HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

20.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kitap cennetinden gözlemler…

Bir kitap cennetinin içinden geçerek ülkeme döndüm. 12 Kasım Cumartesi günü kapılarını 35’nci kez açan İstanbul Beylikdüzü’ndeki TÜYAP Kitap Fuarı, bugün tamamlanıyor… Ne görkemli bir kültür olayıydı o!.. 35 yılın hesaplaşmasını da çeşitli etkinliklerle gerçekleştiren bir fenomen!..

Beylikdüzü bir zamanlar İstanbul’un kuş uçmaz, kervan geçmez sapa bölgelerinden biriydi. Fuar vesilesiyle oraların şimdi nasıl modern bir iş, yerleşim ve kültür alanına dönüştüğünü de görebilme fırsatını yakaladım.

KKTC Kültür Dairesi tarafından düzenlenen ve ülkemizin yayıncılığını temsil eden stantta bu yıl özel davetli olarak ben ve dostum Osman Güvenir konuk yazarlar olarak bulunduk ve kitaplarımızı imzaladık. Okurlarla söyleşiler yaptık. Onların bazılarından KKTC yayını kitapların pahalı olduğunu dinledik. Haksız da değillerdi… 800 yayın evinin zengin ürünleriyle katıldığı Fuarda 5 TL’ye bile satılan yığınla kitap vardı. Dahası, kitap şenliği dolayısıyla bazı yayınevleri satış fiyatlarında indirim de yapmıştı.

Yayıncılığımızın neden pahalı olduğunun araştırılması gerektiği gibi bir düşünceyle döndük İstanbul’dan... 

Yazarlık yaşamımın anımsanacak anılarının oluşmasını daveti ve organizasyonuyla sağlayan Kültür Dairemize öncelikle teşekkür ederim. Böyle bir deneyimi yaşamak, benim için gerçekten heyecan ve bilinç vericiydi.

Geçen yıl Frankfurt Kitap Fuarı için davet almış, ancak bir pasaport sorunu nedeniyle o muhteşem dünyasal kitap şölenine katılamamıştım. Kısmette bu yılın TÜYAP Kitap Fuarı varmış…

                                                                              *             *             *

Bugünkü kapanıştan sonra fuarı hafta boyunca kaç kişinin ziyaret ettiği ve kaç kitabın satıldığı mutlaka açıklanacaktır… Ama orada edindiğim gözlemlerime dayanarak bu kitap cennetinin on binlerce kişinin akınına uğradığını belirtebilirim. Yüksek tavanlı salonlar o kadar kalabalıktı ki, “kum atılsa yere düşmezdi” demekten kendimi alamıyorum. Kadınlı erkekli her yaştaki insanın kitap sevgisi görülmeye değer bir güzellikti. Kitap sevgisinin büyüdüğü ortamlarda, insan sevgisi ve barış tutkusu da büyür…

Bizim tam karşımızdaki geniş reyonda satılan çocuk kitapları yüzlerce miniğin cazibe merkezine dönüşmüştü. Minikler o cıvıl cıvıl halleriyle kitaplarla haşır neşirdiler…  Çocukların kitap sevgisi bir başka coşku yaratıyordu o kültürel atmosfer içinde… Fuardaki panellerden birinin konusu da “35 yılda çocuk ve gençlik edebiyatının gelişimi” ne dairdi.

Öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve engelliler dışındakiler kitap fuarına 5 TL karşılığında giriyordu. İhtiyaçların karşılanabilmesi adına alınan önlemler oraya gelenlere gün boyunca kitaplarla baş başa kalabilme şansını tanıyordu. Zaten her konudaki on binlerce kitap arasında yapılacak inceleme yolculuğuna öyle birkaç saat da yetmezdi…

Fuarda sadece kitap buluşmaları yoktu. 800 yayınevinin katılımıyla söyleşiler, paneller, şiir dinletileri ve çocuk etkinlikleriyle 300’ü aşkın performans fuarın gündemindeydi. Girişte Türk edebiyatının unutulmaz figürü Yaşar Kemal’ın balmumu heykeli tarafından karşılanan ziyaretçiler, Demkar Yayınevi’nin özenle ve profesyonelce hazırladığı “Mustafa Kemal Atatürk Sergisi”ni fuar süresince 5 salonda izleyebildiler…

                                                                              *             *             *            

“Onur Konuğu” Almanya’nın 30 yayınevi ve 40’a yakın etkinliğiyle katıldığı fuarın bu yılki “Onur Yazarı” da Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi idi. Fuarın ana teması ise “Felsefe ve İnsan”… Felsefe yapmanın Türk toplumunda genellikle bir “dalga geçme malzemesi” olarak algılandığı düşünüldüğünde, böyle bir temanın seçilmiş olması önemli ve ciddi bir tercih olarak algılandı.

Ana temaya uygun olarak, fuar boyunca felsefe ve insan arasındaki ilişkiyi masaya yatıran onlarca etkinliğe yer verildi. Bu arada çeşitli gruplar, halen hapiste bulunan yazarların ve gazetecilerin durumuna dair farkındalık yaratabilme adına, alkışlarla desteklenen sessiz ve pankartlı gösteriler düzenlediler.

Türkiye edebiyatından Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Kürşat Başar, Semih Gümüş ve Gülfem Pamuk gibi yazarların uzun okuyucu kuyrukları önünde kitaplarını imzalamalarına tanık olduk. Kitapçı raflarına çıkmış olan eserlerin tanıtıcı posterlerinin yanında, yakında okuyucuyla buluşturulacak olan kitapların anonsunu yapan posterler de dikkat çekiciydi…

Böylesi muhteşem bir kitap – kültür şölenini el birliğiyle yaratanları ve on binlerin o coşkulu buluşmasını kitapların çevresinde gerçekleştirenleri gönülden kutlarım.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.