mephi Üniversitesi’ne şimdiden 307 öğrenci gönderildi. Benzer bir uygulamanın Sinop projesi için de yapılması planlanıyor.
Nükleer santrallerin işletilmesi için operatörler, araştırma için bilim adamları, nükleer sanayi için teknik elemanlar yetiştirilecek. Nükleer alanda binlerce uzmana ihtiyaç var.
Akkuyu santralinin kurulacağı bölgenin oluşacak dinamizmle bir ilçeye dönüşeceğine işaret ediliyor. Hastaneler ve sağlık ocakları, okullar, yan sanayi tesisleri, petrol istasyonları, yeni yollar bölgeye yeni bir hayat getirecek.
Bir örnek vermek gerekirse, Rusya’da Novoronej kentinde nükleer santral inşası öncesi 1000 olan nüfus, bugün 35.000’e ulaşmış durumda.
Şu anda tüm dünyada 64 yeni nükleer enerji santralinin yapımı sürdürülüyor.
Devletler enerji açıklarını kapatabilmek için nükleer santralleri tek çare olarak görüyorlar. Japonya, Fukuşima kazası nedeniyle kapattığı nükleer santrallerden dolayı ortaya çıkan elektrik açığını karşılamak için yıllık 40 milyar dolara yakın ilave enerji kaynakları ithal etmek zorunda kaldı. Bu durum karşısında Japonya 17 nükleer güç santralini yeniden açma sürecini başlatmış bulunuyor.
Şu anda 33 nükleer santrale sahip olan Çin ise, ileri yıllarda ortaya çıkacak olan elektrik enerji ihtiyacını karşılayabilmek adına ülke genelinde 22 nükleer santralin yapımını başlattı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek