HUNKAR SAG GIYDIRME
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

15.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Güner Necat…

Bir hafta öncesine dönüyorum: 8 Mart Çarşamba… Dünya Kadınlar Günü…

Aynı zaman diliminde baş figürleri kadın olan iki önemli olay yaşanıyordu Lefkoşa’da… Olaylardan biri başkent mezarlığındaydı…

Arkasında asla unutulmayacak bir kültür mirası bırakan Kâmran Aziz’in alışılmışın dışındaki o cenaze töreni…

Al ve mor yemenileri boyunlarına dolayan kadınlarımız, dinsel geleneklerimizin aksine, cenaze huzurunda, tam tabutun başındaydılar… Ve erkeklerin de önünde saf tutup, o muhteşem, küçük dev kadını şarkılarıyla gönüllerimizdeki ebedi yerine uğurlamaktaydılar…

Gözü yaşlı kadınların alkışlarına erkek cemaat da avuçlarını patlatırcasına katkı koyuyordu...

O gün orada ve Dünya kadınlar Günü’nde belleklere kazınacak bir cenaze törenine tanıklık ediyorduk...

Yüzüncü yaşına geçen Eylül ayında basan ve kız kardeşi Kâmran Hanım gibi efsane bir kadın olan hemşireler hemşiresi, Başhemşire Türkân Aziz de bu törenin odağındaydı…

                                                                              *             *             *

Gelelim ikinci olaya.

Bu kez mekân başkent varoşu Haspolat’taki Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Kampusu…

Güner Necat’ı “Yılın kadını” unvanına layık gören üniversite yönetimi, onu mütevazı ama anlamlı bir törenle onurlandırıyordu…

Güner Necat’ı tanıyanlar bu vefa gösterisinden mutlu oldular, duygulandılar…

Çünkü bir zamanların enerji ve sinerji saçan o kabına sığmaz kadını, adeta kendini unutturmak istercesine derin bir sessizlik içinde kaç yıldır köşesine çekilmişti…

Demek ki her şeye rağmen kendini unutmayanlar vardı…

Evet, belleklerde yaşatılması ve yeni nesillere her zaman anımsatılması gerekir Güner Necat gibi kimliklerin…

Hem yakın tarihimizin tedavülden kaldırılmaması ve hem de o tarihin kahramanlarının yeni nesillere örnek olabilmesi için…

Kadınlarımızın var oluş mücadelemizde çok önemli yerleri vardır. Güner Necat gibilerin özverili hizmetleri o mücadele kadınlarının toplumlarının ve ülkelerinin esenliği uğruna neleri göze aldıklarının göstergesidir…

                                                               *             *             *

İmza atmaktan onur duyduğum “Dr. Ayten’in Romanı” kitabı, Ayten Berkalp’ın yaşam ekseninde 50’li yıllardan 80’li yıllara dek Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda yaşayabilmek için verdiği büyük kavgayı irdeler.

Güner Necat’ın o kavganın içinde nasıl parlayan bir figür olduğunu Dr. Berkalp anılarının çeşitli bölümlerinde gizlilik perdelerini de kaldırarak çok net ve içten anlatır…

Güner Necat, Dr. Ayten’le birlikte TMT andını içmiş ve TMT saflarında rütbe alarak halkına hizmet etmiş ender kadınlarımızdan biridir… TMT andını içen ilk kadınımızdır o…

Geçen yıl Anneler Günü’nde Denktaş Vakfı’nın düzenlediği töreni izlemiştim. Vakıf tarafından “Yılın Annesi” seçilen, ama rahatsızlığı nedeniyle törene gidemediğinden ödülü yeğeni Nilay Necat’a verilen Güner Hanım için Vakfın Kurucu Başkanı Serdar Denktaş şunları söylüyordu alkışlar arasında:

“Var oluş mücadelesinde kendini halkına adadı. Evlenmedi ve çocuğu olmadı. Kendi evlâtlarının sevgisini tatma fırsatını bulamadı. Ama toplumun tüm evlâtlarına ana oldu. Yüzlerce mücahidin yaralarını sarıp onları korudu. Kökleştirdiği Sosyal Yardım Dairesi’nin başında yüzlerce evlâdın ve ailenin umudu ve destekçisi oldu. Halkına hem ana, hem bacı ve hem de kardeş oldu. Kız İzci Örgütü’nün başında genç kızlarımıza disiplini ve yardımlaşmayı öğretti. O büyük mücadele günlerinin parlayan güneşi oldu. Denktaş Vakfı olarak ‘Yılın Annesi' ödülüne Güner Necat’ı layık görmekten onur duyarız.”

Serdar Denktaş’ın bir yıl önce söyledikleri, Güner Necat’ın muhteşem öyküsüne ancak önsöz olabilir.

Ona esenlik ve mutluluk dolu günler dilerim…

Vefasızlığın kurumsallaştırılmaya çalışıldığı bu ülkede vefayı ayakta tutmaya dönük her soylu harekete de alkış tutarım...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.