• 11 Nisan 2017, Salı 8:29
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Kimliğimiz /  Orantısız tepkiler / Harcanan su…

 “KIBRISLI TÜRK” KİMLİĞİ: Geçen hafta Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün bir üniversite konferansı sırasında Kıbrıs’ta Yunan ve Türk uluslarının uzantısı olan halkların yaşamakta olduğuna ve bir Kıbrıs ırkı bulunmadığına dair vurgu yapması, büyük bir tartışmanın pimini çekti…  Özellikle sosyal medya hop oturup hop kalktı. “Kıbrıslılık bilinci” ne milli kimliği dışlayarak sarılanlar da, Özgürgün’e demediklerini bırakmadılar…

“Kimliğim Kıbrıslı Türk”tür diyenlerimiz de tartışma fırtınasındaki yerlerini geniş şekilde aldılar. Ki bendeniz de kimliğim sorulduğunda Türklüğümü hiç dışlamadan “Kıbrıslı Türküm” derim iftiharla her zaman… “Kıbrıslı” diye bir ırk ve millet mi var Tanrı aşkına?.. Kıbrıs’taki insanların ezici çoğunluğu tarihsel süreçte Anadolu’dan ve Yunan topraklarından taşınmıştır. Bilimsel gerçek bu…

Konu hassastır… Kimlik meselesidir… “Sadece Kıbrıslıyım” diyenlerin Kıbrıs’taki 400 küsur yıllık Türk kültürünü dışlamaları gibi bir eğilimleri varsa, bu kültürün mensupları olarak duyarlılık göstermemiz çok olağandır.

"Türk"lüğü dışlayarak sadece "Kıbrıslıyım" diyenlere, hatta daha ileri giderek kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslılar” olarak betimleyenlere soruyorum: Dedeleriniz ve babalarınız kimlikleri adına var oluş savaşına girmek zorunda kaldıklarında neden EOKA saflarına değil de, Türk Mukavemet Teşkilatı saflarına katılmışlardı? Bu bağlamda sorulacak daha nice sorular vardır tabii ki…

Halkımızı Türklüğünden ayrıştırma ve sadece “Kıbrıslı” olarak düşünmeye zorlama asimilasyoncu bir operasyondur. Bu asimilasyonu tetiklemek için emperyalizmin büyük paralar harcadığını Prof. Dr. Vamık Volkan o ünlü açıklamasında vurgulamadı mı? 

Bu asimilasyoncu operasyon vardır ve bu operasyonu mutlaka durdurmak gerek... Çünkü bu operasyonun arkasında, emperyalizmin ağa babaları AB ve ABD'den destek alan asimilasyoncu Elen Kültür emperyalizminin bulunduğu açık – seçik ortadadır.

Rum Lider Nikos Anastasiadis’in “Osmosis” tezini çağrıştıran asimilasyoncu hareket, Kıbrıs'taki etnik bir kültürün sonunu getirmeye kurgulanmıştır... Hedef seçilen o etnik kültür, Kıbrıs Türk halkından başkası değildir...

Düşünce dünyamıza dair bir genelleme yapacak olursak, biz Türkler Kıbrıs'taki Elen kültürüne, Maronit kültürüne, Emeni kültürüne saygılıyız. Ama o kültürlerin yanında, köklü bir geleneği olan Kıbrıs Türk kültürü de güvenlik içinde yaşamalı ve gelişmelidir... Var oluş davamızın esası budur…

                                                               *             *             *

ORANTISIZ TEPKİLER İÇİN: Birkaç gazetemizin aslında ilandan başka bir şey olmayan bir yayınına karşı geçen hafta medyamızla ilgili yoğun değerlendirmeler oldu… O konuda beni üzen kimi mesajlar ve telkinler tarafıma da yansıdı... Yanıtsız bırakamam: Dostlarım; ilandan başka bir şey olmayan bir yayın için lütfen bu kadar orantısız tepki koymayınız. Halkın gözü, sesi, kulağı ve vicdanı olan yayın organlarımıza ülke koşullarının gerektirdiği anlayışı ve desteği gösteriniz... Bir yayın organının düşünce tarzı ve dünya görüşü yayımladığı ilanlarda değil, içeriğindeki öz yayınlarında, haberlerinde ve köşe yazılarındadır...

Mutlaka empati yapılmasını da dilerim. İçinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal - kültürel koşullarda medya organlarımızın ayakta durabilmeleri, emekçilerinin maaşlarını ödeyebilmeleri ve okuyucu ile izleyiciye ulaşabilmeleri için ne büyük özverilere katlandıkları acaba yeterince biliniyor mu?

Eğer bilinmiyorsa lütfen yorumlarda ve yargılamaklarda insaflı olunsun... Hele cebinden birkaç lira çıkartıp yorucu emeklerimizin ürünü olan gazeteyi almayanlar, bu konularda hiç konuşmasınlar!..

                                                               *             *             *

BOŞA HARCANAN SU: “Susuzluk Şakaya Gelmez” başlıklı yazımda su sorunumuzu irdelerken, bir yerde Geçitköy Barajı’na ulaşan ve barajın kapasitesini aşan Anadolu suyunun denize akıtılmasını da eleştirmiştim. Akademisyen Hüseyin Bilgekul’dan o konuda gelen görüşü, teşekkürlerimle birlikte paylaşıyorum:

“Suyun denize verilmesi hiç gerekmez. Geçitköy göletinin güney doğu ucu dere yatağıdır. Bu dere yatağı kullanılarak ve hiç pompalama yapılmadan su Yılmazköy ve Gönyeli ovalarına verilebilir. Bu işlem niçin yapılmıyor? Merak ettim doğrusu. Bilen cevaplasın lütfen.”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup