HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

04.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıs Türk kadını… (2)

Kıbrıs Türk halkının yıllarca süren var oluş mücadelesinde en büyük acıları metanetle göğüsleyen de Kıbrıs Türk kadınıdır. Şiddet kasırgaları düzenini bozdu, yuvasını yıktı. Göç dalgaları içinde savrulurken ailesini yaşatabileceği yeni sistemler kurdu. “Yuvayı yapan dişi kuştur” özdeyişini en zor koşullar içinde doğruladı. Sıcak mücadelenin acımasız koşullarında evladını, eşini, babasını yitirdi. Kimi durumlarda kendisi de şehit düştü. Ama çektiği tüm bu acılara ve sıkıntılara karşın, var oluş mücadelesinin arkasındaki güç oldu. Direnişin destekleyici lojistiğinin kahramanı konumuna geldi.

Ülkesel ve toplumsal esenlik adına mücadelesini cesaretle verebilen Kıbrıs Türk kadını, laik düzenin demokrasi ayağı yaratılırken, o demokrasinin kültürünü de özümsedi. En fazla da demokrasinin “eşitlik” ilkesini sevdi. Çünkü eşitlik tutkusu, Kıbrıs Türk kadınının ruhunda var olan bir erdemdir.

Seçimler söz konusu olduğunda, Kıbrıs Türk kadını hem seçim kampanyalarının içinde bilfiil bulundu, hem de seçim sandıklarının başında siyasal tercihlerinin kazanabilmesi adına heyecanla sıra tuttu…

Seçme hakkını çok iyi kullanan Kıbrıs Türk kadınının seçilme hakkına pek de rağbet etmediği bilinen bir gerçektir. Kadın siyasetçilerimizin sayısı azdır… Ama bu gerçeğin arkasındaki nedenleri de çok iyi bilmek gerekir.

O nedenler, Kıbrıs Türk kadınının annelik sorumluluğundan kaynaklanır. Çocuklarını yetiştirip topluma kazandırmayı öncelikli görev olarak algılayan Kıbrıs Türk kadını, bilfiil siyaset yapmaya zaman ayıramayacağı düşüncesini hep içinde taşımıştır. Çünkü siyaset büyük eforu ve zamanı gerektiren bir etkinliktir. Gecesi ve gündüzü yoktur. Kıbrıs Türk kadını, çocukları için, çocuklarının yetişmesi adına harcayamadığı her dakikaya üzülen bir kimliğin sahibiyken, böylesine yoğun uğraşı gerektiren siyasetten tabii ki uzak durur…

Ama sosyal yaşamında bu sorumlulukların üstesinden gelebilen kadınlarımızın siyasetteki başarılarına da tanık olunabilmektedir. Sadece milletvekili seçilmeyi başarmakla kalmayıp parlamento başkanlığına ve başbakanlığa kadar gelebilmiş kadın siyasetçilerimiz vardır. Erkek egemen bir siyasal yaşamımız olmasına karşın, kadınlarımızın siyasette oynayabileceği etkin ve sürükleyici rolün bilincindeki erkek siyasetçiler, siyasal yaşamdaki kadın kurumlaşmalarının önünü açtılar.

Kıbrıs Türk halkının her siyasal partisinin mutlaka kadın kolları vardır. Siyaset sahnesinde çok etkin ve önemli çalışmalar yapan kadın kollarının bu faaliyetleri, özellikle seçim dönemlerinde tavan yapar. Kadın kollarının çalışmaları seçimlerin kaderini etkiler. Bunun böyle olması da çok doğaldır… Çünkü seçim kampanyaları evden eve sürer, evler içinde gelişip taban yapar ve evlerin gerçek patronları da kadınlardır.

Kıbrıs Türk kadınının geceli gündüzlü uğraşı gerektiren fiili siyasetten uzak durması ve parlamento sıralarında sıkça görülmemesi hali, diğer toplumsal faaliyetler için asla geçerli değildir. İş hayatında ve bürokraside önemli başarıları yakalamış ve gelecek kadın kuşaklarına da sinerji ve ilham vermekte olan parlak kariyerli kadınlarımızın sayısı sayılamayacak denli çoktur. Hem devlet kadrolarında, hem de özel sektör kurumlarında çok iyi parlamasını bilen, yıldızı yakalamayı başaran figürlerimizdir onlar.  Bürokraside, ticaret hayatında, hukukta, tıpta, eczacılıkta, eğitimde, turizmde, kültür ve sanatta, sporda, gazetecilikte ve medyada, velhasıl her türlü toplumsal aktivitede yıldızlaşma düzeyine gelmiş kadınlarımız toplumsal bir gurura dönüşmüşlerdir. Resmi kayıtlara geçen, vergi mükellefi 1750 kadın esnafımız var. Sayıları gittikçe tırmanıyor. 

Girişimci ve mücadeleci kadınlarımızın çoğunun öyküsü gerçekten destanlaşmış ve efsaneleşmiştir… Haklarında kitaplar yazılabilir… Burada onların kimliklerinden örnekler vermek benim için mümkündür. Gururla verebilirim o örnekleri... Ama sunacağım örnek listesi, mutlaka eksik kalır ve isimlerini sayacaklarım arasında eksik bıraktıklarıma da haksızlık yapmış olurum. Hayatta olsun ya da olmasınlar, onların tümünü takdir, şükran ve saygıyla anarım.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.