Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

08.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hafta başı notları…

TRAFİK VE MİLLETVEKİLLERİMİZ: Ülkemizin kanayan yarasına dönüşen ve bize sürekli kan kaybettiren trafik konusunda yaptığı heyecansız ve sonuçsuz toplantı vesilesiyle Cumhuriyet Meclisimiz miadını doldurduğu ve tez yenilenmesi gerektiği mesajını bir kez daha verdi. Halkın temsilcileri, ülkenin ve halkın bu en ciddi dramına bu kadar ilgisizlik ve duyarsızlık gösteremezler!.. Öyle bir hakları ve lüksleri yoktur!..

Grupların ve hatta bağımsız milletvekillerinin ortak kararıyla, Kıbrıs sorunu dışında ilk kez gerçekleştirilen ve tarihi niteliği olan olağanüstü bir toplantı bu denli gelişigüzel olmamalıydı... Milletvekillerinin konuya ilgisizliği salondaki namevcut hallerinden de, yol güvenliğine ilişkin bir karar üretilememesinden de belliydi. Ve bu trajikomik durum, televizyon ekranları başındaki insanlarımızın gözleri önünde sergileniyordu... Kürsüye çıkanlar, boş koltuklara konuşuyorlardı. Devlette siyasal sorumluluk yüklenmiş olan seçilmişlerin bu olumsuz ve ilgisiz tavırları, günden güne dehşetini artıran trafik dramını toplumca neden aşamadığımızın en açık göstergesi değil mi?
   *          *             *
TARİHİN İSTİSMARI: Rum tarafını şu Kıbrıs sorununda “Sütten çıkmış ak kaşık” gibi gösterme devinimlerini hiç terk etmeyenler, bugünlerde yeniden hayıflanmaya ve suçlamaya başladılar: Türk - Rum ortaklık Cumhuriyeti'ni 1963 Aralık ayında terk edip kaçan Türklermiş!.. Öyle ya; o tarihten 1974'ün Temmuz'una dek her harfi kan, şiddet ve ateşle uygulanan o Akritas Planı, aslında Türkleri ortaklık cumhuriyetine sıkı sıkıya yapıştıran süper Elen yapıştırıcısı idi!!... Tarih daha ne kadar ve daha nasıl istismar edilecek?

Ha, dahası da var: Önemli makamlara gelmiş ünlü bir siyasetçimiz de bir ara Rumların Akritas Planı’nı  Türklere karşı hazırlamadığını öne sürmüştü. Besbelli Akritas Planı’nı hiç okumamıştır, ya da çok iyi okumuştur, ama okumamış olanları etkilemeye çalışmaktadır. O plan Türklere karşı değil de Ermenilere karşı mı hazırlanmıştı peki?
   *          *             *
OLACAK ŞEY DEĞİL: Devlet hastanelerinde ameliyatlar eylemci hekimler tarafından durduruldu. Dünya sendikacılık tarihinde var mı böyle bir eylemin benzeri? Olayın sendikaldan çok insani ve tabii ki siyasi boyutu var. Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Bülent Dizdarlı’nın ameliyatların durdurulması üzerine vatandaşlar karşısında yaşamakta olduğu sıkıntıları, kendi ağzından gazetelere yansıyan açıklamalarından öğrendik.

Ameliyatları durduran hekimler yaptıklarıyla yüzleşmeliler.. Ameliyathaneleri kapatarak insan sağlığıyla bu denli oynanmaz… Olası her ölümün sorumluları böylesi bir eylemi uygulamaya koyanlarda olur. Bir hukuk devletinde o tür sorumluluklar sadece vicdana değil, yargıya da taşınır. Dilerim Ombudsman’ımızın önüne birileri bu konuyu da götürür…
   *          *             *
ÖN SEÇİM: Türkiye, referandumdan sonra, siyasal arenada yeni bir döneme girdi. Gözler 2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçimine mıh gibi çakıldı… Anayasa referandumunda "Hayır" diyen ve büyük bir potansiyel olan yüzde 49'un cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Türkiye'de iç siyaset gündeminin baş sırasındaki konu bu… Ve çeşitli saygın isim "aday adayı" olarak ortalarda şimdiden dolaşmaktadır.

Bu konuda toplumsal uzlaşma gerekir. Öne çıkan aday adayları için bir ön seçim yapılamaz mı mesela?.
   *          *             *
VEFA: Zekice kurgulanan öyküsü ve yüksek temposuyla “Vatanım Sensin” dizisi son bölümünde de milyonları ekran başına kilitledi. Türk Kurtuluş Savaşı’na işgal altındaki İzmir platformundan bakan dizi, usta oyunculuklarının yanı sıra, profesyonel yönetimi ve tekniğiyle de ilgi odağı olmaktadır.

Vatan savunmasındaki Kuvayı Milliye’ye ulaştırılacak silahlara aşkı uğruna göz yumduğu için idam cezasına çarptırılan Yunan Teğmen Leo’ya Binbaşı Cevdet tarafından ölüm hücresinde vefa üstüne söylenen o dize, izleyicileri gözyaşına boğdu. Cevdet rolündeki Halit Ergenç’in şahane Türkçesiyle seslendirilen bu dizeler Hacı Bektaşi Veli’ye ait. Ve aynen şöyle: “Dostumuzla birlikte yaralanır, kanarız / Her nefeste aşk ile            Yaradan’ı anarız / Erenler meydanına birlik ile gir de gör / Kırk budaklı şamdanda, kırkımız bir yanarız…”

Bu sahneden sonra Kuvay-ı Milliye vefasını gösterecek ve Teğmen Leo’yu idamını beklediği hücresinden kaçıracaktır. Kaçırma olayının nasıl gerçekleştiği dizinin yeni bölümüne bırakıldı.

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.