Cyprus Today sol
  • 29 Ağustos 2017, Salı 8:45
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Erdoğan Mirata: Bir dönemin tanığı

Sadece hekimliğin değil, yurtseverliğin, bilgeliğin, nezaketin ve dürüstlüğün de duayeniydi o… 87 yaşında kaybettik onu da… Adını duymayan yoktur: Dr. Erdoğan Mirata…

Bir yıl kadar önce "Şaka Gibi" adlı öz yaşam öyküsü kitabıyla halkına anılarını, gözlemlerini ve vasiyetlerini sunan Erdoğan Abi'nin toplumumuzda bıraktığı derin boşluk doldurulabilecek türden değildir. Dostlarıyla bir araya gelip ülke meselelerini, kültürü ve sanatı konuşmak soylu alışkanlığıydı. Onun ders ve ilham yüklü sohbetlerini şahsen çok özleyeceğim.

Ki bu sohbetlerimiz benim delikanlılık çağıma dek uzanır. “Arapahmetliler” olarak mahallemizin Erdoğan Abisi idi… Lefkoşa’daki ilk evi ve kliniği babamın kahvecilik yaptığı Mahkemeler Önü yöresindeydi. Bizim ev de yukarıda, Tanzimat Sokak’taydı. Danışmak ya da konuşmak istediğim bir konu olduğunda Erdoğan Abi’nin kapısı her zaman ardına dek açıktı. Zaten ailemizin de diş hekimiydi. Diyebilirim ki, ta o günlerden, yani 1960’lardan başlayan yakınlığımız ölümüne dek sürdü ve ben ondan nice bilgiler, ilhamlar aldım.

Onunla en uzun soluklu sohbetimizi, kendisinin davet ettiği bir yemekte “Dr. Kaya” biyografik kitabını yazarken yaptık. O kitapta Dr. Kaya Bekiroğlu’nun yaşam serüveni ekseninde tıp dünyamıza da yoğunlaşarak bir dönemi anlatmak gerekirdi. Erdoğan Abi’nin kişiliğinde zengin bir damar yakalamıştım. Öğle yemeği için oturduğumuz masadan kalktığımızda, akşam yemeğinin vakti gelmişti. “Ortodondist” niteliği nedeniyle diş hekimliğinin üstünde “doktor” unvanını taşıyan Erdoğan Mirata, Aralık 1963 olaylarından sonra Kıbrıs Türk tıp hizmetlerinin örgütlenmesinde önemli rol oynayanlardan biridir. Özellikle Türk hekimlerinin örgütlenmesinde Dr. Kaya Bekiroğlu ve Dr. Necdet Ünel’le kayda değer işbirliği vardır… Örgütlenme hareketlerinde Dr. Kaya Bekiroğlu’nun yanında “asbaşkan” ve “genel sekreter” kimlikleriyle iz bırakmıştır. 1963 Kanlı Noel’indeki o unutulmaz Kumsal katliamında, görevli olarak o facia evine ilk girenlerdendir. Belleklere yerleşecek olan manzarayı özel kamerasıyla kaydeden doktordur…

Şiirler ve yazılar da yazan edebiyat tutkunu Dr. Erdoğan Mirata, harikulâde bir diksiyonun sahibi ve etkileyici bir şiir okuyucusuydu. Bu özelliği sayesinde genç yaşında kendini radyo mikrofonlarının önünde spiker olarak buldu. Yaşı 60’ların üstünde olanlar onun sesini Türk – Rum ortaklık cumhuriyetinin yayın organı “Kıbrıs Radyo Yayın Korperasyonu”nun yayınlarından anımsarlar.

Erdoğan Mirata spikerlik serüvenini şöyle anlattı bana:

“1959’da İstanbul Üniversitesi’ndeki 7 yıllık tıp ve doktora eğitimimi tamamlayarak adaya döndüğümde diş ve ağız sağlığına dair 15 metin hazırladım. Bunları radyoda sunmak için yaptığım başvuruya olumlu yanıt alınca, mikrofonla tanıştım. Yaptığım programları izleyen Türkçe yayınlar müdürü Suphi Rıza, beni davet ederek haber bültenlerini okuma önerisinde bulundu. ‘Sesin mikrofonik, diksiyonun güzel. Bu işi başaracağından eminim’ dedi. 1959’da diğer kaşiyeli spikerler Tegi Münir ve Salih Saruhan’la başlayan spikerlik görevim 1963 yılının aralık ayına kadar sürer. Toplumlararası olaylar başlayınca Atalasa’daki radyo istasyonuna bir daha gidemedik. Halen var olan o radyo idaresi, benim bir aylık maaşımın üstüne yattı!.. Alacaklıyım!..”

Devamlı okuyan, yazan, araştıran ve ileri yaşlarında bile mesleğini sürdüren Mirata 1930 Köfünye (Geçitkale) doğumludur. Türk Cemaat Meclisi’nin Larnaka üyelerinden Behçet Mirata’nın oğludur. 1983’te 85 yaşında kaybettiği babası, siyasi kimliğinin yanında, toplumda başarılı bir ziraatçı olarak da dikkati çekti. Geçitkale’nin toprak ağalarındandı… Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’nin kurucuları arasında. Vakıflar Yönetim Kurulu’nun üyeliğini de yaptı.

Dr. Mirata, hayata öğretmen olarak atılır. Larnaka’daki Amerikan Akademesi’nin ilk Türk öğretmeniydi. Orada üç yıl süreyle Türkçe dersleri verdi. Kaleme aldığı bazı oyunları, öğrencileriyle birlikte Rumlara ait salonlarda sahneledi. Bunların içinde en fazla yankı getiren, “Saadetini Satan Baba” ile “Kore’nin Gazi ve Şehidi” adlı oyunları oldu. Bu oyunlar Larnaka’daki Rum sinema salonlarında sahnelenir.

3 yıllık hizmetten sonra öğretmenliği bırakarak hukukçu olmak üzere Londra’ya gider. Latince bilmediğinden orada hukuk eğitimi alamaz. Latince’yi öğrenmeye de zaman ayırmaz. Yüksek öğrenim için hedefi bu kez İstanbul… İstanbul’a gittiğinde tıbbiyeye girmek gibi bir ön niyeti yoktur. Ama Kıbrıs’tan giden bazı arkadaşlarını İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görünce, o da doktor olmaya karar verir.

Mezun olup adaya dönünce ondan sonra Kıbrıs Türk Emekliler Cemiyeti Lokali olarak kullanılan Mithat Paşa Sokak 12 numaralı konağın zemin katını konut ve klinik olarak kiralayan Mirata o günlere dair şunları anlattı bana: “Konağın sahibi Ermeni Bayan Şıkırdımyan üst katta oturmaktaydı. 21 Aralık 1963 gecesi geç vakit evimin kapısı şiddetle çalındı. Kapıyı açtığımda TMT’nin sağlıktan sorumlu DAL 6’sı olan Dr. Necdet Ünel ağabeyi karşımda buldum. Ünel’in TMT’deki yardımcısıydım… Onun evi ve kliniği de aynı sokakta, 50 metre ötedeydi. Kendine özgü tavrıyla aynen şunları söyledi: ‘Gâvurlar Türklere saldırdı, sen hâlâ karının koynunda yatarsın.’ Ve arkasından şu emri verdi: ‘Tıp gömleğini giy, yanına kimliğini de al ve bir dakikanın içinde yanıma gel.’ Emirlere karşı soru sorulmayacağını bildiğim halde, ‘nereye gideceğiz?’ diye sormaktan kendimi alamadım yine de… ‘Harp bölgesine gideceğiz’ dedi.

Onun az ötedeki Ford marka AL 40 plakalı arabasına binip yola çıktığımızda, sanki savaştan beni koruyacakmış gibi, koltukta bulduğum bir çantayı yüzüme kapattım. Mücahitlerin av tüfekleriyle nöbet tuttukları Arabahmet Camii’nin yanından geçerek, Victoria Sokağından Baf Kapısı’na, oradan da Ermu Caddesi’ne indik. Devam ettik… Bir meydana geldiğimizde Ünel arabayı durdurdu… Tahtakala’daydık… Aşağı indik… Orada sokak ortasında kırık camlar ve kan birikintileri vardı...

TMT komutanlarından Necdet Ünel göreceğini görmüştü. Tekrar arabaya bindik ve hızla geriye döndük. Benim ondan sonraki ilk görevim, Girne Caddesi’nde, Bozkurt Gazetesi’nin karşısındaki binadaydı. Her taraftan gelen cesetlerin ve yaralıların üzerlerini araştırarak kimlik tespitinde bulunuyor, kayıt tutuyordum. Az ileride Naim Adiloğlu kliniğinde toplanan diğer doktorlarımız, olanaksızlıklar içinde yaralılarla meşgul oluyorlardı.”

Dr. Erdoğan Mirata’nın “Panasonic” marka amatör bir kamerası vardı. TMT çeşitli görüntüleri kaydetmek için o kameradan yararlandı. Mirata çeşitli olay bölgesine gönderilerek istenilen görüntüleri aldı. Bunlar arasında Kumsal’daki katliamın görüntüleri de vardır. Bugün “Barbarlık Müzesi” olarak kullanılan eve vardığında, önce “Allahım, Allahım” diye haykıran ayağından yaralı bir adamla karşılaşır. Adam yanı başında elinde kamerasıyla Erdoğan Mirata’yı görünce “İşte Allah geldi” diye bağırmış.

Dr. Mirata, yaralı adamı yanındaki mücahitle Adiloğlu Kliniği’ne gönderdikten sonra diğer dehşet verici manzaralarla yüzleşmiş… Görüntüleri hızla kaydederek kendini dışarıya atmış… O amatör kameranın kaydettiği diğer görüntüler arasında Bayrak Radyosu’nun ilk kuruluş çalışmaları, Sarayönü’ndeki Venedik Sütunu’nun altında ilk yayını cılız bir sesle meydana yapan radyo, sokak ve siper görüntüleriyle hekimlerin zor koşullar içinde can kurtarmaya çalışmaları da var… Mirata “elimdeki o görüntüleri birkaç yıl önce BRTK’na verdim” diyor.

Kıbrıs Türk hekimlerinin örgütlenmesine de katkılar koyan Dr. Erdoğan Mirata, Kıbrıs Türk Hekimler Birliği’nin 15 yıl süreyle başkan yardımcılığını ve sekreterliğini yaptı. Özellikle genç tenisçileri yetiştiren sosyal ve sportif kurum olan Lefkoşa Şehir Kulübü’nün kurucusudur. O, 80 yaşına dek tenis oynamış bir sporcu… Tenis şampiyonu İlter Sami’nin armağanı olan bir ağsız raket, kliniğinde duvara dayalı olarak durmaktadır… Raketin ağlarının neden eksik olduğunu sorduğumuzda “rahmetli İlter’in eli biraz sıkıydı” yanıtını vermişti gülerek…

Nasıl unutabiliriz seni Erdoğan Abi? Işık saçan kimliğin yüreklerimizde yaşayacak. Ruhun şad olsun..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık