HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

14.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“İyi komşuluk ilişkileri” diye bir şey var…

Mont Pelerin zirvesi Kıbrıs sorununda uzlaşma sürecinde kamuoyuna “umutlu bir aşama” olarak sunuldu. Gelgelelim, umuda çomak sokmayı misyon edinenler böylesi bir aşamada bile rahat durmadılar. İnsanların umuduna ve iyimser beklentilerine saldırı nitelikli devinimlerini sürdürdüler…

Oysa hiç değilse böyle bir aşamada olsun “iyi komşuluk ilişkileri” diye bir kavramın var olduğunu anımsamaları ve müzakere masasında kendileriyle kalıcı barışı ve ortak devlet düzenini aradıkları Türk komşularına karşı daha ılımlı davranmaları gerekmez miydi? Ne gezer!..

“Kıbrıs’ta Türklerle Rumlar arasında iyi komşuluk ilişkileri olmadı ve olamaz” izlenimini daha bir güçlendirme adına, Mont Pelerin’in gölgesinde de şaşırtıcı marifetler sergilenmesi ısrarla sürdürüldü…

                                                               *             *             *

Çatlak seslerin ve devinimlerin orkestra şefliğini ruhani lider Başpiskopos 2. Hrisostomos hiç kimseye bırakmamakta inatçı bir kararlılık sergilemektedir.

Hrisostomos sürecin Mont Pelerin ayağında da, sürdürülmekte olan görüşmelerle çözüme ulaşılabileceğine asla inanmadığını açıklayıp durdu. Dahası, görüşme masasında Rum halkıyla uzlaşmanın yollarını sabırla arayan Kıbrıslı Türklerden "Rumlardan aldıkları evlerin içinde oturan utanmazlar" diye söz etti.

Hazretin komşusu Türklere bir "utanmaz" demediği kalmıştı, işte en sonunda onu da söyledi. Bakalım dağarcığında Türkler için sarf edeceği daha başka ne küfürler, aşağılamalar ve tehditler var!..

Tabii ki ruhani liderin hafızası, 1963 Aralığından sonra 11 yıl boyunca Türklerin malları, hakları ve güvenlikleri üstünde oturan Rumların marifetlerini anımsamaya yetecek kadar güçlü değil!…  Gerek 50’lerdeki, gerekse 60’lardaki ve 70’lerdeki trajedileri yaratan fanatik Rum kitlelerini  "utanmaz" olarak değil, besbelli "kahraman" olarak görmektedir!..

Başpiskopos gaf üstüne gaf yaparken bazılarımız hemen malûm atağa geçerek onun Güney’de dar bir kitleyi etkilediğini ve dikkate alınmaması gereken bir figür olduğunu yinelediler…

Bunu öne sürenler Rum ulusal ve siyasal yapısının gerçek yüzüne sırtlarını dönen aşırı iyimserlerdir. Kilise o yapının içinde çok etkindir ve göz ardı edilemeyecek bir karar ve irade mekanizmasıdır. Rum Cumhurbaşkanı’ndan sokaktaki insana kadar herkes ve hatta Komünist ateist olanlar bile Başpiskopos’un elini öper ve onun telkinlerine ciddiyetle kulak verir…

                                                               *             *             *

Başpiskopos’un kırmakta olduğu potlara boş verilmesini isteyenler diğer Rum kesimlerinden gelen bilinçli patavatsızlıklara ne buyururlar peki?!.. Yerimin darlığından dolayı iyi komşuluk ilişkileriyle asla bağdaşmayan olaylar zincirinin sadece iki güncel halkasını seslendireceğim burada…

Birincisi, Pile'deki ortak polis operasyonundan sonra Rum yetkililerin kamuoylarının tepkisini yatıştırabilme adına giriştikleri maskaralıklar!.. Rum kamuoyu da Türklerle iyi komşuluk ilişkileri kurma noktasından çok uzak ki, o operasyonun asla ortak bir eylem olmadığını anlatabilme adına Rum yetkililer takla üstüne takla attılar.

Pile’deki polis operasyonunun iki yıllık bir ortak hazırlık döneminden sonra eşgüdümlü yapıldığını vurgulayan Türk yetkililerini de Rumlar “yalancı” konumuna sürüklemek istediler… Bu davranış hiç de etik değil… Hiç de geleceğe dair umut vermiyor…

Vereceğim ikinci örnekte de geleceğe dair zerrece umut kırıntısı yok:

Hani bizim kimi romantikleri sportif işbirliği konusunda büyük düş kırıklığına uğratan şu Kıbrıs Rum Futbol federasyonu (KOP) var ya… İşte o KOP, Ercan Havaalanı’ndan seyahat eden federasyon üyelerine 10 bin Euro para cezası keseceğini duyurdu!.. Hem de Mont Pelerin zirvesinin arifesinde!..

İyi komşuluk ilişkilerini berhava etme adına ısrar ve inatla tüm bu düşmanca ötekileştirmeler sürdürülürken gelin de kafalarımızda kronikleşen şu soruya iyimser bir yanıt verin bakalım: “Ortak devleti bunlarla mı kuracağız?”

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Vedat Batu
    14.11.2016

    Sayin Ahmet Tolgay, Elinize, kaleminize saglik. Bu gorusmeler havanda su dovmekten baska bir sey degildir. Belki tek yarari, KKTC nin Turkiye ile birlesme surecini hizlandirmak olur. Turklerle Rumlarin bir arada ayni hukumet catisi altinda yasayamayacagi gecmisin cok aci gercekleriyle ispatlandi. Selam ve saygilarimla, Vedat Batu Chicago, ABD

  • Vedat Batu
    14.11.2016

    Sayin Ahmet Tolgay, Elinize ve kaleminize saglik. Bu gorusmeler havanda su dovmekten baska bir sey degildir. Rumlarla anlasilamayacagi gecmisin cok aci tecrubeleriyle ispatlanmis oldu. Bu gorusmelerin tek faydasi, KKTC nin Turkiye ile birlesmeyi tetiklemesi olabilir. Birlesmeden baska da care yoktur. Selam ve saygilarimla, Vedat Batu (Chicago, ABD)

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.