KTV
  • 16 Ocak 2017, Pazartesi 7:46
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Krizin şu andaki adı: “Belirsizlik”

Cenevre raunduyla ilgili, geçen haftakinden çok daha kritik bir haftaya girdik. Durun bakalım bu haftanın içinde neler olacak!..

Yunanistan’ın da, Kıbrıslı Rumların da en büyük ukdeleri Türkiye'nin Kıbrıs'la olan ilişkisini sonsuza dek kopartmaktır. Özellikle de garantiler konusunda işte bu yüzden bu kadar yoğunlaşmışlardır.

Yunanistan, kendi Dışişleri Bakanı Nikos Kocias'ın eliyle geçen cumanın erken saatlerinde Cenevre zirvesine dinamitini attı. Daha görüşme salonuna girmeden ve görüşmeye oturmadan o görüşmenin 23 Ocaka’ erteleneceğini seslendiren Kocias önceden planladıkları erteletmeyi başardı. Ama ayın 23'üne değil de 18'ine...

Evet, şu anda Cenevre'de bir kriz var ve o krizin adını en iyi niyetimizle  "belirsizliğin devamı" şeklinde koyabiliriz.

Cenevre Zirvesi’nin Yunan tarafının hamlesiyle 18 Ocak'a ertelenmesi, Rum - Yunan tarafının zamana oynama taktiğini sürdürdüğünün göstergesidir.

Diğer yandan Rum tarafı ortaya öyle bir harita koydu ki, Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı o haritaya dair BM Genel Sekreteri’ne yazılı şikâyette bulunma ihtiyacını duydu...

                                                               *             *             *

Dileyelim ki, Kıbrıs sorununu çözme çabalarının 2016 – 2017 versiyonu da tarihe yeni bir düş kırıklığı olarak yazılmasın…

Doğrusu şu ya, Kıbrıs sorununu çözme sürecinde şimdiye dek az düş kırıklığı yaşanmadı. O uzun süreç içinde çok ciddi çözüm planlarının da gündeme geldiği tarihi gerçektir.

Ne ki, sırf Rum – Yunan tarafının uzlaşmazlığı ve Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın “maksimalist” olarak tanımladığı doyumsuz ve tatminsiz tavrı yüzünden tüm o planlar tarihe karıştı.

Rum – Yunan tarafının her çözüm planına karşı çıkmasının analizi yapıldığında varılan net değerlendirme şu olur:

Kıbrıs’ta Türk hak ve yetkilerinden arındırılmış Helenlik bir hakimiyet istenmektedir. Türklere asgari hak ve yetkiler verilse bile, bunlar zaman içinde eritilebilecek türden olmalıdırlar…

Rum Lider Nikos Anastasiadis zaten bunun adını koymadı mı “Osmosis” diyerek? Yani Türkçesi: “Asimilasyon.”

                                                               *             *             * 

Dilerseniz çözüm heyecanlarının doruk yaptığı bugünlerde geçmişte düş kırıklığına dönüşen o çözüm planları ile girişimlerini bir kez daha anımsayalım:

Türk – Rum ortaklık cumhuriyetinin Akitas Planı’yla yıkılmasının hemen arkasından sıcağı sıcağına 1964’te bir ABD çalışması olan Acheson Projesi gelmişti önümüze. Kıbrıslı Türklerle Türkiye’nin sıcak baktığı ve Türkiye’ye Kıbrıs’ta askeri üs, Kıbrıslı Türklere ise kantonal yerleşimler öngören o plan, Rum – Yunan tarafınca reddedilmişti.

1974’de,Birinci Türk Barış Harekâtı’nın arkasından sağlanan ateş – kes süresi içinde sorunun çözümü adına “zirve” niteliğindeki Cenevre görüşmeleri yapılmıştı. Gelgelelim, Rum – Yunan tarafı Kıbrıslı Türklerin ada genelinde darmadağın yaşayabilecekleri kantonal modele bile yanaşmadıklarından, Kıbrıs’ta İkinci Türk Barış Harekâtı’na çanak tutmuşlardı.

1977 – 79 Doruk Anlaşmaları Türk lider Rauf Denktaş’ın yanı sıra Rum liderler Başpiskopos Makarios’la Spiros Kiprianu’nun da imzalarını taşımaktadır. Buna karşın bir süre sonra bu doruk anlaşmaları da yok sayılmıştı. Bu bir ahde vefasızlık olayıydı aynı zamanda… Çünkü atılan imzalara bağlı kalınmamıştı…

Doruk anlaşmalarının düzenlenmesi sürerken 1978’de dış kaynaklı Anlo – Amerikan – Kanada Planı hazırlanıp taraflara sunuldu. Rum – Yunan tarafı görüşülmesine gerek bile duymadan bunu da geri çevirdi…

1984 – 85’te Perez de Cuellar Anlaşma çerçevesi var… Ona da “ı-ıh” dediler…

Kıbrıs sorununa çözüm arama çabaları sürüyor. 1992 – 94’te Gali Fikirler Dizisi hazırlandı. Ona da resti çektiler…

Ve siyasal çözüme en yakın olan planlardan biri: 2004 Annan Planı… Zamanın Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos televizyon ekranlarına çıkıp ağlamayı bile göze aldı o planın halkı tarafından reddini sağlayabilme adına… Rum halkının yüzde 75 “hayır” dediği o ünlü plana Kıbrıs Türk halkı ağır ödünleri de göze alarak yüzde 65 oyla “evet” demişti.

Şu anda kafalardaki soru şu: Rum – Yunan tarafının ısrarla çözümden kaçma saplantısı bakalım belirsizlik krizine nasıl bir boyut getirecek?...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup