Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

25.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kim kime, dum duma!..

Hız belirleme kameraları, cezalandırma amaçlı kayıt tutan birer radardır. Ülke genelinde bu aygıtları rekor düzeyde barındıran bir trafik sistemine sahibiz...

Tabii ki “sistem” demek, dil alışkanlığı… Trafiğimizin haline “sistemsizlik” demek çok daha gerçekçi olur…

Şimdi bir anımsayalım bakalım: Sayıları gittikçe artmakta olan bu hız belirleme kameraları iki önemli gerekçeyle ithal edilip yollarımıza kurgulanmıştı.

Birinci gerekçe, yaratılacak caydırıcılıkla trafik kazalarını ve ölümleri önlemekti… İkincisi ise ceza olarak toplanacak paralardan trafiğin düzenlenmesine ve yolların tamiri ile ıslahına kaynak oluşturmak…

Gelgelelim, ölümcül trafik kazalarında gittikçe artış olması, o aygıtların kurgulanmasında öngörülen amaçların gerçekleştirilemediğinin en trajik göstergesidir…

                                                               *             *             *

2016 yılı içinde ölümle sonuçlanan 36 trafik kazası kayıtlara geçti. Yani ortalama olarak yılın her ayında trafiğe üç kurban verdik… Nüfus oranımıza vurulduğunda ürpertici sayıya ulaşan kazaların çoğu, hız belirleme kameralarının yakınlarında oluştu.

2017 yılının ölümle sonuçlanan ilk trafik kazasına 12 Ocak Perşembe gecesi Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda tanık olduk. Ki o bulvarda sıklıkla trafik kazası olmaktadır… Gece ve gündüz…

İş çıkışı, iş tipi aracıyla evine doğru yola koyulan 39 yaşındaki Ertan Hasan’ı ecel bekliyordu. Talihsiz adam, direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjü aştı, karşı şeride savruldu ve devrilen ekmek teknesi aracının içinde sıkışarak can verdi.

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nın durumunu bir düşünelim: Gönyeli kavşağı ile Kaymaklı kavşağı arasındaki güzergâhta, karşılıklı iki şeritte 4 adet hız belirleme kamerası var. Ayrıca Atatürk Kapalı Spor Salonu kavşağından başlayarak üç kavşağa da trafik kontrol ışıkları monte edilmiştir…

Alınan bu sıkı teknik önlemlere karşın o bulvar trafik kazalarına en çok tanık olunan güzergâhlardan biri olma özelliğini taşıyorsa, bu acı gerçek üzerinde düşünülmesi gerekir.

Trafik denetiminin en sıkı yapıldığı o güzergâhı bir pilot alan olarak düşünelim. Demek ki trafik kazalarının önlenebilmesinde sabit radarlar da, trafik kontrol ışıkları da yeterince etkin olamıyor.

                                                               *             *             *

Gelelim ikinci gerekçeye… Ki o gerekçe kameralar aracılığıyla toplanacak olan para cezalarının trafiğin ıslahına harcanacağına dairdi…

Milyonlarca lira ceza toplanmaktadır o kameralar sayesinde… İlgililer ceza faturalarını dağıtmaya yetişemiyorlar. Polisin ceza tahsil etme vezneleri önünde her gün kuyruklar oluşmakta. Çok iyi bilirim durumu. Çünkü bu sıra kuyruklarına ben de girdim… Yakınlarım adına da girdim… Sözün özü, o kameraların para basan aygıtlara dönüştüğü hepimizin iyi bildiği bir gerçek…

Trafik kazalarına her an davetiye çıkaran kent içi ve kentler arası yollarımızın perişan hali ile trafik sistemlerimizin çağ dışılığı ortadadır. Basınımızda trafik kaosuna dair sıkça yapılan uyarılara karşın gerekli önlemler “para yoktur” gerekçesiyle savsaklanıyor.

Peki, şu soruyu sormak artık vacip olmuyor mu? Nereye gidiyor trafikte ceza niyetine toplanan paralar?

Bırakınız elzem tamiratları ve yeni yol yapımlarını… Yollar yeterince aydınlatılmıyor… Sürücü için yaşamsal farkındalık yaratan refüjlerdeki siyah – beyaz boyamalar ve beyaz şeritler ihmal ediliyor. Gece kazalarının çoğu ışıksız yollar ve boyanmamış refüjler ile silinmiş beyaz şeritler yüzündendir. Araçların çoğunun refüjleri aşıp karşı şeride geçmesi genellikle bu yüzdendir… Sürücü karanlıkta boyasız refüjü ve silinmiş beyaz şeridi kolay fark edemiyor… Bu yazdıklarım her sürücünün kâbusudur.

Keşke bu sorunlar olsun giderilmiş olsa o toplanan paralarla. Ama kim kime, dum duma!..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.