HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

02.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kriz sürerken

Önce görüşme masasını berhava eden ENOSİS Plebisiti’ne ilişkin Meclis kararı, arkasından Rum yetkililerin ortaya çıkan o krizi daha bir körükleyen aşırı beyanatları.

Tüm bunlar çoğu kişinin çözüm umuduna bağladığı görüşmeler sürerken gerçekleştiğindendir ki, Kıbrıs Türk halkında haklı bir tedirginlik oluştu. Tavır ve söylemleriyle ciddi bir kırılma noktası yaratan Rum tarafına karşı çeşitli tonda görüşler, eleştiriler geldi… Ve gelmekte de berdevamdır.

Kıbrıs Türk halkında genel hissiyat böyleyken geçen gün KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil’i bir televizyon programında izliyoruz.

Elcil o programın bir yerinde Kıbrıs Türk Medyası’nın Rum yetkililerin bazı söylemlerini yanlış tercüme edip halka yansıttığını, bu yüzden Türk halkının da yanlış anlamalar içinde olduğunu öne sürdü.

Türk medyasının bir mensubu olarak Elcil’in bu sözlerine odaklandım. Var mı yanlış tercüme olasılığı

 İyi de Rum tarafı kendilerini yanlış anladığımıza dair tek bir açıklamada bulunmuyor, inadına ırkçı ve hakimiyetçi söylemlerini tırmandırıyor.

Dahası Başpiskopos 2. Hrisostomos sözlerinin çok daha iyi anlaşılabilmesi için Türkçe konuşup “Çözüm yok” diyor.

                                                                              *             *             *            

Anastasiadis iki başlıklı Rum manifestosunu yüzümüze çarptı: "Türklere eşitlik de yok, Türkiye'nin garantisi de."

Dahası var: "EOKA mücadelesi sayesinde Türkler Kıbrıs'ta hak etmedikleri imtiyazlara sahip oldular. Bir de kalkmış Meclisteki ENOSİS kararımıza itiraz ediyorlar" şeklindeki yeni tez de yine Anastasiadis’e ait.

Azınlık toplumun çoğunluk toplumla eşitlenmesinin istenemeyeceğini öne süren Anastasiadis, buna rağmen, hak etmediği imtiyazlar ve güvenceler alan Türk azınlığın ana söz sahibi olmasında ve çoğunluğun da azınlığa sadece itaatkâr davranmasında ısrar edildiğini savunuyor!..

800 binlik nüfusuyla AB'de eşit haklara sahip olan ve koskoca kıta AB'ye dönem başkanlığı yapan bir toplumun siyasi lideri görüşme masasındaki Türk halkına "siz azınlıksınız, benim çoğunluğuma eşit olamazsınız" derse, böyle bir mantığın uzlaşmacı niyetle ve çağdaş anlayışla ilgisi mi olur?

CTP Genel Başkanı hukukçu Tufan Erhürman çok anlamlı bir yorumla değerlendirdi Rum tarafından gelen bu ırkçı ve ayrımcı tavrı.

“Biz barış eğitiminden söz ediyorduk hep. Belli ki federalizm eğitiminin de hızla gündeme getirilmesi lâzım" dedi Tufan Hoca bir sosyal medya paylaşımında.

                                                               *             *             *

Seçim atmosferine girdikten sonra tribünlere oynamaya başlayan Rum siyasetçilerden görüşme sürecine arka arkaya darbeler gelirken, Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın o bağlamdaki haklılığı da işte su yüzüne çıkıyor.

Akıncı görüşme sürecinin hızlı gelişerek sonuçlanması gerektiğini, aksi halde seçim ortamına girilirse krizlerin baş gösterebileceğini başından beri hep söylemişti.

Nitekim şimdilerde Akıncı’nın kaygılarının gerçekleştiğini hep birlikte görüyoruz. Güney’deki seçim havası görüşme masasına hiç de iyi gelmedi.

                                                               *             *             *

Masaya dönmediği için Akıncı’ya şiddetli eleştirilerde bulunanlara gelecek olursak.

Eğri oturup doğru konuşmalı: Yani onlar şimdi çözüm vizyonuyla seçilip Cumhurbaşkanlığına gelen Mustafa Akıncı'dan daha mı çözüm yanlısıdırlar?

Bana kalırsa onlar “sürdürülebilir çözümcü” değil, "nasıl olursa olsun çözüm"cüdürler.

Nasıl olursa olsun şeklindeki çözümün gerçek modeli de işte Anastasiadis tarafından net biçimde açıklanmıştır. Beyefendi bize "eşit değilsiniz, tanzim edilmiş azınlık haklarına sahip olabilirsiniz ancak" diyor.

Demek ki o zat Akıncıyla federal sistemi değil, tanzimat sistemini görüşüyormuş.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.