Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

13.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Güvenlik kırılma noktasıdır…

Rum polisi Güney'de saldırıya uğrayan diğer Türklere dediğini, arabaları otel önünde saldırıya uğrayan Trodos mağdurlarına da demiş: "Sizin güvenliğinizi sağlayamayız. Derhal buradan gidiniz."

Az gittik uz gittik, dere tepe yol gittik, arkamıza dönüp baktığımızda arpa boyu yol gittiğimizi gördük..

Şimdi neden mi bu tekerlemeyi seslendirdim?…

Efendim, 1963 Kanlı Noel saldırılarının hemen arkasından Kıbrıs Türk halkı güvenliği için kendi daracık bölgelerine çekilerek elindeki kıt olanaklarıyla savunma önlemleri almıştı. Başını gösteren her Türk’e kurşun yağdırılan o günlerde Türk halkının seçilmiş yöneticilerini Türk – Rum ortaklık cumhuriyetini terk edip devlete isyan etmekle suçlayanlar vardı.

Adadaki barış gücü görevi, egemen üslerden gelen İngiliz askerleri tarafından yürütülmekteydi. İşte bu askerlerin sağladığı koruma altında ve zırhlı bir araç içinde canlarını avuçlarına alarak güneydeki Temsilciler Meclisi’ne giden Türk milletvekilleri kapıda o kurumun başkanı Glafkos Klerides tarafından karşılanırlar. Seçilmiş Türk temsilcilerini içeriye almayan Klerides onlara “Derhal geri dönünüz. Ben sizin güvenliğinizi sağlayamam” der.

Onlar da geri dönüp, Türk meclisini kurabilmek için çalışmalarını başlattılar.

Ben bu trajik olaylara tanık olmuş bir neslin gazetecisiyim. Ama bu olaya tanık olmamış nesillere de seçildikleri ortaklık meclisinden geriye çevrilen Ümit Süleyman Onan, Orhan Müderrisoğlu ve Ahmet Mithat Berberoğlu merhumlar başlarına geleni anılarında anlatmışlardır.

Zaten “Güvenliğinizi sağlayamam” diyen Klerides’in kendisi başlı başına bir güvensizlik fenomeni idi. Çünkü 4 yıl sonra, 1968’de Rum Patris gazetesi tarafından ifşa edilen “Akritas Planı”nda, Klerides’in o kanlı Enosis projesinin kurmay başkanı olduğu görülecekti.

                                                               *             *             *

Ve şimdi dejavu!.. Rum bölgesindeki güvenliğin sorumlusu olan polis saldırıya uğrayan Türk mağdurlara “Sizin güvenliğinizi sağlayamayız, derhal geri gidin” diyor. 53 yıl sonra ve Kıbrıs sorununa siyasal çözüm arayışlarının tavan yaptığı bir ortamda!.. 

Kuzey Kıbrıs güya bir AB ülkesidir!.. Bırakınız AB ülkesi olmayı, ama hiçbir hukuk ülkesinde polis saldırıya uğradığı için şikayette bulunanlara böyle yanıt vermez, veremez. Verirse skandal olur…

Bu tavır, olası bir siyasal çözümde Kıbrıs Türk halkının neden iki bölgeli, iki toplumlu ve Türkiye'nin etkin güvencesinde bir düzeni istediğini tüm dünyaya haykırmaktadır. Türk askerinin caydırıcı varlığı olmazsa, Rum holiganlar Türkleri kendi bölgelerinde de rahat bırakmazlar.

                                                                              *             *             *

Türklerin araçları Trodos’ta saldırıya uğrarken aynı zaman dilimi içinde, aynı ülkede bir başka ırkçılık dramı daha yaşanıyordu. Lakadamya Polis Karakolu’ndaki kapalı devre kamera sistemi, karakolda bulunan bir Pakistan uyrukluyu tokatlayan Rum polisi ele verdi. Tokatlanan Pakistanlı gördüğü muameleyi içine sindiremeyip şikayetçi olunca bu olay "Fileleftheros" gazetesi tarafından duyuruldu. Tokatlanan mağdur Pakistanlı, o karakola tutuklu bir arkadaşının durumunu öğrenmeye gitmişti.

Şimdi iki soru:

1. Rum basınına da yansıyan bu mesele Türklere yönelik saldırılarda olduğu gibi örtbas mı edilecek?

2. Türklerin saldırıya uğradığı mekânlarda mobese kameraları hiç mi yoktur?..

                                                               *             *             *

Trodos’taki olay kamuoyumuza yansıyınca bu vandallığı “barış adına” önemsizleştirmeye çalışanlara da birkaç sözümüz olmalı.

Ey dostlar; barış adına samimiyetle çırpınıyorsanız asıl sizin tarafınızdan önemsenmesi gerekir bu tür vandallıkların…  Kıbrıs sorununa siyasal çözüm arayışlarının en önemli kırılma noktasına dönüşen güvenliğin dört dörtlük sağlanmasına asıl sizlerin çaba harcaması gerekir… Hayal edilen Birleşik Kıbrıs’ta Türklerin güvenliği ırkçıların keyfine bırakılacaksa bu iş hiç olmaz…

Zincirleme uzayıp giden bu ırkçılık gösterilerini “münferit olay” diye önemsizleştirmeye çalışmak, barışın mezar kazıcısı olan ırkçıların cüretini daha bir artırır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.