Cyprus Today sol
  • 17 Kasım 2017, Cuma 8:49
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Girit senaryosu…

Rum Lider Nikos Anastasiadis şu tekerlemeyi hiç dilinden düşürmez oldu: "Türkiye'nin garantörlüğü kalksın, anlaşalım."

Ne yazık ki, onun gibi konuşan kimi Türkler de belirmeye başladı. Türkiye'nin garantörlüğünün kalktığı bir Kıbrıs'ın hali tahayyül bile edilemez. Herhalde intikam hırsıyla yüklü Rum komşularımız Türkiye'nin güvencesinden yoksun bir Kıbrıs'ta bizi şefkatli kucaklarına alacak değillerdir!..

"Türkiye garantilerini de alıp giderse anlaşırız" diyen Anastasiadis'in kafasında bir Girit senaryosunun olduğu kesindir.    

Tarih insanlara insan hatalarının yinelenmemesi için ders veren bilim dalıdır. O nedenledir ki, “tarihten ders alınsa, tarih tekerrür etmez” gibi çok gerçekçi bir vurgu türetilmiştir.

Bir ülkede tutunabilmek için güvenliğin, nüfusun ve toprağın yaşamsal önemi vardır. Girit’de güvenliğin yok olmasıyla birlikte Türk nüfusu da, kısa bir zaman diliminde topraklarını yitirmiş ve eriyerek yok olmuştur.   Bir Osmanlı adası olan Girit’de 1821’de yüzde 47 oranında olan Türk nüfusu 1928’e gelinceye dek sıfırlanmış ve bu stratejik ada MegaloIdea senaryosu çerçevesinde Yunan topraklarına katılmıştır. Oradaki Türk nüfusu 1832’de yüzde 43’e, 1858’de yüzde 22’ye, 1900’de yüzde 11’e, 1910’da yüzde 7’ye, 1928’de ise yüzde sıfıra düştü…
                                                               *             *             *
Girit Türkleri, Girit adasının Osmanlı Devleti yönetiminde kaldığı 1645 – 1908 döneminde 263 yıl boyunca özgün bir kültür oluşturmuşlardı. Osmanlı öncesi] ada halkından İslamiyet'e geçenlerin bir kısmı 19’ncu yüzyıl başında Yunan milliyetçiliği akımlarının etkisinde kalarak Hıristiyanlığa geri dönerken Türk nüfus üzerindeki baskılar da yoğunlaştırılır. Girit Türkleri sosyal, kültürel ve ekonomik bağlamlarda toplumun dışına itilirler, Yunanlardan soyutlanırlar.

Hayatta kalabilmiş olan bugünün Girit Türkleri 19’ncu yüzyıl sonlarında başlayan ve Türkiye – Yunanistan nüfus mübadelesiyle tamamlanan Anadolu’ya göç veya komşu coğrafyalara göç hareketinin günümüze uzanan bireyleridirler.  Girit Türklerinin Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi ile Türkiye'ye gelenleri ağırlıklı olarak Çukurova, Ayvalık, İzmir, Bodrum, Side, Mudanya, Adana ve Mersin'e yerleşmişlerdir. Ayvalık ve Alibey/Cunda adasında halen nüfus çoğunluğunu teşkil eden Giritliler arasında Yunancanın Girit lehçesi de günümüzde bile kullanılmaktadır. O hüzünlü Girit göçünün bir anısı olarak…
                                                               *             *             *            
Türklerin Girit’den göç hareketi üç dalga halinde cereyan etmişti. İlk dalgayı, 19’ncu yüzyıl sonlarında, adada Osmanlı hakimiyetinin zayıflamasıyla Anadolu’ya dönmeyi tercih edenler oluşturur... Bunlar özellikle adanın doğu kısmında 1897’de cereyan eden toplu katliamlardan kurtulabilenlerdir.

"Toplu katliamlar" deyimi de olayların görgü tanığı olan İngiliz gazeteci – yazar Henry Noel Brailsford’a aittir. Girit’de Türklere karşı yürütülen kanlı şiddet kampanyasına Brailsford “Wholescalemassacre” demişti.

İkinci göç dalgası, yapısında adanın Türk-Müslüman azınlığı için temel haklar barındıran Girit Cumhuriyeti’nin Yunan nüfus tarafından ele geçirilmesiyle gerçekleşir. Osmanlı Devleti'nde İkinci Meşrutiyet’in ilanını izleyen dönemdeki otorite boşluğunu fırsat bilen Giritli Yunanlar bir oldubitti ile adayı Yunanistan’a bağlarlar. O sırada adada tutunamayan binlerce Türk Anadolu’ya kaçar. Üçüncü ve son göç dalgası ise, Türkiye – Yunanistan nüfus mübadelesinde gerçekleşir ve Girit’deki Türklerin varlığı böylece sıfırlanır.
                                                               *             *             *
Girit olaylarının mahiyeti ve Girit Türklerinin akıbetiyle ilgili en taze kaynağa ulaşmak isteyenlere Girit kökenli Halit Fesih Kalkan’ın 2012’de “Milenyum Yayınları” arasında okuyucuya sunulan “Belgelerle Girit Faciası” adlı kitabını öneririm. 318 sayfalık kitap,“Girit İnsanlarını Seven Müslüman Derneği” tarafından Paris’te “Alyans Flantropik Dokret” adıyla Fransızca yayınlanan bir dergide yapılan belgesel sunumları da içermektedir.

Bu kitabın asıl önemi şimdiye dek dünya kamuoyuna yanlı olarak aktarılan “Girit Sorunu”nu farklı bir bakış açısıyla ve tamamen tarafsız bir şekilde belgeler ışığında gözler önüne sermesidir. Kitap, aynı zamanda Türk vatan topraklarının emperyalist kuşatmayla nasıl elden çıktığını göstermesi bakımından da tarihsel ve siyasal bir belge niteliğindedir…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek