• 24 Eylül 2017, Pazar 13:40
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Eroğlu’ndan New York ziyareti anıları…

Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın yeni turu dolayısıyla bugünlerde bir New York serüveni daha gündemde. Bizim siyasiler yıllardan beridir Birleşmiş Milletler etkinlikleri ayaklarına New York’a mekik misali boyuna gidip gelirler. Bu gidip gelişlerden sonra halkımız için tek bir kazancın, tek bir güzelliğin sağlanabildiğinin tarihte yeri yoktur.
Kıbrıs’ta kan gövdeyi götürürken, 14 Mart 1964’de Makarios Rejimi’ni Kıbrıs’ın meşru devleti olarak tanıyan o çok talihsiz BM Güvenlik Konseyi kararı alınmıştı. İşte o kararın alınmasından bu yana BM Örgütü Rum çıkarlarına çalışan bir mekanizmaya dönüşmüş durumdadır. O karar orada durduğu sürece ve o karar doğrultusunda Rum tarafına ayrıcalıklar tanındıkça bizim heyetlerimize oralarda dolanıp durmaktan ve turistik geziler yapmaktan başka bir şans kalmamaktadır. Lider Rauf Denktaş’ın sayısız New York ziyaretlerinden bu yana bu durum değişmemiştir.
Kıbrıs Türk siyasetinin duayeni, Üçüncü Cumhurbaşkanımız Dr. Derviş Eroğlu, son aylarda zamanının büyük bölümünü anılarını yazmakla geçirmektedir. Yakın gelecekte dev bir kitap halinde okurlarıyla buluşacak olan bu kitabın teknik çalışmalarını yapma onurunu bana verdiğinden dolayı yazılmakta olan anılar arasında ben de yakın tarihimizin derinliklerine ilginç yolculuklara çıkmaktayım. Yazarlık yaşamımın önemli deneyimlerinden birinden daha geçiyorum.
İşte bu anılar arasında onun da bir New York gezisine dair anekdotları vardır… Akıncı’nın güncel New York gezisi dolayısıyla Eroğlu’nun bu anekdotlarını şimdi burada paylaşmak ve New York gezilerinin bizim için aslında ne anlama geldiğine dair bir ironide bulunmak isterim. Buyurun birlikte okuyalım:
“….Seçimlerden sonra 1982’de Cumhuriyet Meclisi heyeti olarak New York’a gitmiştik. Ziyaret süremiz bir hafta… Heyette benim yanım sıra İsmet Kotak (DHP), Alpay Durduran (TKP), Özker Özgür (CTP)  ve İsmail Tezer (TBP) vardır… Orada bulunduğumuz süre içinde Birleşmiş Milletler binasına her gün gidip geldik. Özellikle İsmet Kotak çok heyecanlıydı. Kabına sığmıyordu. Ne var ki, bizi orada muhatap olarak kabul eden yok!..  New York temsilcimiz Nail Atalay’la birlikte BM binasının içinde dolaşıyor, konuşacak birilerini arıyor, randevu verenler de randevularına gelmiyor. BM genel kuruluna girerek konuşmaları dinleyici locasından izlemeye çalışıyoruz. Akşamüzeri temsilciliğimize döndüğümüzde İsmet Kotak telefona sarılıp Kıbrıs’a güzel mesajlar veriyor. Kotak’ın verdiği mesajları dinledikçe Birleşmiş Milletler’i fethettiğimizi sanıyorum. Oysa orada yapabildiğimiz hiçbir şey yok. İsmail Tezer zaten uçaktan iner inmez kayboldu. Onunla bir de geri döneceğimiz gün havaalanında buluşabildik. Bir gün “New York’a geldik, hiçbir şey yapamıyoruz, bari etrafı bir gezelim” dedim. Nehirde güzel bir tekne turu yaptık ve etrafı doyasıya görebildik.
Bir gün de koskoca BM binasını gezerken bir odada kayıt yaptıklarını gördük. “Ne kaydı bu?” diye sorduk. “Genel kurul üyeleri yazılıyor” dediler. Fırsat kaçırılmazdı. 30’ar dolar verip biz de kaydımızı yaptırdık. Gece resepsiyona davet edildik. Ertesi gün Kuzey Kıbrıs Türk heyeti olduğumuz öğrenilince üyeliğimiz hemen iptal edildi ve 30’ar dolarımız da geri ödendi.              
New York’ta Özker Özgür’le çok iyi bir diyalog kurmuştuk. Bir akşam Broodway Caddesi’nde birlikte gezmeye çıktık. Uzun boylu bir siyahi, bizim yabancı olduğumuzu anlamış olacak ki, peşimize takıldı. Elinde bir sahte altın zincir var ve bize ille de satmak istiyor. Çok ısrarcı… Özker Bey “istemeyiz” diyor, ama uzun siyah adam peşimizden ayrılmıyor. Nefesini ensemizde hissediyoruz. Özker Bey’e “arkadaş, başımız belaya girmeden gel bununla bir pazarlık yapalım ve postu ucuza kurtaralım” dedim. Neticede adama 30 dolar vererek kurtulduk, ama o sahte altın zinciri de almış olduk…
1982 yılının New York’unda tanık olduğum birkaç olay beni hayli şaşırttı. Bunlardan biri, sokaklarda dilenen ve apartman boşluklarında yatan sefil insanlardı. İkincisi, alışverişlerde pazarlık yapılması. Üçüncüsü ise konaklamak üzere otele girer girmez resepsiyonda aldığımız şu tavsiyeler: “Üzerinizde nakit olarak 30 dolar bulundurunuz. Zencilerin bölgelerine gitmeyiniz. Giderseniz arabadan inmeyiniz. Arabanın camlarının ve kapılarının kilitli olmasına dikkat ediniz.”
Merakımızdan “niye nakit 30 dolar?” diye sorduk. Yanıt: “Her an yolunuzu kesip ceplerinizi boşaltabilirler. Bu zahmetlerine karşılık üzerinizde hiç para bulamazlarsa dayak yersiniz.”
Orada olduğumuz sürece New York temsilcimiz Nail Atalay Bey bizi bir gece sinemaya, bir gece de tiyatroya götürüyordu. Ve İsmet Kotak, Kıbrıs’a oralarda çok iş yaptığımıza dair yorumlu haberlerini geçiyordu. Tabii ki hiçbir şey elde edemeden Kıbrıs’a geri döndük.“


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup